ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL32°C
Az Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 27 Şubat 2013 Çarşamba 22:39

"Millet yarasa denen birini başbakan yaptı"

"Millet yarasa denen birini başbakan yaptı"

Avusturya'da resmi temaslarını sürdüren Başbakan Erdoğan, MÜSİAD ve Wonder'in düzenlediği toplantıda konuştu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat sürecindeki baskıların bugün sona erdiğini belirterek, "Şimdi katsayı diye, başörtüsü diye bir problemimiz yok. Ama daha almamız gereken mesafe var. Bunun farkındayım." dedi. Bu konuda sabredilmesini isteyen Erdoğan, "Şimdi altını çiziyorum, unutmayın: Her kutlu doğum sancılı olur. Sağlıklı doğum 9 ay 10 günde olur. Erken olursa sıkıntılı olabilir. İnşallah bu sağlıklı doğum için de bu yürüyüşümüzü sabırla devam ettiriyoruz." diye konuştu.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da MÜSİAD ve WONDER'ın düzenlediği yemekli toplantıya katılan Erdoğan, 28 Şubat sürecinde kendi ülkesinde okuma imkanını bulamayan, Necip Fazıl'ın ifadesiyle ‘Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya' olan gençlerin yurtdışına gitmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Bu gençlerin, ‘Benim de okuma hakkım var, ben de hem inancımın gereğini yerine getireceğim hem de okuyacağım' diyerek Batı'nın kapılarını çalmaya başladığını dile getiren Erdoğan, "Bu süreç içerisinde yüzlerce, binlerce gencimiz Avusturya'da okumaya başladı. Burada eğitim-öğretimini yaptı. Yetişmiş insanlar olarak bu ülkelerin kurumlarında çalışmaya başladılar. Biz diyoruz ki artık bu yetişmiş beyinlerin kendi ülkesine dönmesi lazım. Dün parya olarak bakılan bu gençler şimdi kendi ülkesinde hizmet vermek suretiyle bu anlayışın nasıl ayaklar altına gömüldüğünü ispat etmesi lazım." diye konuştu.

"28 Şubat 1997 sürecinde yaşadıklarımız bu hayat karartan müdahalenin üzerinden 16 yıl geçmiş olacak. Bu karanlık dönemin mağdurları olarak hep birlikte bulunuyoruz ama artık bu aydınlık yarınlara dönüşüyor. MÜSİAD, 28 Şubat sürecinin en büyük mağdurlarından biri oldu. Bizzat şahsım ve çalışma arkadaşlarım o dönemin mağdurlarından olduk." diyen Erdoğan, okuduğu bir şiir bahanesiyle cezaevinde yattığını hatırlattı.

28 Şubat'ın mağduriyetini baba olarak da yaşadığını ifade eden Erdoğan, "Kızlarım başörtüsünden dolayı mağduriyeti yaşadı. Çocuklarım da kat sayıdan dolayı. Hepsi İmam-Hatip Lisesi mezunuydular." dedi. Erdoğan, şöyle devam etti: "Şimdi kat sayı diye, başörtüsü diye bir problemimiz yok. Ama daha almamız gereken mesafe var. Bunun farkındayım. Fakat sabırla inşallah, nasıl bugüne kadar sabrettiysek bu oldu. Bundan sonrası da olacak. Şimdi altını çiziyorum, unutmayın: Her kutlu doğum sancılı olur. Sağlıklı doğum 9 ay 10 günde olur. Erken olursa sıkıntılı olabilir. İnşallah bu sağlıklı doğum için de bu yürüyüşümüzü sabırla devam ettiriyoruz."

"ŞİMDİ O GENÇLER İKTİDARDA"

Türkiye'de okuma imkanları elinden alınan ve başörtüsü yasağıyla, katsayı uygulamasıyla istikballeri karartılmak istenen çocukların o süreçte yurtdışına çıkıp eğitimlerini tamamladıklarına dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: "Tabi bu süreç kolay bir süreç olmadı. 17 yaşında, ailesinden uzakta yaşamamış, maddi imkanları bulunmayan gençlerimiz başka seçenekleri olmadığı için buralara geldiler. Annesinin, babasının vergileriyle kurulmuş okullarda okuyamayan çocuklarımız gurbet yollarına düştüler. Gurbet yani garip kalmak. O garip ellerde onlar kendileri için yaşam mücadelesi verdiler. Hangi alanda? Bilim yolunda, ilim yolunda. Şehit dedelerinin mezarlarına mahzun maznun bakan çocuklarımız, kendi topraklarında okuyamamanın ezikliğiyle buruk şekilde, kırık bir kalple yollara revan oldular. O çocuklarımız gözyaşları içinde, vatan hasreti içinde bu yollara döküldüler. Nasıl ki bu sıkıntıları, bu acı tabloyu hazırlayanların bir hesabı varsa Rabbimin de hesabı var. Milletimin de hesabı var. Bundan 16 yıl önce üniversite kapıları yüzlerine kapatılan o çocuklar hakikaten onurlu bir direniş sergilediler, sabırla direndiler, çok çalıştılar ve işte bugün evet ülkeyi onlar yönetiyorlar. Ülkenin iktidarında şimdi onlar var. Bu yetkiyi onlara kimler verdi? Milet verdi. Demek ki millet doğruyu görüyor, görebiliyor. Bizim milletimiz de burada demokrasinin o çerçevesi içerisinde hakkı sahiplerine teslim etti. Türkiye'yi bir dönem üniversite kapısından çevrilen, Avusturya'ya ve diğer ülkelere okumaya gönderilen çocuklar şimdi büyütüyorlar."

"YARASAYI BU MİLLET BAŞBAKAN YAPTI"

Bu süreçte bazı siyasilerin söylemlerini de hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Başörtülüler gitsin, Suudi Arabistan'da okusun, dediler. Yıllarca bu ülkede milletimizin omzundan inmiyorlardı ve o ifadeyi kullandılar. Hatta daha da ileri gittiler ‘İmam Hatipliler yarasa ‘dediler. Yarasayı da bu millet başbakan yaptı. Muhtar bile olamaz, dediler. İşte o çocuklar bugün ülkelerini yönetiyorlar. Hem de gayet iyi yönetiyorlar. Ve şöyle son yüz yılın içerisindeki mukayeseleri yaptığınız zaman hiçbir dönemle mukayese edilmeyecek bir başarıyı görüyoruz."

Erdoğan'ın sözlerinden diğer öne çıkanlar şunlar;

76 milyon ferdin herbiri birinci sınıf vatandaştır. Biz yaradılanı yaratandan ötürü seviyoruz.

Türkiye'nin IMF'e borcunu sıfırladık, memeura KEY ödemelerini yaptık..

Türk lirasından 6 sıfırı attık. Birileri 'PArada 6 sıfır atsınlar Taksim'de anırırım demişti, şimdi o kişi köşesinde o işi yapıyor (Emin Çölaşan'ı kastediyor)

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER