ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Sağanak Yağışlı
TEKNOLOJİTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 19 Ağustos 2014 Salı 14:41

İşte Osmanlı eseri Dünya’nın ilk arabalı vapuru: Suhulet

İşte Osmanlı eseri Dünyanın ilk arabalı vapuru: Suhulet

Günümüzde deniz ulaşımının vazgeçilmezi olan arabalı vapurun diğer ismiyle feribotun Türkler tarafından bulunduğunu ve ilk olarak Osmanlı döneminde kullanıldığını biliyor muydunuz


İstanbul ,iki kıtanın birleştiği noktada kurulmuş olması nedeniyle tarihi süreç içerisinde deniz ulaşımı yönünden daha fazla gelişmiş bir şehirdir. Önceleri balıkçı köylerinin bulunduğu Boğaziçi’nde yerleşimin gelişmesi 18. Asırda gerçekleşmiştir. Sonraki asırda ise Boğaz’ın iki yakasında da yerleşim yerleri ve mesire alanları çoğalmıştır. Daha önceleri mevsimlik oturma yeri olan Boğaziçi’nde 1850’li yıllara kadar ulaşım kayıklar vasıtasıyla yapılıyordu.

1827’de II. Mahmud devrine gelindiğinde ilk buharlı gemi satın alınır. İlk olarak donanmada kullanılmaya başlanır ve Tersane-i Amire’de gemi inşa çalışmalarına girişilir. Buharlı gemi ile beraber insanlar Boğaz’ı keşfetmeye başlar. Aynı zamanda deniz ulaşımı da sürat kazanır. Ülkede buharlı gemi sayısının artmasıyla beraber yabancı kumpanyalar Türk denizlerinde vapur işletmeye başlarlar. Ancak bu durumdan duyulan rahatsızlık neticesinde 1844’te Fevaid-i Osmaniye Kumpanyası kurularak Tersane-i Amire’ye ait Eser-i Hayr vapuru Boğaziçi’nde işlemeye başlamıştır.

1408431768_img20140819093046.jpg

İhtiyacı karşılayamayan vapur seferleri halkın şikayet ettiği bir konu halini almıştır. Halk yine yabancı vapurları tercih etmeye başlayınca hem bu yabancı kumpanyalarla rekabet edebilecek hem de halkın memnuniyetini temin edecek bir Osmanlı deniz şirketinin varlığına olan ihtiyaç iyiden iyiye hissedilir olmuştu. İşte bu noktada Fuat ve Ahmed Cevdet Paşa’lar devreye girdiler. Bursa’da beraber hazırladıkları rapor ile hükümete bir şirket kurulmasının gerekliliği Mustafa Reşid Paşa’nın da desteğiyle iletildi.

Fuat ve Ahmed Cevdet Paşa’ların hazırladıkları raporda sunulan gerekçeler değerlendirildi ve padişah Abdülmecid Han tarafından da onaylandı. Böylece ilk Osmanlı anonim şirketi olan Şirket-i Hayriye 17 Ocak 1851’de kurulmuş oldu.  Avrupa’da ortaya çıkan anonim şirket olgusundan farklı olan Osmanlı Şirket-i Hayriye’sine bakıldığında şirketin esasentam bir anonim şirket olduğu söylenemez. Şirket müdürü ve üst düzey yöneticilerin ataması dahi padişah tarafından yapılıyordu.

Şirketin başlangıçtaki masraflarının karşılanması için beheri 3000 kuruştan 2000 adet hisse satışa sunuldu ve bu hisseler Abdülmecid Han, Bezmialem Valide Sultan, Mustafa Reşid Paşa ve bazı devlet adamları tarafından satın alındı. Pek çok kişi bu hisselerden satın alabilmek için sarraflara borçlanmışlardır. Bu bakımdan şirketin sermaye teşekkülü ilgi çekicidir.

1852’de İngiltere’den ısmarlanan iki vapurun gelmesiyle aynı yıl seferlere başlanır. Şirket-i Hayriye Haliç dışında, Boğaz’ın iki yanında değişik iskeleler arasında yolcu ve yük taşımaya başlar. Şirketin dört iskelesi vardı ve bu iskelelerden Boğazın Anadolu ve Rumeli yakalarına seferler düzenlenirdi. İstanbul halkı bugün olduğu gibi yüzyıllar öncesinde detoplu taşıma araçlarında benzer sıkıntılar yaşamışlardır ve bazı davranış biçimleri 1800’lerde olduğu gibi bugün de aynı şekilde karşımıza çıkmaktadır.

