ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Rüzgarlı
SAĞLIKTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Mart 2020 Perşembe 11:15

Türk bilim insanları akciğer kanseri ve solunum hastalıkları için güç birleştirdi

Türk bilim insanları akciğer kanseri ve solunum hastalıkları için güç birleştirdi

Ege Üniversitesi bünyesinde kurulan EGESAM'da, farklı üniversitelerden 45 bilim insanı, akciğer kanseri ile solunum hastalıklarında biyomedikal cihaz ve ilaç geliştirmek için çalışacak.


Ege Üniversitesi (EÜ) Solunum Araştırmaları Merkezi (EGESAM) bünyesinde bir araya gelen farklı üniversitelerden 45 bilim insanı, akciğer kanseri ile solunum hastalıklarına yönelik biyomedikal cihaz ve ilaç geliştirmek için kolları sıvadı.

Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün farklı fakültelerinde görev yapan 45 bilim insanı, 5 yıl önce "Translasyonel Pulmonoloji Araştırma Grubu"nu kurdu. Grup çatısı altında faaliyet gösteren bilim insanları, bu süreçte ulusal ve uluslararası pek çok projeye imza attı.

Grup üyeleri, daha sonra başta akciğer kanseri olmak üzere solunum hastalıklarında erken tanı, izlem ve tedavide yeni nesil malzemelerin kullanıldığı biyomedikal cihaz ve ilaç geliştirilmesini hedefleyen bir proje hazırladı.

Bilim insanları, daha sonra çalışmalarını EGESAM'da yürütmeye karar verdi. Merkez çatısı altında hazırlanan ve "Solunum Hastalıkları Alanında Translasyonel Tıp Yaklaşımı ile Yenilikçi Biyomedikal Cihazların Geliştirilmesi" adlı bu çalışmaya, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 35 milyon lira destek verdi.

Bilim insanları, çalışmalarını EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi yerleşkesinde hayırseverlerin bağışlarıyla inşa edilen binada yürütecek. Çalışmalara yurt dışından birçok bilim insanı da danışmanlık yapacak.

EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çağın en büyük hastalıklarından birinin, akciğer kanseri ve solunum hastalıkları olduğunu hatırlattı.

Türk bilim insanlarının bir araya gelerek önemli bir başarıya imza attığını dile getiren Budak, "Arkadaşlarımız akciğer kanseri gibi solunum hastalıklarına, geliştirdikleri tedavi ve tıbbı cihazlarla şifa arayacaklar. Klinik, sağlık, temel ve mühendislik bilimlerinden oluşan translasyonel tıp yaklaşımıyla bilgi, teknolojiyle birleştirilecek." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bilimsel çalışmaları çok önemsediğini vurgulayan Budak, bu projeye verilen 35 milyon liralık desteğin Türk bilim dünyası için çok kıymetli olduğunu aktardı.

EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel ise üniversitelerindeki en güçlü alanlardan birinin sağlık olduğunu söyledi.

Fen, eczacılık, sağlık, biyomedikal gibi, konularında uzman bilim insanlarının akciğer kanseri ve solunum hastalıklarının tedavileri konusunda fakültelerinde ayrı ayrı çalışma yaptığını hatırlatan Göksel, bundan sonra tüm bu sürecin bu merkezden ortak yürütüleceğini belirtti.

- "Merkezimiz yüksek teknolojik cihazlarla donatılacak"

Türkiye'nin tıbbi alanda da önemli bilimsel çalışmalara imza attığını dile getiren Göksel, şöyle konuştu:

"Solunum hastalıkları ile akciğer kanseri konusunda tanı ve tedavinin yanı sıra yeni ilaç, tanı kitleri ve biyomedikal cihazları geliştirmeyi hedefliyoruz. Merkezimiz yüksek teknolojik cihazlarla donatılacak. Araştırma laboratuvarları, eğitim alanları ve klinik araştırmaların yapıldığı alan olacak. 45 bilim insanımız burada görev yapacak. Yabancı bilim insanları da bize danışmanlık desteği verecek. Burası solunum hastalıklarının tedavisi konusunda farkı bilimleri bir araya getiren Türkiye'nin tek araştırma merkezi olacak. Geliştireceğimiz cihaz, ilaç ve tedavi yöntemleriyle hastalarımıza şifa olacağımıza inanıyorum. En kısa sürede uluslararası saygınlığı olan merkezlerin arasında yer almayı hedefliyoruz."

Avrupa Birliği Bilim Akademisi Üyesi ve Polonya Nicolaus Copernicus Üniversitesi Çevre, Kimya ve Biyoanalitik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hab Boguslaw Buszewski de EGESAM'ın danışma kurulunda görev aldığını aktardı.

EGESAM'ın çok önemli bir araştırma merkezi olacağına inandığının altını çizen Buszewski, "Artık bilimde başarının sırrı farklı disiplinlerin bir arada çalışması ve uluslararası ortak çalışmaların kurulmasından geçiyor. Zaten bu merkez kurulmadan burada görev yapan Türk bilim insanları bunu başardı." diye konuştu.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER