ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Parçalı Bulutlu
SAĞLIKTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 08 Şubat 2017 Çarşamba 11:09

"Rota virüse bağlı ishal" uyarısı

"Rota virüse bağlı ishal" uyarısı

Medipol Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Okur: "Rotavirüs kış aylarında bebek ve çocuklarda önemli ölçüde salgın. Rotavirüse bağlı enfeksiyon tablosu çoğu zaman kusma, karın ağrısı ve ateş yakınmaları ile başlayıp, günler içinde bazen de 23 haftaya kadar uzayabilen sulu ishal ile seyreder" "Kusmaya bağlı yetersiz sıvı alımı ile ortaya çıkan ishal sonucu çocuklarda dehidratasyon, böbrek yetmezliği ve hatta şoka kadar ilerleyebilen klinik tablolara yol açabil


Medipol Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mesut Okur, rotavirüse bağlı ishalin kış aylarında bebek ve çocuklarda önemli ölçüde salgın olduğunu belirterek, zamanında ve uygun şekilde müdahale edilmediği taktirde çocuğun kaybedilmesine bile sebep olabileceğini vurguladı.

Rotavirüse bağlı kış ishallerine yönelik uyarılarda bulunan Okur, çocuklarda ishal ve ishale bağlı olumsuzlukların, havaların ısınması, besinlerin bozulması, mikroorganizma ve onların toksinlerinin yiyecek ve içeceklere bulaşmasına bağlı olarak genellikle yaz aylarında yaşandığını bildirdi.

Ancak, bununla birlikte rotavirüse bağlı mide-bağırsak enfeksiyonlarının özellikle kış mevsiminde sık görüldüğüne dikkati çeken Okur, bu virüsün kış aylarında bebek ve çocuklarda önemli ölçüde salgın olduğunu vurguladı. Okur, şunları kaydetti:

"Rotavirüse bağlı enfeksiyon tablosu çoğu zaman kusma, karın ağrısı ve ateş yakınmaları ile başlayıp, günler içinde bazen de 2-3 haftaya kadar uzayabilen sulu ishal ile seyreder. Kusmaya bağlı yetersiz sıvı alımı ile ortaya çıkan ishal sonucu çocuklarda dehidratasyon, böbrek yetmezliği ve hatta şoka kadar ilerleyebilen klinik tablolara yol açabilir. Zamanında ve uygun şekilde müdahale edilmediği taktirde çocuğun kaybedilmesine bile sebep olabilir.

Erken süt çocukluğu döneminde uygulanan 2-3 doz rotavirüs aşısı ile bu enfeksiyon yüzde 50 ile yüzde 80 oranında önlenebilmektedir. Aşı sayesinde enfeksiyonun önlenmesi vücutta tam bağışıklık sağlamaz ancak, tekrarlayan enfeksiyonların şiddeti sıklıkla daha hafif olur ve sonradan ortaya çıkacak hastalığın şiddeti aşılanmamış olanlara göre daha hafif olmaktadır."

-Hijyene dikkat

Rotavirüs enfeksiyonunun, virüs bulaşmış yiyecek ve içeceklerin ağız yolu ile alınmasından ortalama 2 gün olmak üzere 1-3 gün sonra kusma ve ateş ile kendini gösterdiğini dile getiren Okur, sulu ishalin 1-3 günlük kusma ve ateşten sonra ortaya çıktığını ve ortalama 5 gün sürdüğünü belirtti.

Bebeklerde sık ve ciddi bir ishal nedeni olan rotavirüs enfeksiyonunun hastaneye yatmayı gerektiren ishallerin başında geldiğine işaret eden Okur, şu ifadeleri kullandı:

"Rotavirüs enfeksiyonu, virüs bulaşmış su ve gıdanın ağız yoluyla alınması veya virüs bulaşmış yüzeylere temas sonucu ortaya çıkar. Virüs ellerde saatlerce, katı yüzeylerde günlerce canlı kalabilir. Enfeksiyonu olan bebeklerin dışkılarında çok sayıda virüs bulunmakta olup bebeklerin bakımını üstlenen kişilerin hijiyene yeteri kadar özen göstermemesi en önemli bulaştırma nedenlerindendir.

Kreş gibi birçok bebeğin ortak bakıcılar tarafından bakımlarının yapıldığı yerlerde bez değiştirme sonrası ellerin yeterince yıkanmaması salgınlara yol açabilir. Hastane ve okullarda yetersiz el hijyeni de salgınlara neden olabilir. Çoğunlukla büyük çocuk ve yetişkinlerde virüs belirti vermeksizin bu kişilerin dışkıları ile yayılabilir. Tuvalet sonrası el temizliğine dikkat edilmemesi diğer mikroplar gibi rotavirüsün de çocukların çoğunlukla elleri ile dokunacağı yüzeylere virüsü taşıyabilir. Dolayısıyla çocukların virüs bulaşmış elleri ile ağız yolundan virüsü almasına ve hastalığa sebep olabilir."

-Vucutta su ve tuz kaybına yol açıyor

Okur, virüsün bağırsak epiteline zarar vererek emilimini bozduğunu ve aşırı dışkılama sonucu su ve tuz kaybına yol açtığını bildirdi. Su kaybına bağlı olarak göz kürelerinin çöktüğünü, ağız kuruluğu ve huzursuzluğun ortaya çıktığını, karın cildinin gerginliğini kaybettiğini, tuz kaybının da etkisiyle halsizlik ve kan basıncında düşme gözlendiğini ifade eden Okur, şu açıklamalarda bulundu:

"Tedavide ishal kesici ilaç kullanılması ya da antibiyotik tedavisinin yeri yoktur. Kusma ve ishal nedeniyle kaybedilen su ve tuzların yerine konulması tedavinin esasını oluşturur. Ağız yoluyla beslenebilen ve kusması olmayan çocuklarda hazır ticari formları bulunan tuz-şeker karışımı elektrolit çözeltileri her ishalin ardından verilmelidir.

Anne sütüne devam edilmesi, elektrolit kaybını azaltıcı etkileri nedeni ile yoğurt, patates, muz, pirinç lapası ve bol su şeklinde beslenme uygun olacaktır. Ağız yolu ile yeteri kadar sıvı verilemiyor ya da çocuk sürekli kusuyor ise hastaneye yatırılarak damar içi yoldan sıvı ve elektrolit tedavisi uygulanmalıdır."

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER