ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL30°C
Çok Bulutlu
SAĞLIKTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Mart 2014 Pazartesi 13:58

Ayakla ilgili belki de ilk kez duyacaksınız

Ayakla ilgili belki de ilk kez duyacaksınız

Sağlığı bozulan insanın ağız tadı kaçmakta, hayatı altüst olmaktadır. İnsanların sağlıklı bir hayat yaşayabilmesi için sıhhatli olması gerekiyor.


İnsan sağlığı çok önemlidir. İnsan sağlığının korunması ve hastalığından kurtulup sıhhatine kavuşması için zamanla tıp ilmi gelişiyor. Bilimsel gelişmelerden ve teknolojilerden yararlanmak suretiyle ilerleyen tıp bilimi yanında, günümüzde yardımcı tıp veya alternatif tıp diye ifade edilen tecrübeye dayalı bir gelenek de insanlığın tedavisinde dikkatleri üzerine çekmektedir. Alternatif tıp kapsamanda şifalı bitkilerle tedavinin yanında, insan vücudunu dinlendiren ve organdaki ağrıları tedavi eden masaj yöntemi gün geçtikçe büyük rağbet görmektedir.

Çıkığın Yerine Oturmasına Bağlıdır

Osmaniyeli Alternatif Tıp Uzmanı Masör Kemal Sarpkaya, ayak tabanında vücudun adeta bir maketi bulunduğunu ve bedendeki organlara bağlı kılcal damarların, liflerin burada sonlandığı belirterek, tedaviye ayak tabanından başlamaktadır. Kalbe bağlı organların sinir uçlarının ayakaltındaki boğumlarda, beyinle irtibatlı organların sinir uçlarının ise elde, avuç içindeki değişik boğumlarda toplandığını kaydeden Masör Kemal, Haber7'ye yaptığı açıklamada; bel ve boyun fıtığı gibi benzeri hastalıkların kahır ekseriyetinin eklemlerin yerinden çıkmasıyla alakalı olduğunu belirtti. Masör Sarpkaya, çıkığın yerine getirilmeden, yani eklem bölgesindeki organın yuvasına oturtulmadan yapılacak masajın ve ilaç tedavisinin geçici bir rahatlama verdiğine ve asla köklü çözüm olmadığına dikkat çekerek, “Geçici bir süre ağrı dinse ve rahatlama olsa da bir müddet sonra hastalık yeniden baş gösteriyor. Ben kendime özgü geliştirdiğim yöntemle, çıkan uzvun ayakaltı haritasında odak noktasını bularak yuvasına oturtuyorum ve hastalığı kökten çözüyorum” diye konuştu.

Bütün Sorun Kanla İlgili

Eklemin yerinden çıkmasıyla kanı taşıyan lef damarın, sinirin düğümlendiğini ve kanın dolaşımını tamamlayamadığını belirten Sarpkaya, “Bütün hastalık kanla ilgilidir. Kan insan hayatının devamını sağlayan su gibidir. Nasıl ki; su hayat ve susuz hayat devam etmez ise; insan mekanizmasını çalıştıran kanın ulaşmadığı ve zorlayıp geri döndüğü bölgede tahribat olmakta, organlar aşınmakta ve yaşamını yitirmeye başlamaktadır. Mekanik olan hastalık vücuda ağrı ve sızı vermeye devam etmektedir. Allah'ın bana lütuf ettiği el maharetiyle çıkığı yerine getirerek düğümü çözüyor, tıkanan yolu ve kanalı açıyorum. El yordamıyla kanal açılınca ve kan dolaşımını tamamlayınca ağrı kesiliyor. Kısa bir zaman sonra o bölgedeki hücreler kendisini yeniliyor. Eğer hastalığın başlangıcı yeni ise tedavi kısa sürede tamamlanıyor. Hastalığın başlangıcı eski tarihe dayanıyorsa tedavi biraz zaman alıyor, ama Allah'ın izniyle hastamız mutlaka sağlığına kavuşuyor” dedi. 

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER