ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Çok Bulutlu
SAĞLIKTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Ekim 2014 Cuma 13:53

Progerie hastası küçük çocuktan yürek titreten cevap

Progerie hastası Gamzeden yürek titreten cevap

Dünyada 40 kişide bulunan Progerie hastalarından birisi olan Gamze Yagar’ın ‘hayatta seni en çok ne mutlu eder?’ sorusuna verdiği cevap, herkese örnek olacak cinsten…


Gamze, dünyadaki 40 Progerie hastalarından sadece bir tanesi…

O Almanya’da yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda dönemin Başbakanı, şimdilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek, kendisinden bir istekte bulundu. Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gamze’nin o sözünü unutmadı. Onu 40 arkadaşıyla birlikte İstanbul’da ağırladı. Gamze işte bu toplantıya www.heykadin.com’u da davet ederek, annesi Fatma ve babası Metin Yagar ile tanıştırdı.

Bu mutluluk öyle bir mutluluk ki, ona, ‘hayatta seni en çok ne mutlu eder?’ sorusuna bile ‘toplantı’ olarak yanıt veriyor.

Hiç düşündünüz mü? Toplantıyı kim neden sever ki?

Ama bunu klasik bir iş toplantısı sananlar çoktan yanıldı.

Çünkü bu toplantı, o toplantı değil.

Bu toplantı, sevginin her renginin bir araya gelerek, gökkuşağı oluşturduğu, yıkılmaz bir çember adeta…

İşte bu röportajda, Gamze’nin neden ‘toplantı’yı en çok sevdiğini okuyacaksınız…

-Gamze’nin uzun yıllardır beklediği o anı yaşıyoruz şu an. Beklediği toplantı İstanbul’da gerçekleşti. Bu özel ana sizler de ortak oluyorsunuz. Bize biraz Gamze’yi anlatabilir misiniz?

Kızım 14 yaşında. Almanya’da yaşıyoruz. Gamze’nin bu toplantıyı istemesi şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğine bağlıydı. Çocukları buraya toplamak ve birlikte hoş bir vakit geçirmekti. İstediği gerçekleşti. Gamze çok memnun… Dünyanın birçok noktasından İstanbul’a gelen arkadaşlarıyla güzel zaman geçiriyorlar.

-Yeni bir görüşme oldu mu?

Evet, görüştü. Çok memnun olduk. Gamze çok sevindi. Teşekkür etmek için yeniden bir görüşme yapmak, Sayın Erdoğan’a hediyesini vermek isteriz. Cumhurbaşkanımız sadece Gamze’yi biliyordu. Eğer yeniden bir görüşme olursa mutlaka çok sevinecektir. Bir sonraki toplantılarımızda kendisini davet edeceğiz.

-Gamze hayat dolu bir insan… Siz annesi olarak onu nasıl görüyorsunuz?

Kızım çok tatlı ve neşeli bir çocuk. Gamze Allah’ın bize bir armağanı… Bu armağanı elimizden geldiği kadarıyla mutlu etmeye çalışıyoruz. Gamze arkadaşlarını buraya toplamak istemişti. Cumhurbaşkanımıza rica etmişti. O da Gamze’ye söz vermişti. Dileği gerçek oldu. Çok mutluyuz. Gamze de mutlu, dünyanın birçok noktasından gelen arkadaşları da… Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz.

-Gamze’yi en çok ne zorluyor?

En büyük zorluğumuz okul. Okulda baya problemleri var. Arkadaşları arasında ciddi sorunlar yaşıyor Gamze. Dışlıyorlar. Bu hastalığın bilinmesini istiyoruz. İnsanların bu konuda bilinçlenmesini istiyoruz.

-Küçükken nasıl anladınız bu hastalığı?

Doğduktan tam bir yıl sonra teşhisi konuldu. Almanya’daki ve Türkiye’deki doktorlar da anlayamamıştı. Sonra bir müddet araştırma yaparak, çalınmadık kapı bırakmadık; başka doktorlara sorarak, kızımızın durumunu nihayetinde öğrendik.

-Kızınızın hastalığını duyunca neler yaptınız? O anki hisleriniz ne oldu?

Yıkıldık. Bu duygu anlatılmaz, yaşanır gerçekten. Bir anne ve babanın dünyada yaşayacağı en büyük ıstırabı yaşadık. O acılar unutulmaz.

-Hatırlamak istemediğiniz nice anılarınız vardır Gamzeyle ama biz bir tanesini sizlerden dinlemek istiyoruz…

Gamze kabız olduğunda, tuvalete çıkamadığında, çok acı çekmişti. Tam bir yıl boyunca dışarı çıkamadı yavrum. Tuvalete çıkamadığı için ailece çok zorluklar yaşadık. Tuvalete çıktıktan sonra öyle bir rahatlama yaşadı ki, ilk olarak beni öptü, boynuma sarıldı. Daha sonra, “Anneciğim kurtardın beni, anneciğim kurtardın beni” diyerek öpüp, kokladı beni… O anlarını asla unutamam. Her anımız dolu dolu geçiyor.

-Gamzeyle bir gününüzü anlatabilir misiniz? Neler yapıyorsunuz gün içinde?

Sabah 10-11 gibi yataktan kalkar. Kahvaltısını yapar. Durumu iyiyse, ağrısı yoksa okuluna gider. Okuldan sonra eve gelir televizyon izler. Sonra tabletinde oyun oynar. Biraz uzanır, yemeğini yer ve günü bu şekilde noktalar.

-Almanya’nın neresinde yaşıyorsunuz?

Stuttgart…

-Almanya’da Gamze gibi bu hastalığa sahip kişiler var mı?

Var, elbette…

-Gamze görüşüyor mu onlarla?

Görüşüyor. Zaman zaman toplantılara katılıyor. Telefonda konuşuyorlar.

Röportaj: Hamit ETEEVRANS / www.heykadin.com

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

Avrupalıların dörtte biri "tiryaki"

SONRAKİ HABER

Günde 5 milyon ekmek çöp oluyor!