ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Sağanak Yağışlı
SAĞLIKTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 10 Ekim 2013 Perşembe 14:29

"Akıl hastaneleri" tarihe karıştı


SELMA BIYIKLI ADABAŞ - Psikiyatri hastalarının toplumdan tecrit edilerek yatılı tedavi edildiği ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinin yerini Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) aldı.
Türkiye'deki 75 merkezden biri olan Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, Dünya Ruh Sağlığı Günü'nde kapılarını Anodulu Ajansına açtı.
Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen projeyle artık ağır ruh sağlığı problemi olan hastalar, "depo" olarak nitelendirilen yatılı ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri yerine toplum temelli ruh sağlığı merkezlerinde takip edilmeye başlandı.
Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi sorumlusu psikiyatri uzmanı Dr. Demet Özen Yalçın, yeni modelle ilgili AA muhabirine bilgi verdi.
Yalçın, sürekli tedaviye ihtiyaç duyan şizofreni ve bipolar bozukluk gibi psikiyatri hastalarının tedavilerinin, takiplerinin yapılması, bakım ve ihtiyaçlarının giderilmesi ve rehabilite edilmesi için açılan TRSM'lerin hastanelere bağlı birimler olarak faaliyet gösterdiğini belirtti.
TRSM'lerde birer psikiyatrist, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı ile hemşirelerin çalıştığını anlatan Yalçın, "Bu merkezlerin amacı hastaların ayaktan takibini sağlamak. Buraya hastalar sabah gelip akşam gider, gün içinde çeşitli aktivitelerde bulunur. Halk eğitim merkezleriyle kurslarımız var. Resim, müzik, takı ve el sanatları kursları veriliyor. Böylece hastaların sosyal yaşam becerileri artıyor" diye konuştu.
TRSM'lerde ayrıca hastaların ihtiyacına yönelik bireysel ve grup psikoterapileri yapıldığını, hastaya ailesiyle birlikte hastalığı ve gidişatı, ilaç tedavisi gibi konularda eğitimler verildiğini ifade eden Yalçın, özürlülüklerine bağlı birçok hakları olmasına rağmen hastaların bunlardan haberdar olmadığını, iş ve istihdam gibi konularda da bilgilendirmeler yapıldığını söyledi.
Yatılı ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinin artık "akut" yataklı hastaneler haline geldiğini kaydeden Yalçın, "Hastanın yatması gereken depo hastane modelinden toplum temelli sisteme geçtik. Burada hastalarımız hayata karışabildiği bir ortamda takip ve tedavi ediliyor" diye konuştu.
Yataklı hastanelerin faaliyetini sürdüreceğini ancak sayılarının azalacağını bildiren Yalçın, TRSM'lerin kurulmasındaki amacın hastaların ayaktan takibinin yapılması olduğunu, böylece alevlenmelerin ve yatışların engellenmesinin hedeflendiğini belirtti. Yalçın, hastaneye yatışların hastanın hem kendisine hem de ailesine ciddi maddi ve manevi sıkıntıları olduğunu, alevlenmelerin engellenmesiyle bu sorunların ortadan kalktığını söyledi.
TRSM'lerin aynı zamanda damgalama ile mücadele amacıyla faaliyete geçirildiğini kaydeden Yalçın, "Yatış yapılmamasının tedaviye katkısı olup olmadığı" sorusuna, "Tabii ki. Biz bu hastaları evin içinden, odalarından çıkartıyoruz, sosyal yaşama katıp sosyal becerilerini artırıyoruz. Annesinden ayrılmayan hasta, tek başına buraya gelebiliyor. Hastalar hem hastalıklarıyla ilgili bilgi ediniyor hem de ihtiyaçlarına yönelik hizmetler alıyor" yanıtını verdi.
"Yatış gerektiren hasta olduğu takdirde nasıl bir yol izleneceği" sorusu üzerine ise Yalçın, "Alevlenen hastalar olursa sevkini sağlıyoruz. En yakın yataklı tedavi kurumuna yatış yapılıyor ama ama yattığı sürece hastayı ziyaret ediyoruz, taburculuktan sonra da görmeye devam ediyoruz" diye konuştu.
-Evlere ziyaret
Merkeze her gün gidip gelemeyen hastaların gezici ekiplerce evlerine gidildiğini ifade eden Yalçın, bu hastaları birer psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve hemşirenin düzenli aralıklarla ziyaret ettiğini söyledi.
Yalçın, "Bazıları buraya gelmek istemiyor, bazıları yaştan dolayı gelemiyor. Hastaların bakımlarını ve ziyaretlerini planlıyoruz, düzenli aralıklarla ziyaret ediyoruz" dedi.
Hastaların merkeze hergün gidiş gelişlerinin ücretsiz sağlandığını belirten Yalçın, öğlen yemeği ve kursta kullanılan malzemeleri de devletin karşıladığını söyledi.
Dr. Yalçın, ülkede 81 ilde toplam 236 toplum ruh sağlığı merkezinin açılmasının planlanlandığını, bugüne kadar 56 ilde 75 TRSM kurulduğunu, bunlardan üçünün Ankara'da faaliyet gösterdiğini söyledi.
-Dünya Ruh Sağlığı Günü
Dünya Ruh Sağlığı Federasyonunun projesi olarak başlayan Dünya Ruh Sağlığı Günü, ruh sağlığı ve hastalıklarının toplumda farkındalığını ve anlaşılırlığını artırmak amacıyla 1992 yılından bu yana her yıl 10 Ekimde düzenleniyor.
Dünya Ruh Sağlığı Günü'nün teması bu yıl "Ruh Sağlığı ve Yaşlılar" olarak belirlendi. Ayrıca gün dolayısıyla ülkede yeni uygulamaya sokulan ve ruh sağlığı hizmetlerinde önemli yeri olan "Toplum Temelli Ruh Sağlığı Hizmetleri"ne dikkat çekilmesi de amaçlanıyor.
Dünya Ruh Sağlığı Günü nedeniyle hazırlanan bildiride TRSM'ler ile damgalanma ve ayrımcılığın azaldığına, aile memnuniyetinin arttığına ve toplum temelli hizmetin maliyet etkin olduğuna dair kanıtların giderek arttığı ifade edildi.
İnsan hakları açısından ele alındığında, ruh sağlığı problemi olanların toplumla iç içe yaşama hakkının korunması ve bu hakka saygı duyulması gerektiği belirtilerek, büyük ve tecrit edilmiş ruh sağlığı kurumlarına dayalı hizmet sunumunun, çağdaş ve hak temelli uygulama standartlarını yakalama çabasındaki hiçbir ruh sağlığı hizmeti sistemi için artık geçerli bir seçenek olmadığı bildirildi.
Bildiride ayrıca, dünya nüfusunun yaşlandığına işaret edilerek, demans ve depresyonu olan yaşlıların genelde eşlerinden, diğer aile üyelerinden veya arkadaşlarından destek aldığı ifade edildi.
Yaşlılara bakım verenlerde de hastalık yüklerinin fazla olduğu, bu sebeple bakım verenlere psikososyal destek sağlanmasının yaşlıların ruhsal bozuklukları için yapılacak girişim paketlerine dahil edilmesinin önerildiği kaydedildi.
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER