ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu
SPORTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 01 Kasım 2014 Cumartesi 14:15

Finalde kırık bacakla şampiyon oldu

Finalde kırık bacakla şampiyon oldu

Avrupa Kickboks Şampiyonası’nda finale kalan milli sporcu Yeliz Koblay, maçın ilk saniyelerinde bacağının kırılmasına rağmen maçı bırakmadı.


Rakibine zaafını belli etmemek için kırık bacağıyla tekme bile atan milli sporcu, 9 dakika dövüşerek şampiyon oldu.

Avrupa Kickboks Şampiyonası'nda finale kadar gelen Yeliz Koblay, dünyaca ünlü Sırbistanlı Sanja Sueviç’i mağlup ederek şampiyon oldu. Finale kadar gelen İzmirli milli sporcunun sağ diz kapağı maçın ilk saniyelerinde aldığı tekme sonucu kırıldı. Şampiyonun belirleneceği final maçında ayağının kırılmasına rağmen genç sporcu, 9 dakika kırık ayağıyla mücadele ederek Türkiye’yi şampiyonluğa taşıdı.
Kırık ayağıyla rakibine tekme bile atan Koblay, “Ben hep dua ettim. ‘Allah'ım ne olursun bacağım kırılsın ama yeter ki şampiyon olayım’ derdim. Nitekim de final maçında başıma geldi. O, 9 dakika bütün bir yılın emeğimin çözüme kavuştuğu dakikalardı. 9 dakika bizim için çok önemliydi. Her şeyin savaşı, hedeflerine, amaçlarına ulaşmanın son basamağıydı. Allah’a çok şükür ki kazandım” dedi. 

KIRIK BACAĞIYLA TEKME BİLE ATTI 

Maç esnasında ilk etapta ayağının kırıldığını fark etmeyen ve rakibine zaafını belli etmemek için kırık ayağıyla bile tekme atan milli sporcu Yeliz Koblay, o anları şöyle anlattı: 

“Ben presli dövüşen bir insanım, kaçarak dövüşemiyorum. Hep ileri dövüşen bir insanım. Onun oyununu ona uygulayayım derken, daha ilk rauntta o sert tekme atmaya çalıştı, ben de aynı şekilde atarken çarpıştık. Onun kalın kemiği diz kapağımın üstüne gelince o an ayağım koptu zannettim. Çok ağrı girdi. Ama maçın atmosferinden, 1 senenin emeğini düşünerek hırsla ve azimle devam ettim. Antrenörüme ‘Hocam ayağımı hissetmiyorum, sanırım bitti’ dediğimde, gülümseyerek ‘Kırdırtma bacağını, zaten öndesin dövüş’ dedi. Bu sefer maça, şampiyonluğa odaklandım. Maç esnasında dövüşürken ağrıyı hissediyordum ama sıradan bir ağrı gibi düşündüm. Duraklayınca ağrıyı daha çok hissediyordum. O nedenle durmamaya çalıştım. Kırık ayağımla dengemi sağlayamadığım için daha çok tekme atmaya çalıştım. Maçın bir noktasında rakibim yumruk attı, geri kaçmam gerekti. Ben de tekme savurdum ama ayağımın tutmadığını hissedince o anda kendime ‘Yandın, bir şekilde uç-kaç, bu maçı al’ dedim. Kırık ayağımla mecburiyetten rakibime tekme atıyorum. Ama o esnada kırık olduğunun farkında değilim. Sadece şiddetli bir ağrı hissediyorum. Tabi bu arada rakibime de bunu çaktırmamaya çalışıyorum. Kaçışlarımda resmen sağ ayağımı taşıya taşıya götürdüm. Sonra şampiyon oldum. O, 9 dakika bütün bir yılın, emeğim çözüme kavuştuğu dakikalardı. O 9 dakika bizim için çok önemliydi. Herşeyin savaşı, hedeflerine, amaçlarına ulaşmanın son basamağıydı. Allah o gücü veriyor, inancının ve çalışmanın karşılığı son rauntta hiçbir şey hissetmeden aldım. Şampiyonluğumu bile elimi kaldırdıklarında hissetmedim.” 

TÜRK BAYRAĞININ ÜZERİNE SECDEYE YATTI 

Hayaline kavuşan Yeliz, maç biter bitmez sırtına aldığı bayrağı yere sererek secdeye kapandı. Yaşadığı mutluluğu tarif edemediğini ifade eden Koblay, “Her sporcu bunu yaşar. Şampiyon olduğunda yapacağı bir hayali vardır. Benim de hayalim secdeye yatmaktı. Ve o kadar çok dua ettim ki şükür duası gibi secdeye yatmak istedim. En büyük hayalim o olduğu için bayrağı dolaştırdıktan sonra hemen secdeye yattım ve dua ettim. Bayrağımızı aldım ve koştum, ringde tur attım, secdeye yattım. Sonra takla bile attım bu bacakla” diye konuştu. 

Dünya ikinciliği, üçüncülüğü ve uluslararası yarışmalarda birçok şampiyonluğu bulunan genç sporcunun hedefi ise 2015 Kickboks Dünya Şampiyonası’nda birinci olmak. Şampiyonluk maçına çıkmadan önce artık daha dikkatli dua edeceğini de gülümseyerek anlatan Yeliz Koblay, “Artık akıllandım, dualarımı ona göre yapacağım” dedi. 

Yeliz’in kickboks macerasına adım atmasını sağlayan ve 20 yıl boyunca genç sporcunun yanında olan antrenörü Ali Osman Çopur ise Yeliz’in başarısından büyük gurur duyduğunu belirterek, “Gurur verici bir olay. Antrenörler olarak bizim amacımız yurt dışına gönderdiğimiz sporcularımızın ilk olarak Türk bayrağı ve İstiklal Marşı’nı düşünerek mücadele etmesidir” dedi.  

KAYNAK:
İHA
ÖNCEKİ HABER

Ahmet Çakar uyardı, UEFA'dan kötü haber

SONRAKİ HABER

"Siyahımızla, beyazımızla gurur duyuyorum"