1856-1895 yılları arasında Şirket-i Hayriye’nin gemi sayısında büyük artışlar gerçekleşirken aynı zamanda her yerleşim yerine de yeni iskeleler inşa edilmeye başlanmıştır. Yine yeni bir uygulama olarak yolcular marka yerine bilet kullanmaya başlamışlardır. Yolcular bilet gişelerinden biletlerini temin ederek vapura binerlerdi. Gemilerin ön tarafları ikinci, arka salonları ise birinci  mevki sayıldığından biletlerde fiyat farkı vardı.

1408431811_img20140819093234.jpg

DÜNYANIN İLK ARABA VAPURU : SUHULET

Şirket-i Hayriye Müdürü Hüseyin Haki efendi, Müfettiş İskender Efendi ve Hasköy Fabrikası baş mimarı Mehmet UstaBoğaz’ın iki yakasında araba, at ve askerî ağırlıkların taşınması için kafa kafaya vererek o zamana kadar benzeri görülmemiş bir vapur tipi meydana getirdiler.

Resimlerini İstanbul’da çizdiren Hüseyin Haki Efendi, bu çizimleri İngiltere’ye gönderdi. İngilizler bu tasarıma hayran kaldı ve şaşkınlıklarını gizleyemedi. Arabalı vapurun İngiltere’den getirilişi oldukça zahmetli oldu. Altı düz, safrası olmayan ve boşken su üzerinde oldukça dengesiz kalan vapur İngiltere’den Boğaz’a getirildiği uzun yolculukta azda olsa batma tehlikesi geçirdi.

Şirket-i Hayriye’nin aynı zamanda ilk saç gövdeli gemisi olan Suhulet’in tek silindirli bir buhar makinesi vardı. İki tarafında da kıyıya indirilecek kapakları olan vapurda yolculara mahsus oturma yerleri olmadığından at ve arabaları rahatça taşıyabilecek bir yapıya sahipti. Bu ilk arabalı vapur 8.000 İngiliz lirasına mal olmuştu. Yapımı yaklaşık 2 yıl süren, 1871 yılında tamamlanan, 1872 yılında da ‘26’ baca numarası verilen dünyanın ilk arabalı vapuruna Türkler, kolaylık anlamına gelen, ‘Suhulet’ adını verdi ve Suhulet dünya tarihine altında Türklerin imzası ile birlikte altın harflerle kazındı.

Dünyanın ilk araba vapuru olan Suhulet 1872 yılından itibaren Üsküdar-Kabataş arasında çalışmaya başladı.Tarihin ilk arabalı vapuru Suhulet’in özellikleri ise şöyle;

* Teknesi saçla kaplı

* 555 gros ton

* Uzunluğu 45.7 metre

* Genişliği 8.5 metre

* Su kesimi 3.1 metre

* 450 beygir

* Tek silindirli compound buhar makinesi ile saatte 7 mil hız

1408431788_img20140819093217.jpg

93 Harbi, Trablusgarp, Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Şirket vapurları bir yandan Boğaz’da ulaşımı sağlarken bir yandan da bu savaşlarda asker ve askeri mühimmatı taşıyordu.

93 Harbi sırasında Suhulet Çanakkale’ye gönderilmiş ve burada askeri sevkiyata tayin edilmişti. Aynı şekilde Trablusgarp ve Balkan Savaşlarısırasında şirket vapurları hem askeri sevkiyat hem de yaralı askerlerin hastanelere götürülmeleri için kullanılmışlardır. Birinci Dünya savaşıbaşladığında ise şirket hiçbir ücret talep etmeksizin tüm gemilerini askeri hizmetin emrine sunmuştur.

1852 yılından itibaren İstanbulluların hayatında önemli yeri olan Şirket-i Hayriye çoğu zaman verdiği hizmetten ötürü halkın takdirini kazanmıştır ancak  zaman zaman meydana gelen aksaklıklar ve bazı eksikliklerden ötürü de şiddetle eleştirilen bir işletme olmuştur. Şirket-i Hayriye imtiyaz hakkı bittiğinden 1944 yılında tüm mal varlığını ve filosundaki vapurları Devlet Deniz Yolları Umum Müdürlüğü’ne devretmiştir. Böylece Şirket-i Hayriye 24 Ocak 1945 tarihinde fiilen ortadan kalkmıştır.



ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER