ÖNE ÇIKANLAR :
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 28 Ocak 2013 Pazartesi 15:25

Yok sayıldığı için için sorun bu noktada


 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşundan bu yana özellikle 1980 darbesinden sonra çıkardığı yasalarla anadilleri yok saydığını ve konuşmayı yasakladığı için sorunun büyüdüğünü söyledi. Tanrıkulu, “Hiçbir dil diğer dilden, hiçbir kimlik diğer kimlikten, hiçbir halk diğer halktan, hiçbir milliyet diğer milliyetten, hiçbir ulus diğer ulustan üstün değildir. Bu anlayışlar 19. yüzyılda kalmıştır." dedi

CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in Meclis'te 'Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz' ifadelerini kullanmasının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, önce KCK anadavasını izledi daha sonra partisinin il başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Tanrıkulu, CHP çatısı altında özgürlüğü adaleti, kardeşliği ve eşitliği gerçekleştirmek için siyaset yaptıklarını söyledi. Bu idealleri Türkiye’nin ideali yapma iddiasında olduklarının altını çizen Tanrıkulu, “Bu ideallerin öncüsünün CHP olması gerektiği inancındayız. Öncüsü de yapacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.” ifadelerine yer verdi.

KCK davasının sabah ki bölümünü izlediğini dile getiren Tanrıkulu, Diyarbakır’da ironik bir duruşuma ortamıyla karşılaştığını kaydetti. Diyarbakır’daki duruşma salonu ve Van’da inşa edilen yeni salonun kendisine 12 Eylül yargılamalarını hatırlattığını belirten Tanrıkulu, şöyle konuştu: “Van’da edindiğim izlenim buydu, Diyarbakır’da edindiğim izlenimde bu. Kışla mahkemelerinden kampüs mahkemelerine, kampüs duruşma salonları döndüğümüz bir Türkiye’yi yaşıyoruz. 2013 yılında hedefini demokrasiye özgürlüğe yöneltmiş bir Türkiye’de kampüslerin içerisinde toplu yargılamaların yapıldığı yargılamalar duruşma ortamları yakışmıyor.” dedi.

Toplu olarak görülen davalarda adil yargılamanın, kişi özgürlüğü ve güveliğinin olmadığını kaydeden Tanrıkulu, Türkiye’de Özel Yetkili Mahkemelerin adaletsiz olduğunu belirterek, “Dün Van’da yoktu, bugün Diyarbakır’da yok. İşte İstanbul’da Ankara’da yok. Hiçbir ortamda Özel yetkili mahkemelerin yargılama yaptığı ortamda Türkiye’de adaleti düşünmek adalete ulaşmak maalesef mümkün değil. Bugün burada da bunu gördüm.” şeklinde konuştu.

ANADİL BÖLMEZ, BÜTÜNLEŞTİRİR

Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin’in KCK davasında anadiliyle savunma yaptığını, avukatının da tercüme ettiğini anlatan Tanrıkulu, “Mahkeme Başkanı bir süre sonra ‘ben dediklerinden bir şey anlamıyordum. Ama aynı şeyi tekrarlıyorsunuz herhâlde’ dedi. Anlamadığı bir dilde konuşmaların hepsinin aynı şeyler olduğu tezini savundu. Çünkü anlamıyor gerçekten. Biraz sonra bir avukat arkadaşımız savunma babında onun konuşmasının tercümesini yaptı. Dediklerinin hiçbirisi aynı şeyler değil hiçbirisi aynı şeyler değildi. İşte dil budur. İnsanların anadiline saygı da budur. Konuştuğumuzu karışınızda konuşanın kendisiyle ilgili çok değerli şeyler söylediğini anlamazsınız aynı şeyi tekrar ettiği kanısına varırsınız. Duruşmalara geçtiği kadarıyla yargıç aynen bunları söylüyor arkadaşlar. O yüzden bu yasalar çok önemlidir. Buradaki Ankara’da ya da Türkiye’nin değişik yerlerinde anlaşılmaz ama burada bu işin mücadelesini verenler yıllardır dilleriyle kimlikleriyle aşağılanan ve hor görülen ve bu Cumhuriyetin eşit yurttaşları olamayan ama eşit yurttaşlık için bu cumhuriyette mücadele edenlerin ortak sorunudur. Bu sözlerimin çok iyi anlaşılması lazım. O yargıç çok samimi bir şekilde kendi duygularını ifade etti. O anlık duygusunu kürsüde ifade etti. Ama 2-3 dakikalık çeviri konuşan sanığın aynı şekilde aynı şeyleri konuşmadığı kendisiyle ilgili değerli bilgileri ifade ettiği ortaya çıktı. Dil budur anadil hakkı da budur. Böyle anlaşılması lazım. Anadil bölmez anadil bütünleştirir.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE KURULDUĞUNDAN İTİBAREN ANADİLLER YOK SAYILDI

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluşundan bu yana özellikle 1980 darbesinden sonra çıkardığı yasalarla anadilleri yok sayıp konuşmayı yasakladığı için sorunun bu noktaya geldiğini dile getiren Tanrıkulu, şu ifadelere yer verdi: “Anadillerini yok saydığı için bu sorun esas bu noktaya gelmiştir. Bunun bilinmesi, anlaşılması lazım. Hiçbir dil diğer dilden, hiçbir kimlik diğer kimlikten, hiçbir halk diğer halktan, hiçbir milliyet diğer milliyetten, hiçbir ulus diğer ulustan üstün değildir. Bu anlayışlar 19. yüzyılda kalmıştır. Tarih bu anlayışları mahkum etmiştir. Bu anlayışların çatısı da Cumhuriyet Halk Partisi değildir. Sol ve Sosyal Demokrat politikalar izleyen ve yönünü Sosyal Demokrasiye çeviren, Sosyal Demokrasinin evrensel değerlerine CHP çatısı kardeşliğin, eşitliğin bir arada yaşamanın ve barışın çatısıdır. Böyle bilinmesi lazım. Bütün yurttaşlarımızın ve partilerimizin böyle bilmesi lazım.”


Tanrıkulu, hiç kimsenin CHP çatısı altında ayrımcılık, kutuplaştırıcı dil ve cumhuriyetçi vatandaşları küçük düşürücü üslup kullanamayacağını dile getirdi. Tanrıkulu, “Bu anlama gelecek sözler söyleyemez. Bu çatı öyle bir çatı değildir.” dedi. Çarşamba günü partilerinin MYK toplantısı olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, “Orada bu konu konuşulacak. Daha önemlisi il başkanlarımızı toplantıya çağırmıştık. İl başkanları bir yaklaşım ortaya koyacak.” diye konuştu.
 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER