ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL23°C
Çok Bulutlu
YAŞAMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 03 Mart 2017 Cuma 15:40

Bank Asya'ya "jest olsun" diye para yatırmış

Bank Asyaya "jest olsun" diye para yatırmış

Adana'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 9'u tutuklu 18 avukatın on beşer yıl hapis istemiyle yargılanmasına başlandı Sanıklardan Doğan: "Bank Asya’ya vekalet ilişkisi nedeniyle jest olarak 20 bin lira yatırdım"


Adana'daki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 9'u tutuklu 18 avukatın on beşer yıl hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.

Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu Serhat Doğan, Ayhan Gül, Serkan Ulufer, Çağrı Köseli, Emin Bayram, Mustafa Kökten, Mehmet Aygün, Nazmi Değirmenci ve İsa Ayanoğlu, tutuksuz 9 sanık ile avukatları katıldı.

Mahkeme başkanı, sanık avukatlara suçlamaları okuduktan sonra savunmalara geçildi.

Sanıklardan Bank Asya’nın 2007’de avukatlığını yaptığını belirten Doğan savunmasında, bankaya vekalet ilişkisi nedeniyle jest olarak 20 bin lira yatırdığını anlattı.

Doğan, kapatılan Nizam Hukukçular Derneği üyeliğini için "Aktif bir dernek değildi. Herhangi bir kuruluşla ortak çalışmamız olmamıştır." ifadesini kullandı.

Kızını örgütün okullarından Burç Okullarına 15 eğitimciye danışarak yazdırdığını aktaran Doğan, "En kötü hükümet bile darbeden iyidir. Ben hukuktan asla taviz vermedim. Ahlak üzerine yaşamaya çalıştım.” dedi.

Mahkeme başkanının, cep telefonunda ByLock çıktığını aktarması üzerine Doğan, bu konuda daha sonra savunma yapacağını belirtti.

- "Yaptıkları işler hoşuma gidiyordu"

Ayhan Gül de Bank Asya’nın avukatlığını yaptığını ancak kimsenin talimatıyla buraya para yatırmadığını ileri sürdü.

Kızlarını örgütün okuluna gönderdiği için terör örgütü üyeliğiyle yargılandığını iddia eden Gül, çocuklarını kayıt ettirmeden önce okul okul gezip araştırma yaptığını, kayyumların “Bir şey olmaz” demeleri üzerine okula yazdırdığı öne sürdü.

Gül, ByLock kullanmadığını, başkaları tarafından telefonuna indirilmiş olabileceğini savunarak, "Cemaatle ilk bağım 2010'da başladı. Yaptıkları işler hoşuma gidiyordu. Yabancı ülkelerde İstiklal Marşımızın yabancı çocuklarca okunması hoşuma gidiyordu. Türkçe olimpiyatlarını beğeniyordum. Güzel, iyi işler yapıyorlar, iyi eğitim veriyorlar diye sempatim vardı. Hiçbir yerde de bunları övücü sözlerimi gizlemiyordum. 15 Temmuz gecesi olduğunda ben çok yanıldığımı anladım. Benim gibi yanılan milyonlarca insan var." diye konuştu.

Serkan Ulufer ise FETÖ/PDY’den yargılanan Ömer Ekinci’nin avukatlığını para kazanmak için yaptığını belirtti.

Çocuklarını örgütün okuluna ticari ilişki ve okul yöneticilerinin ısrarı üzerine kaydettirdiğini ileri süren Ulufer, "Dil kursuna gidiyorum. Pratik yapmadığınız zaman yabancı dil öğrenemiyorsunuz. 3-4 ayda bir yurt dışına 2-3 gün pratik yapmak için gitmeye karar verdim. 30 Temmuz’da Paris’e gitmek için Atatürk Havalimanı’na gittiğimde çıkışıma izin verilmedi. Oysa ne aramam ne de yakalamam vardı. Hatta 18 Ekim’de de gidecektim, biletlerimi bile almıştım. Kaçmam söz konusu değildir. " iddiasında bulundu.

Ulufer, ByLock’u hiç kullanmadığını, bu konuda bir yanlışlık olduğunu ileri sürerek cemaatle mesleki işlerinin dışında bağının olmadığını savundu.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının dinlemesiyle devam ediyor.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER