ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Çok Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 11 Haziran 2013 Salı 22:00

"Kültürel çoğulculuk, ülke bütünlüğü aleyhine yorumlanabilir"


TBMM Anayasa Yazım Komisyonu,"Düzenleyici ve Denetleyici Kurullar", "Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve

Kamuyla İlişkili Haber Ajansları" ve "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu" başlıklı maddeleri yeniden müzakere etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop başkanlığında yapılan toplantıda, CHP ve MHP, "Temel hakların korunması, idari faaliyetlerin temel hak ve özgürlüklere uygun yürütülmesi ile piyasa ekonomisinin sağlıklı şekilde işlemesini sağlayacak biçimde ekonominin sektörel ölçekte düzenlenmesi amacıyla merkezi yönetimin hiyerarşisi dışında, kamu tüzelkişiliğine sahip düzenleyici ve denetleyici kurullar kanunla kurulabilir" önerisinde bulundu. AK Parti, düzenleme ve denetleme kurullarının, temel hak ve özgürlükler ile diğer alanlardaki işleyiş noktasında iyi yönetimin temel koşulu olarak kabul ettiğini ifade etti ancak ancak bunun anayasal değil, yasal düzey sorunu olduğunu belirtti.
Komisyon, kamu tüzelkişiliği olarak kurulan TRT, devletçe kurulan diğer radyo ve televizyon kurumları ile kamu tüzel kişilerinden yardım gören haber ajanslarının kuruluş ve çalışmalarının, özerklik ve yayında tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde, kanunla düzenleneceği; bu kurumların yayınlarında bilim, sanat, kültür, tarih ve haber alanlarını esas almasında mutabakat sağladı. BDP, kültürel çoğulculuğun anadilinde yayınlarla korunmasını sağlamasını da önerdi.
AK Parti, TRT ve RTÜK'ün kanunla düzenlenebileceğini kaydetti.

"Kültürel çoğulculuk, ülke bütünlüğü aleyhine yorumlanabilir"

Komisyonun, benimsediği "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu" başlıklı maddeye göre, radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulan RTÜK, çoğulculuk, özerklik ve tarafsızlık ilkelerine bağlı olarak çalışacak.
BDP, burada da kültürel çoğulculuğun anadilinde yayınlarla korunmasını sağlayacak şekilde çalışmasını istedi. MHP ise "kültürel çoğulculuk" ibaresine, ülke bütünlüğü aleyhine yorumlanabileceği kaygısıyla karşı çıktı.
Komisyon, Kurul'un, 15 üyeden oluşmasını, bu üyelerden 9'unun TBMM tarafından, her siyasi parti grubuna en az bir üye düşecek şekilde güçleri oranında temsil edilmek üzere gösterecekleri adaylar arasından salt çoğunlukça seçilmesini; 6 üyenin, en az 10 yıl görsel ve işitsel medya alanında çalışan, biri hukukçu, diğerleri ilgili meslek örgütü mensupları arasından kurayla seçilmesini benimsedi. BDP, 6 üyenin 2'sinin kadın ve engelli örgütleri tarafından belirlenmesi önerisinde bulundu.

Komisyonun benimsediği diğer düzenlemelere göre, hür ve demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olan basın, hiçbir şekilde sansür edilemeyecek.
Süreli veya süresiz yayın yapmak ve bu amaçla basımevi kurmak, önceden izin alma ve mali teminat yatırma gibi basın hürriyetini engelleyen şartlara bağlanamayacak.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetinin kullanılmasını, kamuoyunun serbestçe oluşmasını ve medyada çoğulculuğu sağlayacak tedbirleri alacak.
Radyo ve televizyon istasyonu ve haber ajansları kurmak ve işletmek serbest olacak. Radyo, televizyon, sinema veya bilişim yoluyla yapılan yayın işletmeleri izin sistemine bağlanabilecek. CHP ve BDP, Türkçe dışındaki dillerde yayın yapılması kanunla düzenlenmesini istedi.

CHP ve MHP milli güvenliğin; AK Parti ve MHP kamu düzeninin, genel ahlakın basın hürriyetinin kullanılmasında sınırlanabileceğini önerdi. Basın hürriyetinin kullanılmasında, başkalarının haklarının korunması ile şiddetin teşviki veya övülmesinin, kişiler arasında kin ve nefret duygularının oluşturulmasının önlenmesi sebepleriyle sınırlanması hükmünde ise mutabakat sağlandı.

Kanunla belirtilecek sınırlar içinde, yargılamanın amacına uygun olarak yapılabilmesi için hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, yayım yasağı konulamayacak.

Özel hayatı ihlal eden yayınlar

Süreli ve süresiz yayınların toplatılması; sayılan sınırlama sebeplerinden birinin varlığı halinde veya çocukların cinsel istismarının önlenmesine yönelik olarak kanunun açıkça gösterdiği suçlarda ancak hakim kararıyla yapılacak. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla toplatılacak. Bu karar, alınmasından itibaren en geç 24 saat içinde yetkili hakime sunulacak. Hakim bu kararı, alınmasından itibaren en geç 48 saat içinde onaylamazsa toplatma kararı kendiliğinden kalkacak.

Yayınların dağıtımı ancak hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla önlenebilecek. Bu karar, alınmasından itibaren en geç 24 saat içinde yetkili hakime sunulacak. Hakim bu kararı, alınmasından itibaren en geç 48 saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı kendiliğinden kalkacak.
Süreli veya süresiz yayınlara el koyma, özel hayatı açıkça ihlal eden ya da suç delili olarak gösterilen yayınlar dışında yasak olacak.

Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçlarına suç aleti olduğu gerekçesiyle el konulamayacak ve bunlar müsadere edilemeyecek veya işletilmekten alıkonulamayacak.
Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından eşitlik ve adalet ilkelerine uygun olarak yararlanma hakkına sahip olacak. Bunun şartları ve usulleri haber alma hakkı ve kamuoyunun serbestçe oluşumu esas alınarak kanunla düzenlenecek.

Gazetecilik mesleği ile ilgili düzenlemeler, sendikal hak ve özgürlüklerin serbestçe kullanılması, basın özgürlüğünün etkili biçimde gerçekleşmesi ve kamuoyunun serbestçe oluşumu esas alınarak kanunda gösterilecek.

 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER