ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Az Bulutlu
SPORTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Mayıs 2013 Cumartesi 02:13

Üniversiteler Spor Ligi ödül töreni


Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, "Spor bir vesile, bu ülkenin gençlerine kardeş olduklarını hatırlatmak için bu adımları atıyoruz" dedi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) Konferans Salonu'nda, 26 Şubat-13 Mayıs tarihleri arasında basketbol, hentbol, masa tenisi, voleybol ve korumalı futbol olmak üzere 5 branşta gerçekleşen Üniversiteler Spor Ligi'nin (ÜNİLİG) ödül töreni düzenlendi. Törene, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın yanı sıra Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ve ilgili federasyonların başkan veya yetkilileri katıldı.

Bakan Kılıç, "Burası sizin bakanlığınız" dediği gençlere hayali kurulamayan bir şeyin projelendirilmesinin mümkün olmayacağı nasihatini vererek, "Hayal ettikten sonra projelendirmek, projelendirdikten sonra adım atmak, adım attıktan sonra neticelerini almak kolay. Başbakanımız okulları ziyaret ettiğinde, kara tahtaya tebeşirle ki şimdi okullar akıllı tahtaya geçmeye başladı, 'Oku, düşün, uygula, neticelendir' mesajını yazar. Sonuç almak çok önemli. Hamle yapar netice alamazsanız, attığınız adımlar yarım kalır. Yarım kalan her adım size başarısızlık ithamı olarak geri döner. Cesaretinizi kırar, heyecanınızı azaltır. O yüzden bir işe başlarken bitirmek üzere hamle yapmak lazım" diye konuştu.

ÜNİLİG'in heyecanla hedefledikleri işlerden biri olduğunu vurgulayan Kılıç, üniversitelerin, biraz büyüme, yeni üniversitelerin bulunduğu illerde üniversiteyi yapılandırma ve inşaat odaklı yaklaşımın telaşesi, bünyesinden üniversite çıkan illerde ise giden üniversitenin yarasını kapama ve o boşluğu doldurma telaşesinden dolayı gençlere, sosyal ve sportif aktivitelere zaman ve enerji ayıramadığını söyledi.

Tüm bunlara rağmen üniversitelerin ÜNİLİG konusunda istekli olduğunu belirten Kılıç, şunları söyledi:

"Zaten istek olmasa bizim bu işi bu noktalara getirmemiz mümkün olmazdı. ÜNİLİG, benim bu sene tahmin ettiğimden daha iyi bir noktaya geldi. Ondan dolayı keyfim yerinde. ÜNİLİG aslında bu heyecanın yalnızca bir parçasıydı. Biz daha büyük düşünmüştük, Liseler Ligi (LİLİG) demiştik. Okul sporları olarak şu anda devam ediyoruz ama henüz lig formatına kavuşturamadık. Okul sporlarını iki yıldır GSB gerçekleştiriyor. Önümüzdeki yıl okul sporlarının biraz daha kurumlaşmasına bakacağız. Ondan sonra liselerdeki kısmı da lig sürecine girecek. Maliyeti ne olursa olsun bu işi büyüteceğiz ve takımları arttıracağız. Fakat kızların takım sayıları, dolayısıyla katılımı da az. Kızların takımlarını biraz daha teşvik etmemiz lazım. Üniversitelerimize kolej heyecanı geldi. Yeterince tanıtımı yapılamadığı ve bu yıl yeterince sahiplenilemediği halde çok büyük bir coşku ve heyecan Anadolu kampüslerine hakim oldu."

Kılıç, federasyon başkanlarına da teşekkür ederek, "Gereken ilgiyi gösterdiler. Seneye daha gayretli olacaklar. Kendi sporlarına aşağıdan insan kaynakları daha fazla gelecek ve üniversite çağına gelinceye kadar elit sporcu olmayan bir gencin ÜNİLİG aracılıyla belki de elit düzeye yükselmesi, milli takıma girmesi ya da büyük takımlara transfer olma şansı doğacak" ifadesini kullandı.
    
"Sloganlarla konuşan hiç kimseye kulak asmayın"
    
Bakan Kılıç, ÜNİLİG'i başlatırken kendilerini eleştirenler ve yapamayacaklarını iddia edenler olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu ülkenin insanlarının teriyle terinizi birleştirmeden, bu coğrafyanın doğusunu batısından, kuzeyini güneyinden ayırırsanız hizmet edemezsiniz. ÜNİLİG'i başlatırken, sektör sektör söylemek istemiyorum ama batıdan doğuya gitmek istemeyenler, doğuda ve batıda ayrı lig önerisini getirenler oldu. 'Bu kadar ayrı üniversiteyi bu kapsama koyarsanız, elit bir mücadelenin zeminini oluşturamazsınız' diyenler oldu. Deyim yerindeyse 'Tuzu kurular sırça saraylarından ayrılmak istemedi', zorladık, daha fazla zorlayacağız. Bu milletin üniversitelerinin bu millete borcu ve yapması gereken ödevleri var. Dicle Üniversitesi'ni, 9 Eylül Üniversitesi'nden ayrı düşünmelerine rıza gösteremeyiz. Hakkari, Şırnak, Mardin üniversitelerinin, Muğla, Çanakkale, Trakya üniversitelerinden ayrı düşünmelerine fırsat veremeyiz. Kimin milliyetçi ya da cumhuriyetçi sloganlarla konuştuğuna kulak asmayın. Daha doğrusu sloganlarla konuşan hiç kimseye kulak asmayın."

"(Çakıl taşı vermeyiz) demekle milliyetçilik olmuyor" diyen Bakan Kılıç, şunları söyledi:

"Ecdadımızın buyurduğu gibi, 'Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Görünür kişinin rütbe-i aklı eserinde'. Doğudan batıya, sağlam vicdan ve duygularla, sevgiyle, saygıyla, kardeşlik bağlarıyla 81 vilayetin gençlerini birbiriyle buluşturmayla bu işler oluyor. Ege'de, Akdeniz'de, Marmara'da üniversitesinin kampüsünden dışarı çıkmayacak ama Diyarbakır, Hakkari, Şanlıurfa için oturduğu yerden nutuklar atmakla milliyetçilik, vatanseverlik olmaz. Spor bir vesile. Bu ülkenin gençlerine kardeş olduklarını hatırlatmak için bu adımları atıyoruz. Yoksa yaz kamplarında geçen sene 300 bin gencimiz vardı, bu yıl 500 bin gencimiz olacak. Biz bedava seyahatler düzenleyen turizm bakanlığı şubesi değiliz. Sırf gençler eğlensin diye de bu işleri yapmıyoruz. Hem gençlerimiz eğlensin hem tanışsın hem kaynaşsın hem anlaşsın istiyoruz. Bu vesileyle batıdaki bir üniversitenin gençleri doğuyu, doğudaki bir üniversitenin gençleri batıdaki kampüsü görme imkanı yakalasın. Bu yıl istediğimiz kadar olmadı, seneye daha fazla olacak."

Çözüm sürecini "birbirini anlamayan insanların, birbirini anlamaya başlaması, sorunları kavramayan insanların, sorunları kavramaya başlaması" olarak değerlendiren Bakan Kılıç, "Birinin karnı ağrıdığında, diğerinin mutlaka başının ağrımasıdır. İdealimiz, 81 vilayet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek millet. Bu payda da birleştikten sonra Türk'ü de, Kürt'ü de, Arap'ı da, Arnavut'u da, Yüksekovalısı da, Lapsekilisi de zaten kol kola sonsuza kadar yürüyecek bir kardeşliği ortaya koymuştur. Hayalimiz bu. Gençlere birçok sorunu çözülmüş bir Türkiye bırakırken, terör meselesini de çözmüş bir Türkiye'yi emanet etmektir. Sizi terörle mücadele kaygısıyla yaşatmamak istiyoruz" diye konuştu.
    
