ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Kar Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 06 Mart 2013 Çarşamba 21:23

'Yargı bölümüne geçelim' teklifi reddedildi


Yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde toplanan Yazım Komisyonu'nda AK Parti’nin yargı bölümüne geçilmesi teklifini, diğer partiler yürütme ile ilgili bölümlerde eksikler bulunduğu gerekçesiyle reddetti. CHP, toplantıda başkanlık sisteminin müzakerelerine katılmayacaklarını tekrar bildirdi.

Yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde TBMM Yazım Komisyonu önce Rıza Türmen devamında Atilla Kart başkanlığında toplandı. Başkanların değişmesi toplantıda, 'parti içinde devrim mi oldu?' esprilerine neden oldu.

Komisyonda, 'Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve Kamuyla İlişkili Haber Ajansları', 'Radyo ve Televizyon Üst Kurulu' ve 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu' başlıklı maddeler müzakere edildi.

CHP; Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu görüşmelerinde Atatürk’ün vasiyetine uygun idari ve mali özerkliğin sağlanmasını önerdi. Madde görüşmelerinin bitmesinin ardından AK Parti, 'yargı bölümüne geçelim' teklifinde bulundu. Bu öneri, yürütme ile ilgili bölümlerde eksikler bulunduğu gerekçesi ile kabul edilmedi. CHP’li Kart, aynı sistem içinde farklı görüşlerin müzakere edilebileceğini ancak iki ayrı sistemde mümkün olmadığını dile getirdi. Kart, başkanlık taslağının müzakeresine katılmayacaklarını ifade etti.

İmralı ile yürütülen görüşmeler bu toplantıda da gündeme geldi. Kart, “Orada yapılan görüşmelerin niteliği nedir, bilmek istiyoruz. Başka hiçbir yere bağlı olmadan kendi irademiz ile müzakere yapmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

MHP’li Faruk Bal da “Dört siyasi partinin kurumsal inisiyatifi ile burada bulunuyoruz. Amacımız toplumsal mutabakata uygun bir anayasa yapmak. Ama AK Parti, İmralı sürecinde anayasa görüşmeleri yapıyor. Bu doğru değil.” dedi.

AK Partili üyeler ise “Yeni anayasa olayını sadece burada yaparız, başka yerlerde yapmayız.” cevabını verdi.

Müzakerenin yöntemi konusunda değerlendirme yapmak üzere önümüzdeki günlerde Komisyon’un TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında toplanmasına karar verildi.

TOPLANTIDA MÜZAKERE EDİLEN MADDELER

Öte yandan toplantıda 'Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve Kamuyla İlişkili Haber Ajansları' başlığı altında, "Kamu tüzel kişiliği olarak kurulan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu, devletçe kurulan diğer radyo ve televizyon kurumları ile kamu tüzel kişilerinden yardım gören haber ajanslarının kuruluş ve çalışmaları özerklik ve yayında tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde, kanunla düzenlenir. Bu kurumlar yayınlarında bilim, sanat, kültür, tarih ve haber alanlarını esas alır." hükmünde mutabakata varıldı.

BDP bu maddeye, "Kültürel çoğulculuğun anadilinde yayınlarla korunmasını sağlar." cümlesinin eklenmesini önerdi. AK Parti, hem Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nun hem de Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun kanunla düzenlenebileceğini ifade etti.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu başlığı altında, "Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu özerklik ve tarafsızlık ilkelerine bağlı olarak çalışır." ifadesinde mutabakata varıldı.

BDP bu cümleye, "Kültürel çoğulculuğun anadilinde yayınlarla korunmasını sağlayacak şekilde" ifadesinin eklenmesini istedi. MHP; CHP ve BDP’nin madde için önerdiği çoğulculuk ilkesini ülke bütünlüğü aleyhine yorumlanabileceği kaygısıyla kabul etmedi.

Varılan mutabakata göre kurul, 15 üyeden oluşacak, bu üyelerden 9’u TBMM tarafından, her siyasi parti grubuna en az bir üye düşecek şekilde güçleri oranında temsil edilmek üzere gösterecekleri adaylar arasından salt çoğunlukça seçilecek. Altı üye en az on yıl görsel ve işitsel medya alanında çalışan, biri hukukçu, diğerleri ilgili meslek örgütü mensupları arasından kurayla seçilecek. BDP, burada dört üyenin ikisinin kadın ve engelli örgütleri tarafından belirlenmesi teklifinde bulundu.

Bu başlık altında, “Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun kuruluşu ve çalışması, görev ve yetkileri ile seçilmelerine ilişkin diğer hususlar basın özgürlüğünün etkili kullanımı ve kamuoyunun serbestçe oluşması esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir." hükmünde de mutabakata varıldı. BDP, kurulun görsel ve işitsel yayın özgürlüğünü ortadan kaldıracak nitelikte kararlar alamaması önerisini getirdi.

BASIN HÜRRİYETİ

Basın hürriyeti konusunda, komisyon “Basın hürdür (özgürdür) ve demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır, hiçbir şekilde sansür edilemez. Süreli veya süresiz yayın yapmak ve bu amaçla basımevi kurmak, önceden izin alma ve malî teminat yatırma gibi basın hürriyetini (özgürlüğünü) engelleyen şartlara bağlanamaz. Devlet basın ve haber alma hürriyetinin (özgürlüğünün) kullanılmasını, kamuoyunun serbestçe oluşmasını ve medyada çoğulculuğu sağlayacak tedbirleri alır. Radyo ve televizyon istasyonu ve haber ajansları kurmak ve işletmek serbesttir.

Radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınlar izin sistemine bağlanabilir. Basın hürriyetinin (özgürlüğünün) kullanılması; başkalarının haklarının korunması ile şiddetin teşviki veya övülmesinin, kişiler arasında kin ve nefret duygularının oluşturulmasının önlenmesi sebepleriyle sınırlanabilir. Kanunla belirtilecek sınırlar içinde, yargılamanın amacına uygun olarak yapılabilmesi için, hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, yayım yasağı konulamaz.

Süreli ve süresiz yayınların toplatılması; beşinci fıkrada sayılan sınırlama sebeplerinden birinin varlığı halinde ancak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin kararıyla toplatılır. Bu karar, alınmasından itibaren en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkime sunulur. Hâkim bu kararı, alınmasından itibaren en geç kırk sekiz saat içinde onaylamazsa toplatma kararı kendiliğinden kalkar.

Yayınların dağıtımı ancak hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunun yetkili kıldığı merciin kararıyla önlenebilir. Bu karar, alınmasından itibaren en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkime sunulur. Hâkim bu kararı, alınmasından itibaren en geç kırk sekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı kendiliğinden kalkar.
Süreli veya süresiz yayınlara el koyma, özel hayatı açıkça ihlal eden ya da suç delili olarak gösterilen yayınlar dışında yasaktır. Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçlarına suç aleti olduğu gerekçesiyle el konulamaz ve bunlar müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.

Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından eşitlik ve adalet ilkelerine uygun olarak yararlanma hakkına sahiptir. Bunun şartları ve usulleri haber veya fikir alma hakkı ve kamuoyunun serbestçe oluşumu esas alınarak kanunla düzenlenir.” şeklindeki ifadelerde mutabakata vardı.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER