ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Az Bulutlu
SAĞLIKTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 10 Haziran 2013 Pazartesi 12:09

Kendi hücreleriyle cildi yenilemek mümkün


Hücresel tedavi yöntemi "Fibrocell" ile kişinin kendi dokusundan elde edilen hücrelerin cilde enjekte edilmesiyle, kırışıklıklar, yara, yanık, çatlak ve akne izlerinin etkisi azaltılıyor. Sanatçı Sertab Erener'in de yurt dışında yaptırdığı uygulama sonrasında gençlik etkisinin yaklaşık 5-6 yıl sürdüğü ve yan etkisinin bulunmadığı belirtiliyor.
Plastik, Rekostrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Afşin Uysal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan yüzünün, zamanın etkilerini doğrudan yansıttığını, görünümün kişinin biyolojik saati olduğunu söyledi.
Yüzün, önemli bir algı biçimi olduğunu ifade eden Uysal, "Yüzün yarattığı algı, insanın varlığının ilk sunumudur. İnsan kendisini bu algı ile tanır ve çevresine tanıtır. Yüz, birbirini tanıma, fark etme, değerlendirme, iletişimleri düzenlemede en öncelikli görüntüdür" değerlendirmesinde bulundu.
Uysal, yaşla birlikte yüz biçiminin de değiştiğini, cildin yıprandığını, gerginliği ve parlaklığının azalarak gençliğini yitirdiğini, yerçekimi etkisiyle dokuların elastikiyetinin azaldığını, hücre yenilenme döngüsünün değişmesi ile alında, göz çevresinde kırışıklıklar oluştuğunu, ağız çevresindeki çizgilerin derinleştiğini, elmacık kemiklerinin üzerindeki yumuşak dokuların, yanaklara doğru yer değiştirmesi şeklinde tipik yaşlanma izlerinin ortaya çıktığını vurguladı.
Yüzde gençleşmeyi sağlamak için kozmetik ürünlerden destek alındığını anlatan Uysal, dolgu maddeleri, kırışıklık tedavileri, laser, estetik cerrahi girişimlerin uygulanan yöntemler arasında olduğunu belirtti. Uysal, son yıllarda "hücresel tedaviler"in yapıldığına ve başarılı sonuçlar elde edildiğine dikkati çekti.
-"60 milyon hücre elde ediliyor
Uysal, hücresel yöntemlerin hastalıkların tedavisinin yanı sıra estetik cerrahide de kullanıldığına ve başarılı sonuçlar elde edildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Fibrocell Tedavi' adı verilen yöntemle, kişinin kendisinden alınan doku, özel labaratuvarda ayrıştırılıyor ve bağ dokusu hücreleri olan fibroblastlar çoğaltılıyor. Bunun için, steril şartlar sağlanarak, lokal anestezi ile hastanın kulak arkasından küçük bir deri parçası alınıyor. Yaklaşık 10 dakika süren işlem sonrasında elde edilen doku, özel nakil şartlarında labaratuvara gönderiliyor. Fibroblastlar, uygun ortamlarda, 3-4 hafta süren işlemlerle 20 milyonluk 3 grup halinde, yani toplam yaklaşık 60 milyon hücre içeren ürünlere çevriliyor. Hiçbir ek materyal içermeyen, enfeksiyon ya da başka hastalığa yol açmayacak canlı dolgu maddesi elde ediliyor. Bu madde, toksik, karsinojenik, teratojenik, alerjik olmaması nedenleriyle en ideal biyolojik materyal olma özelliği taşıyor.
Uygulama, haftada bir kez kez olmak üzere 3 haftada tamamlanıyor. İlki, en sorunlu olan bölgeye yapılıyor. Uygulama sonrasında, cillteki kırışıklıklar azalıyor, yara, yanık, çatlak veya akne izleri siliniyor, cilt daha parlak, dolgun ve gergin hale geliyor."
İşlemin sonuçlarının yaklaşık 5-6 yıl kalıcı olduğunun altını çizen Uysal, alınan doku örneklerinin özel doku bankasında saklanabildiğini, ancak bunun ek ücrete tabi olduğunu bildirdi. Uysal, Fibrocell sonrasında, cildin biyolojik saatinin yavaşlatıldığını ifade ederek, "Uygulamadan yaklaşık 5 yıl sonra, hastanın cilt kalitesi ve biyolojik yaşı sabitlenmiştir. Yani, uygulamayı 40 yaşında yaptırmış olan kişi, 5 yıl sonra 45 yaşına geldiğinde cildi hala 40 yaşın özelliklerini taşımaktadır" dedi.
Cildin yapısına göre değişmekle birlikte uygulamanın genellikle 35-40 yaşından sonra yapıldığını, ancak bundan önceki yaşlarda derin yara ya da yanık izleri, çökük akne skarları, doğum öncesi ve sonrası ortaya çıkan çatlakların bulunması halinde de yöntemin yapılmasının uygun olduğunu vurgulayan Uysal, "Ciltteki kırışıklıkların parmaklarla ayrıldığında çizgilerin oturmamış olması gerekir. Belli bir yaş sınırlaması yok, sorun olduğunu düşünen herkes yaptırabilir" diye konuştu.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER