ÖNE ÇIKANLAR :
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 29 Ocak 2013 Salı 15:10

Kılıçdaroğlu yine o fıkrayı anlattı

Kılıçdaroğlu yine o fıkrayı anlattı

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup başkanvekili iken anlattığı fıkrayı 2 yıl sonra yeniden anlattı. İşte o fıkra:


Naime Gündüz'ün haberi - YAZETE.COM

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "en sevdiğim" dediği fıkrayı 2 yıl sonra yine anlattı. CHP lideri olmadan önce katıldığı panellerde sık sık anlattığı fıkrayı bu kez CHP grup toplantısında genel başkan olarak anlattı.

İşte grup toplantısına katılan CHP'lileri güldüren fıkra:

"Birisi bakmış ki, duvarda milyarlarca saat var. 'Bunlar ne saatidir' diye sormuş. 'Dünyada herkesin bir saati var kardeşim, kim yalan söylerse onun saatinin yelkovanı oynuyor', diye cevap almış.

Bakmış ki, duvardaki bir saatin akrep ve yelkovanı 12'nin üzerinde durmuş. Ve 'bu kimin saati' demiş. 'Türkiye'de bir Mustafa Kemal var, hiç yalan söylemiyor, bu onun saati' demişler.

Sonra, Mao'nun, Lenin'in saati hangisi falan diye sorarken, 'Bizde bir de Tayyip Erdoğan vardı, onun saati hangisi' demiş. Melek diyor ki; 'Vallahi onun saatini Azrail aldı. Biliyorsunuz, cehennem çok sıcak orada onu vantilatör olarak kullanıyormuş' diyor.''

"BİZ KİMLİK SİYASETİ YAPMIYORUZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir zaman etnik kimlik siyaseti yapmadıklarını, yapanları aşağıladıklarını söyledi.

Partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yapılan operasyonu eleştirdi. "Sabahın köründe niye baskın yapıyorsunuz? Arayıp çağırırsınız. Sabahın köründe basıyorlar ama önceden de medyaya haber veriyorlar." diyen Kılıçdaroğlu, "Bunların adalet anlayışı bu. Devleti yönetmek farklı bir şey. Devlet bir tüzel kişiliktir. Güç paylaşılmıştır devlette ki bir egemen güç çıkmasın. Çağdaş demokrasilerde medya bunun için vardır. Adalet anlayışının içinin boşaltılmaması için vardır. Siz bunları elinizin tersiyle iterseniz karşınıza CHP çıkacaktır. Hayır sen istediğini yapamazsın. Yarın Eskişehir'e gideceğim. Belediye başkanımızı ziyaret edeceğim. Haysiyet cellatlarına izin vermeyeceğiz. Bir şeyden emin olun. Demokrasi ve özgürlük evet insan hakları evet baskıya hayır zulme hukuksuzluğa hayır. Bunlara hayır diyeceğiz. Keyfiliğe izin vermeyeceğiz. Eskişehir halkı büyükşehir belediyesinin hizmetlerinin arkasındadır. Yılmaz Büyükerşen'e sonuna kadar sahip çıkmışlardır. Buradan hepsine teşekkür ediyorum." dedi.

Parti olarak hapishane raporu hazırladıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, cezaevlerinin durumlarının iyi olmadığını ifade etti. Bir ülkede özel yetkili mahkemeler, sıkı yönetim mahkemeleri, adı ne olursa olsun özel mahkemeler varsa orada adalet olmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, bu özel mahkemelerin siyasi otoritenin sopası olduğunu ifade etti.

İzmir'deki casusluk operasyonuna değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Bir ara bir ajan meselesi çıktı. Şimdi çok daha ağır olanı örgüt olmaktan örgüt elemanı olmaktan yüzlerce subayı örgüt kuran ya da elemanı olarak değerlendirirsen burası TSK'nın moral değerlerini alt üst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar? Ben 6 ay önce güvenlik güçlerinin moral değerleri çok önemlidir, morallere önem vereceğiz. Gözünüz aydın artık bir darbecimiz daha var. Bu mahkemeler olduğu sürece bu yargılamalar olduğu sürece bu şikayetlerin arkası gelecektir. O mahkemeler adalet dağıtmıyor, adaletsizlik yapıyor. Doğu Akdeniz'e deniz kuvvetlerini gönderemiyor artık. Doğalgaz küpü var. Savaş ilan edecekti. Gemi bile gönderemiyor. Onun için yeni bir süreç başlatmak zorundayız."

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) da cevap veren Kılıçdaroğlu, "Biz Anayasa'ya göre hukukun üstünlüğüne göre HSYK'yı bağımsız bir yer olarak görüyoruz. Eğer siz bizi eleştirmeyi her eleştiriden sonra görev sayıyorsanız yanlış adrestesiniz. Bu ülkenin Başbakanı kalktı yargıya talimat verdik dedi neden sesiniz çıkmadı? Siyasi otoriteden talimat alan bir kurumun bağımsızlığı dünyanın her tarafında tartışılır. Defalarca örnek verdik uzun tutukluluk sürelerinden. Anlayış değişecekmiş yargıç karar verecekmiş. Kayseri'de olan rüşvet defterini görmeyen yargıca siz ne yaptınız? Kalkacaksınız eleştireceksiniz, eleştirmenin bedeli sayın Saygı Öztürk'e bir yazıydı. Bunların tutukluluklarının devam etmesi diye. Önce Saygı Öztürk'ü aradım. Bu haberi çek ettiniz mi dedim. HSYK o yargıcı çağırıp sana Ankara'dan kim telefon etti diye sordu mu? Ne yapıyor bizi eleştiriyor. Sen önce yargıç olmanın gerekliliğini yap. Siyasi iktidarın çömezliğini yapma." ifadelerini kullandı.

CHP'nin programlarını değişen dünyaya uygun olarak yenilediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, her dönem darbelere karşı çıktıklarını belirterek bu ülkede barışı ve huzuru kurmak istediklerini vurguladı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Anadilde savunma diye bir yasa geldi. Adı yanlış. Bunun adı savunma hakkıdır. Avrupa'da binlerce çocuk var. Türkiye'ye geldiklerinde nasıl savunacaklar kendilerini? Almanya'dan gelen Almanca İngiltere'den gelen İngilizce savunacak. Avrupa insan hakları sözleşmesinde böyle anlaştık. Dar alana sıkışıp politika yapmak doğru değil. Bunun bize de yararı olmaz ülkeye de. Hiç bir zaman etnik kimlik siyaseti yapmadım. Yapanları aşağıladık." 
 

KAYNAK:
yazete.com
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER