02 Eylül 2014 | Salı


İşte Gezi Parkı eylemcilerinin istekleri


Başbakan vekili Bülent Arınç'la görüşen Gezi Parkı direnişçileri taleplerini hükümete ve kamuoyuna duyurdu.


Giriş: 05 Haziran 2013 Çarşamba 12:16 - Güncelleme: 05 Haziran 2013 Çarşamba 14:40

Başbakan Vekili Bülent Arınç'la görüşen Taksim Dayanışması üyeleri ilettikleri talepleri bir basın açıklamasıyla kamuoyuyla paylaştılar. 5 ana maddede toplanan taleplerin Gezi Parkı'nın Park olarak kalması ilk talep olarak yer aldı.

Taksim meydanındaki yayalaştırma çalışmaları ve Gezi Parkı'nda Topçu Kışlası ve alışveriş merkezi yapılması için ağaçların kesilmesine karşı başlayan ve polisin sert müdahalelerinin ardından tüm yurda yayılan gösterileri düzenleyen eylemciler taleplerini duyurdu.

Bugün Başbakan yardımcısı ve Başbakanvekili Bülent Arınç'la görüşen ve Gezi Parkı direnişinin başından beri sürecin içinde yer alan 'Taksim Dayanışması' adına hazırlanan ve hükümetle kamuoyuna seslenen bildiride, Gezi Parkı'na müdahalenin “özel hayatlara müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı, gösterilerin de iktidarın bu tutumuna karşı verilmiş büyük bir toplumsal tepki olduğu belirtildi.

Taksim Dayanışması, Gezi Parkı'nda Topçu Kışlası ya da başka bir isimle herhangi bir yapılaşma olmayacağının resmen açıklanmasını, gösterilerdeki şiddetten sorumlu olan yetkililerin yargılanmasını ve gözaltındaki herkesin serbest bırakılarak haklarında hiçbir işlem yapılmamasını da içeren 6 temel talepte bulundu.

Taksim Dayanışması’nın Hükümet ve kamuoyuna yönelik talep metni şöyle:

Türkiye Cumhuriyet Hükümeti ve Kamuoyuna...

27 Mayıs 2013 tarihinde saat 22.30 sularında Taksim Gezi Parkı'nın fiilen yıkılması girişimi sonrası yaşanılan toplumsal duyarlılık karşısında hükümetin izlediği polis şiddeti nedeniyle başta Taksim İstanbul olmak üzere bütün yurtta, yurttaşlar demokratik tepkilerini ortaya koymaktadır. Öncelikle hayatını kaybeden yurttaşların ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan binlerce yurttaşımıza acil şifa dileklerimizi iletmek istiyoruz.

Ne yazık ki, toplumun en temel demokratik ve insan hakkı olan taleplerinin barışçıl ve demokratik şekilde ortaya konmasına karşın iktidar şiddet, baskı ve yasakçı politikalarına devam etmektedir. Tek bir yurttaşımızın burnunun kanamadığı, gerilimlerin ortadan kalkarak demokratik taleplerin dillendirilebildiği bir toplumsal iklime bir an önce kavuşmak için yoğun çaba harcadığımızın bilinmesini isteriz.

Bu nedenlerle; Taksim Dayanışması olarak aşağıdaki taleplerin Hükümet tarafından bir an önce yerine getirilmesi için somut adımların atılmasını bekliyoruz.

- Gezi Parkı, Park olarak kalmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağına, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılmasını,

- Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına ilişkin girişimlerin durdurulmasını,

- Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce, insanın yaralanmasına, Mehmet Ayvalıtaş ve Abdullah Cömert adlı iki yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan sorumlular, başta İstanbul, Ankara , Hatay Valileri ve Emniyet Müdürleri olmak üzere tüm sorumluların görevden alınmasını,

- Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanmasını,

- Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını,

- 1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini; ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını

TALEP EDİYORUZ.

Bunun yanı sıra; 27 Mayıs 2013 saat 22.30'dan bu yana ülkemizin meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında ve tüm kamusal alanlarında yükselen tepkilerinin içeriğinin, ruhunun, beklentilerinin, taleplerin yetkililer tarafından fark edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşananları “marjinallikle” açıklamaya çalışmak görmezlikten gelmek anlamına gelir. Gezi Parkına müdahale ile simgeleşen iktidar anlayışının yurttaşlarımızda “özel hayatlarına müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı ve buna kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile büyük bir toplumsal tepki gösterdikleri; “biz varız, buradayız ve taleplerimiz var” biçiminde yanıt verdikleri görülmektedir.

Yükselen bu tepkinin içeriğinin; “başta 3. Köprü ve HES'ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların, ülkemize ve bölgemize ilişkin savaş siyasetine karşı duruşun ve barış talebinin, Alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin, kentsel dönüşüm mağdurlarının haklı taleplerinin, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakar erkek politikalarına karşı yükselen sesin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadelenin, yurttaşların eğitim ve sağlık hakkına ulaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması istemleri” olduğunu iktidar sahiplerine iletmek istiyoruz. 

Ajanslar

‹‹ Önceki Haber

Tuncay Özkan'a CHP'ye geçiyor

Sonraki Haber ››

Tan, DTK Başkanlık Divanı'ndaki görevinden istifa etti


0



Kullanıcı yorumları

Bu habere toplam 89 yorum eklenmiştir.


Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.
  • 0 -

    Tunahan cinar  01 Temmuz 2013, Pazartesi 19:38

    Bir musluman inanan bir insan bu olaylara karismaz bu karisan zuppe cocuklari kime hizmet ediyor acaba
  • 2 -

    kürşat şahin  07 Haziran 2013, Cuma 13:14

  • 5 -

    atilla  07 Haziran 2013, Cuma 11:50

    ey kanunsuz eylem yapan ''mutlu musunuz, 1 milyar dolar kaybettik” terör örgütleri ile elele verdiniz onları mutlu ettiniz yüzleri gülüyor sayenizde.
  • 3 -

    Adem KILINC  07 Haziran 2013, Cuma 09:43

  • 4 -

    kadir demir  07 Haziran 2013, Cuma 09:36

    referanduma gidilsin, kaybedenden yapılan masraf alınsın.en demokratik yol.
  • 3 -

    metin yılmaz  07 Haziran 2013, Cuma 09:03

  • 3 -

    unal inler  06 Haziran 2013, Perşembe 21:15

  • 0 -

    bates  06 Haziran 2013, Perşembe 18:54

    ertan yormaz, özgürlük olsaydı yapılan eyleme polis müdahalesi olmazdı gülüm :) Merak etme Yüce Allah sana orada içki içildi diye bela vermez çok müslümansın ya sen (Güya!).
  • 3 -

    misafir misafir  06 Haziran 2013, Perşembe 17:36

  • 4 -

    Kübra  06 Haziran 2013, Perşembe 15:53