"ÜNİLİG'e 49 ilden 86 üniversite katıldı
    
Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan da başlangıç olarak aksaklıkların yaşanmasının normal olduğunu ve gelecek sezondan itibaren federasyonlar ve SGM'nin daha iyi ve daha fazla branşın katıldığı bir organizasyon gerçekleştireceğinin altını çizerek, daha sonra ÜNİLİG'e ilişkin rakamları aktardı.

ÜNİLİG'e 49 ilden 86 üniversitenin katıldığını kaydeden Baykan, "Lige, 47'si kız olmak üzere 176 takım iştirak etti. 2 bin 539'u erkek 3 bin 65 sporcu katıldı. 25 üniversite ilk 3 dereceleri paylaştı. Her katılan üniversitenin takımına 5 bin lira katkı payı verildi. 176 takıma toplam 880 bin lira katkı sağlandı. Ödül olarak toplam 1 milyon 160 bin lira dağıtılacak. Lige, basketbolda 22 üniversite, 18 ilden 26 takım, hentbolda 9 üniversite, 7 ilden 10 takım, masa tenisinde 14 üniversite, 13 ilden 21 takım, voleybolda 24 üniversite, 21 ilden 30 takım, salon futbolunda 49 üniversite, 39 ilden 60 takım, korumalı futbolda ise 29 üniversite, 11 ilden 29 takım katıldı" bilgisini verdi.
    
Afrika kökenli oyuncular: Samsunluyuz
    
Konuşmaların ardından Bakan Suat Kılıç, ilk 3'e giren takımlara ödüllerini dağıttı.

Bu arada Kılıç, basketbol erkeklerde birinci olan Gaziantep Zirve Üniversitesi'nin sporcularına ödüllerini verirken, takımda Afrika kökenli oyuncular olduğunu gördü. Öğrenciler, nereli olduklarını soran Kılıç'a, "Samsunluyuz" yanıtını verince, salondan keyifli anlar yaşandı.

Tören sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıç, gençlerin Kenyalı olduğunu öğrendiğini ifade ederek, Yassir ve Kombo ismindeki öğrencilerin Gaziantep Üniversitesi'nde okuduğunu belirtti.

Kılıç, Fenerbahçe-Galatasaray maçındaki olaylar sonrası tekrar gündeme gelen ırkçılık konusuna ilişkin ise şunları kaydetti:

"Son maç sırasında yaşananları çok yanlış buluyoruz. Türk toplumunun inanç ve gelenekleri, ırkçılık kavramına yaşama imkanı vermez. Bu toplumun haritasında, medeniyet ve kültürel kodlarında ırkçılık kavramının yeri yok. Tarih boyunca kafatasçılık yapan bir millet olmadık. Yaşananların noktalanmasını, yapılanların bireysel ayıplar olarak görülmesini ve kınanmasını ama bir anlamda unutulmasını arzu ediyorum. Bu toplumda birileri anlık hareketlerle düşüncesizce bu tarz yanlış eylemlerin içine girebilir ancak uzun soluklu olmaz bu eylemler Türk toplumunda. Bu ülke hoşgörünün ve barışın ülkesi, inancımız bunu reddediyor."

Afrika asıllı öğrencilerden Yassir ise artık Türk vatandaşı gibi hissettiklerini belirterek, "Soranlara 'Samsun'dan geldik' diyoruz. Türkiye'de olmaktan çok memnun ve mutluyuz. Bakan, bana 'Nerelisin' diye sordu. Ben de 'Samsunluyuz' deyince o da 'hemşehriyiz' dedi. Türkiye'de herhangi bir ırkçı olay yaşamadık" diye konuştu.

Diğer öğrenci Kombo da 5 yıldır Türkiye'de yaşadığını ve inşaat mühendisliği okuduğunu anlatarak, "Basketbol takımında oynuyorum. Türkiye'den çok memnunum. Her ülkede hem iyi hem de kötü insanlar var, bunu anlamak gerekiyor" ifadesini kullandı.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER