ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL32°C
Az Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 02 Şubat 2013 Cumartesi 13:16

"Tutuklu gazeteciler baskı olarak algılanmamalı"

"Tutuklu gazeteciler baskı olarak algılanmamalı"


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 49 gazetecinin tutuklanmasını medya üzerinde baskı olarak algılanmasının yanlış olduğunu söyledi. Çelik, "Dosya ile ilgili bilgi elimizden olmadığı için dikkatli konuşmak gerektiğini düşünüyorum. Hem yargının bağımsızlığını savunacağız, hem de iktidarla ilinti kuracaksınız, bir ileri cümle kurunca yargıya müdahale olarak algılayacaksınız, hasılı ülkeyi idare etmek zor zanaat." dedi.

Bakan Çelik, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi'nin Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan 13. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Medyada bir değişim yaşandığını belirten Çelik, gazeteciliğin zanaat dönemini kapatarak sanayileşmeye, medyanın da fikir çatısı olmaktan sektör çatısına dönüştüğünü ifade etti.

"Medya üzerinde hükümet tarafından yapılan bir baskı var' kolaycılığına kaçıldığını belirten Çelik, şöyle konuştu: " Medya kamuyu aydınlatacak, kamuoyu oluşturacak. Ölçü buydu. Şimdi ne tiraj. Satış, karlılık nedir, etki ölçümü başka bir alana kaydı. Oysa kamuoyunu nasıl oluşturuyor diye bir değerlendirme yapma imkanınız olacakken, bugün ne kadar tiraj aldığı noktasına geldi. Buna yüzeysel bakmak doğru olmaz. Bu genel değişimi algılamama ve medyanın bu değişimi hangi alanda yapacağına ilişkin tercihindeki yanlışına bağlıyorum. Basın emekçileri de kardan yana bir duruş ya da karşı durma gibi bir tutum içine girdiler."

"BİR GAZETECİ BANA ŞÖYLE MÜDAHALE ETTİNİZ DESİN, YOK BÖYLE BİR ŞEY"

Bakan Çelik, "Mesele hastalığı doğru teşhis edip doğru tedavi etmektir. Hiçbir hükümet, -ben yıllardır siyasetçiyim- Bir patron diyemez ki bir gazeteciye şunu söyledin. İktidarsak bir gazetecinin ya da bir patronunun bunu demesi gerekiyor ki 'şöyle müdahaleniz oldu' diye. Kesinlikle böyle bir şey yok. O halde sistemdeki yönelişleri doğru sorgulamak gerekir." diye konuştu.

Basının hakaret konusunda dikkatli olmasını isteyen Çelik, şöyle devam etti: " Buna hepimizin tahammülü olması gerekiyor. Çünkü esas görevi bu sorgulamayı yapmak. Bundan kaçınmamak gerekiyor ama eleştirinin çizgisi ile hakaretin çizgisi dengesini nasıl kuracaksınız. O dengeyi kuracak bir muhalif anlayışı ortaya koymak gerekiyor. Ama iyi bir sınav verdiği kanaatinde değilim. Ya hakaret ediyor, ya aşırı övgü içerisine giriyor."

Dik duruşu basının önce sağlaması gerektiğini ardından şikayet etmek gerektiğini ifade eden Çelik, evrensel basın ilkeleri çerçevesinde hareket edilmesi halinde yandaş veya candaş medya içerisinde olunmayacağını dile getirdi.

"HERKES DOSYAYI BİLMEDEN KONUŞUYOR"

Medya ile ilgili yaşanan geçmişe dönük davaları hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir çok karanlık noktanın aydınlatılmasıyla ilgili çok önemli yargıda süreç yaşanıyor. Hiç kimse makamından dolayı imtiyazlı olmaması gerekiyor. İfade özgürlüğünden dolayı kimse de tutuklanıp hapse girmemeli. Şimdi, eğer bir şeyler yaşanıyorsa, burada demokrasi ile hukukun bir birini rakip olarak görmesini de doğru bulmuyorum. Yargılama da delilleri karartma ihtimali yoksa, kaçma ihtimali yoksa tutuksuz yargılanmalı. Bunu söylüyoruz. Şimdi eksiklik nerede peki. Hiçbirimiz dosyaya vakıf değiliz. Rahat bir şekilde diyoruz ki 49 gazeteci tutuklandı. E ee tutuklandı da bunun dosyalarını kaçımız okuduk, kaçımız konuya vakıfız. Geçmişte Türkiye'de; asker, siyasi, gazeteci ve sivil toplum kuruluşları ile yaşanan sıkıntıları dile getiriyoruz. Türkiye'nin 40 yıllarını heba etmesini sağlayan kesimler kimlerdi. Bunlarla ilgili dosya varsa, 49 kişinin tutuklanmasını gerektirecek bir şey yoksa hep birlikte konuşalım. Ama dosya ile ilgili bilgi elimizden olmadığı için dikkatli konuşmak gerektiğini düşünüyorum. Hem yargının bağımsızlığını savunacağız hem de iktidarla ilinti kuracaksınız, bir ileri cümle kurunca yargıya müdahale olarak algılayacaksınız, hasılı ülkeyi idare etmek zor zanaat."

İş sağlığı güvenliği yasasını ortaya koyduklarını belirten Çelik, basın emekçilerinin yıpranmasıyla ilgili yasayı da çıkarttıklarını, sendikal mevzuatı değiştirdiklerini, 90 bin olan sendikalı sayısında da artış olduğunu kaydetti.

 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER