ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Parçalı Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Nisan 2013 Perşembe 17:08

''Öcalan'a vaad edilen bir şey yok''


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, ''Abdullah Öcalan'a vaad edilen bir şey yok. Bir af söz konusu değil. Türkiye'nin üniter yapısı asla bir sorgulama konusu değil. Türkiye'nin birliğinden bütünlüğünden, üniter yapısından taviz vermek asla söz konusu değil'' dedi.
     Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, dün İmralı'ya BDP heyetinin yaptığı ziyareti hatırlatarak, ''PKK'nın çekilmesi için 18 Nisan tarihinin öngörüldüğü belirtiliyor. Bu konuda size gelen net bilgiler var mı''sorusu üzerine Çelik, ''Bu süreç, öngörüldüğü gibi devam ediyor. Gittiler, döndüler. Bir daha giderler, bir daha dönerler. Bu, tekrar altını çizmek istiyorum, 1 günde, 1 haftada, 1 ayda çözülecek bir mesele değil. Hangi tarih. Böyle bir tarih ben bilmiyorum. Yani 18 Nisan vesaire gibi bir tarih bilmiyorum. Yani bu sürecin, bu müzakerelerin, bu istişarelerin içerisinde olan birisi olarak söylüyorum; böyle bir tarih ben bilmiyorum. Böyle bir tarih yok en azından'' diye konuştu.
    
     -''Öcalan'a vaad edilen bir şey yok''
    
     Süreci tıkayan olumsuzlukların yaşanmadığını söyleyen Çelik, ''Bugün dünden daha iyidir. İnşallah yarınlar da bugünden daha iyi olacaktır. Mühim olan arkadaşlar, bir kere şu noktaya gelinmiş olmasıdır. Terör, şiddet, kaba kuvvet artık iş görmez. İnsanların kendisini ifade etme biçimi değildir. 'Bunlarla yola gidilmez, bunlarla mesafe alınmaz' düşüncesinin şu anda Türkiye'nin her kesimde hakim olmasıdır. Buna terör örgütü de dahildir. En azından bugünkü vaziyet budur. Önemli olan budur, bunun gerisi teferruattır'' değerlendirmesinde bulundu.
     Çelik, çözüm süreci kapsamında kamuoyundan hiçbir şey gizlemediklerini söyleyerek, şunları kaydetti:
     ''Her şey çok şeffaf. Arka planda ne var- Ne pazarlığı var- Abdullah Öcalan'a vaad edilen bir şey yok. Bir af söz konusu değil. Türkiye'nin üniter yapısı asla bir sorgulama konusu değil. Türkiye'nin birliğinden bütünlüğünden, üniter yapısından taviz vermek asla söz konusu değil. Bunu sayın Başbakanımız da biz de her vesileyle söyledik söylüyoruz. Dolayısıyla bu konuda vatandaşlarımızın özellikle bir kaygı, endişe içerisinde olmaması gerekiyor. AK Parti 81 ilin partisidir. AK Parti bir bölgeyi gözeterek icraat yapmaz, bir etnisiteyi gözeterek icraat yapmaz.''
    
     -''Gizli pazarlık içinde olmayız''-
    
     Çelik, PKK'nın nereden ve nasıl çekileceği yönündeki tartışmaları hatırlatarak, bunların birer detay olduğunu söyledi. Çelik, ''Biz bir gizli pazarlık içinde olmayız, gizli bir ajandanın sahibi olmamız söz konusu değildir. Böyle bir pazarlık da söz konusu değildir. Bunun herkes tarafından bilinmesi gerekiyor'' diye konuştu.
     Meclis'te süreçle ilgili bir değerlendirme komisyonu oluşturacağına ilişkin iddialarla CHP ve MHP'nin bu amaçla bir komisyon kurulması durumunda üye vermeyeceklerinin hatırlatılması üzerine Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:
     ''TBMM'de kurulan bir komisyona bir parti üye verir, birisi vermez. Veren partilerin üyeleri ile birlikte süreci götürürsünüz. Bu konuda bir kilitlenme söz konusu değildir. Biz de böyle bir dayatmaya gelmeyiz''
    
     -''MİT, başından beri zaten bu işin içerisinde''-
    
     MİT'in PKK'lıların sınır dışına çıkma sürecine gözlemcilik yapacağına ilişkin iddiaların anımsatılması üzerine Çelik, PKK'ın çekilmesiyle ilgili hükümetin veya MİT'in ilan ettiği bir tarih olmadığını söyledi. Çelik, PKK'nın çekilmesiyle ilgili MİT'in de işin içinde olacağını ifade ederek, ''MİT, başından beri zaten bu işin içerisinde. Bu herkes tarafından bilinir. Dolayısıyla Türkiye'yi terk edebilecek, sınır dışına gidecek, gitmesi gereken terörist grupların da gidişinden elbette MİT haberdar olacaktır. Türkiye'de istihbarat örgütü olmayacak da kim olacak- Bunun bir de yurt dışı boyutu var. Yurt dışından istihbarat alan tek kuruluşumuz da biliyorsunuz Milli İstihbarat Teşkilatımızdır. Bu açıdan elbette o işin içerisinde olacaktır'' diye konuştu.
    
     -''MHP'nin yönetimi de şu anda ulusalcıdır''-
    
     Çelik, ''CHP, daha önce sürekli çözüm sürecinde Meclis'in muhatap olmasını öneriyordu. Şimdi üye vermemesini nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna ise şu karşılığı verdi:
     ''Bir CHP klasiği olarak değerlendiriyorum. Bir anlamda CHP tam da bu dediğinizdir. CHP, daha önce çözüm sürecinde Meclisi işaret etmişti. Başbakan Erdoğan, daha önce CHP'ye 'Gelin bu işi ikimiz çözelim' demişti. 'Diğeri gelmezse biz yokuz'. Bu, muhali talep etmektir arkadaşlar. Zaten MHP baştan beri 'ben bu işin içinde yokum' diye ilan etmiş. MHP'yi bir şart olarak koşmak, 'ben de bu işin olmasını istemiyorum' demekle eş değerdir. CHP daha önce bunu istiyordu, ama çözüm süreciyle ilgili değerlendirme yapacak Meclis adına. Bu süreçte üzerine düşmekle görevli olan bir komisyona CHP niye karşı çıkar- Ben bunu akılla izah edemiyorum, niye karşı çıkar- Hani 'Bunu Meclis'te kuralım' diyordunuz. 'Eee MHP gelmiyor, ben de gelmiyorum'. Açıkçası ben bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Şimdi iki parti ulusalcılıkta birleştiler, işin ilginç tarafı bu. Ben eskiden beri söylüyorum MHP'nin tabanı, milliyetçi-muhafazakardır. Ulusalcılıkla, klasik milliyetçilik aynı şey değil. İki şeyi birbirine karıştırmayalım. Klasik milliyetçilik, manevi tarafı olan bir milliyetçiliktir. Ama ulusalcılık, bütün manevi sinirleri alınmış milliyetçiliktir. Bu, CHP'nin zaten milliyetçilik anlayışıdır. MHP'nin yönetimi de şu anda ulusalcıdır Dolayısıyla MHP'nin tabanın da MHP tavanından hoşnut olmamasının sebeplerinden birisi budur. Sayın Bahçeli ve ekibi böyle bir yol geliştirdiler, Allah yollarını açık etsin.''
    
     -DİSK'ten birisi listede yer alacak-
    
     Çelik, Akil İnsanlar heyetinde bulunan Vedat Ahsen Coşar'ın sonradan mazeret bildirerek heyetten çekildiğini ve DİSK adına heyette kimsenin olmayacağı yönündeki bir soru üzerine, ''Vedat Ahsen Coşar beyfendi aslında daha önce Sayın Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay'ın kendisiyle görüşmesi esnasında bunu Baro yönetimine götüreceğini ifade etmişti. 'Ben katılmıyorum ama böyle bir sorumluluk almaktan da' memnuniyet duyacağım' demişti. Çekilmesini normal karşılıyorum, tabii karşılıyorum, saygı duyuyorum'' diye konuştu.
     DİSK'in ise kurumsal olarak çekilmesinin söz konusu olmadığını belirten Çelik, DİSK'ten bir ismin daha sonra listede yer alacağını söyledi. Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     ''DİSK biliyorsunuz ayın 6'sında genel kurula gidecek. Ve DİSK yetkililerinin söylediği şey şudur, dün akşam da kendileriyle bu manada görüşmeler yapıldı. Dedikleri şey; 'biz genel kurula gideceğiz. Ve bizim genel başkanımız olarak şu anda kimin seçileceği belli değil. Orada seçim yapıldıktan sonra bizi DİSK olarak, kurumsal olarak orada bırakın, seçilecek kimse o gelsin bizi temsil etsin' şeklinde bir talepleri var. Biz bu talebi de saygıdeğer bir talep olarak değerlendiriyoruz. Dikkat ederseniz birilerinin düşündüğü gibi biz ısrarla birileri olmasın diye bir gayret içerisinde değiliz.''
     Çelik, Akil İnsanlar heyetinde, değişik toplumsal kesimleri temsil eden insanların bulunduğuna dikkati çekerek, ''Sivil toplum örgütlerin başındaki insanlar var. Ve bütün Türkiye'yi kucaklayacak, dediğim gibi Doğu'yu, Batı'yı, Güney'i, Kuzey'i, sağcıyı, solcuyu, Müslimi, gayrimüslimi, esnafı, tüccarı, sanatkarı,herkesi kucaklayacak orada bir yapı aslında vicdan sahibi olanlar olduğunu görürler'' ifadesini kullandı.
     Hüseyin Çelik, 5. Yargı Paketi ile ilgili bir hazırlık olup olmadığının sorulması üzerine, ''Ben böyle bir şey duymadım. Tabi yasama süreci dinamiktir, her an ihtiyaç olabilir. Bunun adı paket olur mu olmaz mı ama'' değerlendirmesi yaptı.
    
     -Yeni anayasa süreci-
    
     Bir gazetecinin, ''Yeni anayasa yapım sürecinde sizin açınızdan neler oluyor- Umudunuzu hala koruyor musunuz'' sorusu üzerine Çelik, şunları aktardı:
     ''Bu hafta sonu itibariyle, yani ayın 5'ine kadar bütün siyasi partiler bütün başlıklardaki taslaklarını komisyona verecekler. Bunu biliyorsunuz zaten. Yani bu şu demektir; her siyasi partinin anayasanın her bölüm ve alanla ilgili böylelikle biz ne düşündüklerini öğrenmiş olacağız. Bu önemli bir gelişme. Sonra ayın 8'inde sayın Başkanın başkanlığında tekrar Uzlaşma Komisyonu toplanacak ve son durumu değerlendirecek.''
     Son 3 ayda, 4-5 maddenin ancak geçilebildiğini hatırlatan Çelik, ''Açıkçası ben bu Uzlaşma Komisyonu'nun nisan sonu itibariyle de olsa, mayıs sonu itibariyle de olsa dört grubun üzerinde uzlaştığı bir taslak ortaya çıkarabileceği kanaatinde değilim. Bu konuda çok ümitli olmadığımı ifade etmek isterim. Ama AK Parti sonuna kadar bunu zorlayacaktır. Ve kesinlikle masadan kalkan taraf olmayacaktır. Ama bunun yapılabilirliğini gördüğü sürece de katkısını sunmaya devam edecektir. 325-326 milletvekili olan bir siyasi parti, 29 milletvekili olan bir parti ile orada eşit oranda temsil edilmeyi kabul ederek büyük bir fedakarlık örneği göstermiştir. Ama buna rağmen birileri ipe un seriyorsa, buna rağmen olması yönünde değil olmaması yönünde gayret gösteriliyorsa söylenecek bir şey yok'' ifadelerini kullandı.
     Yeni anayasa sürecinde, CHP'nin kendi içinde farklı şeyler söylediğini belirten Çelik, ''CHP'deki durum Anadolu Beyliklerine benziyor. Biri Candaroğulları Beyliği, birisi Germiyanoğulları Beyliği, birisi Karamanoğulları Beyliği. Niye, Osmanlı beylikleri toplayarak Devlet-i Aliyyeyi oluşturdu. AK Parti'ye bakın devlet-i aliyeye benziyor. Ama CHP maalesef hala fetret dönemindeki beylikler dönemini yaşıyor. Bir problemimiz de bu bizim'' diye konuştu.
    
     -''Grup Başkanvekilleri temasta bulunacak''-
    
     Çelik, ''Meclis'te Değerlendirme Komisyonuyla ilgili bir takvim var mı- Muhalefetle temasa geçilecek mi'' sorusu üzerine bu komisyonun oluşmasında grup başkanvekillerinin çalıştığını ve TBMM'de grubu bulunan 4 parti ile temasta bulunacaklarını söyledi. ''Şu şu partiler vermek istemiyor. Vermek istemeyince zorla alınmaz'' diyen Çelik, şunları kaydetti:
     ''O onların iradesiyle olabilecek bir şeydir. Bunun çalışmasıyla da ilgili olarak biliyorsunuz bu araştırma komisyonlarının belli bir süresi var. Eğer içtüzük gereği o süre yetmezse, TBMM Genel Kurulu o süreyi uzatabilir. Ama vaktinde darbeleri araştırma komisyonunda olduğu gibi süre yetmedi, süreyi uzatın denildiği zaman uzatılabiliyor. Böyle bir süreyi uzatmaya gerek olur mu olmaz mı ondan emin değilim. Hele bir çalışmaya başlasınlar, bir de bu süreç ümit ediyorum ki çok sürüncemeye kalmadan şekillenir. Bizim gruptan, AK Parti grubundan kimler buraya getirildi o henüz sanırım şekillenmedi ama en kısa zamanda şekillenir. Bu komisyona üye vermeleri için bu grup başkanvekillerinin yürüttüğü bir faaliyettir. Yani genel başkanlar düzeyinde böyle bir şey olabileceğini şu anda sanmıyorum. Ama grup başkanvekillerimiz o diğer bütün siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle elbette temasta bulunacaklar.''
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER