ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL21°C
Hafif Sağanak Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 16 Nisan 2013 Salı 23:28

''İslam'ın neresinde yazıyor''


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, anayasa ve yasalar çerçevesinde toplumu din konusunda aydınlatma görevini yerine getirdiğini, bunu yaparken de anayasa ve kanunlara uygun hareket ettiğini bildirdi.
     Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularına, Hükümet adına yanıt verdi.
     Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı işbirliğiyle düzenlenen vekalet yoluyla kesilen kurbanlıkların fiyatlarının, ülkeler bazında ve bölgesel olarak kurbanlık hayvanın kilosuna göre değişiklik gösterdiğini belirtti.
     Hac dönemindeki aşırı istihdam nedeniyle hacıların zorlandıkları konuların başında kurban kesim işleminin geldiğini ifade eden Bozdağ, Mina ve çevresindeki şartlar nedeniyle hacıların kendi imkanlarıyla, yalnız başına bu görevi yerine getirmelerinin neredeyse imkansız olduğunu kaydetti.
     Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu alanda gerekli çalışmaları yaptığını, 2011 yılı haccına katılan vatandaşların kurban bedelini, daha Türkiye'deyken banka emanet hesabına yatırmalarını teşvik ettiğini ifade ederek, ''Böylece kurban bedellerine istinaden topluca kesim yapmak üzere, İslam Kalkınma Bankası ile protokol yapılmıştır. Başkanlığımızca haccın en yoğun günlerinde oluşturulan kurban kesim ve takip ekibi tarafından hacılarımızın kurbanlarının hijyenik ortamda topluca kesimi sağlandı'' dedi.
    
''İslam'ın neresinde yazıyor''
    
     Türkiye'nin temel politikasının, ''Yurtta sulh cihanda sulh'' olduğunu dile getiren Bozdağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin, hiçbir ülkenin topraklarında gözünün olmadığını, hiçbir ülkeye savaş açma düşüncesi, niyetinin bulunmadığını vurguladı.
     Bozdağ, Suriye'de, yönetimin zulmü olduğunu dile getirerek, ''Suriye yönetimi, kendi ülkesinde yaşayan insanlara denizden gemilerle, havadan uçaklar, helikopterlerle, karadan tanklarda ölüm yağdırmaktadır. Böylesi yönetimin zulmüne maruz kalan ve orada hayatını kaybeden haksızlığa uğrayan bu insanların hakkını, hukukunu dile getirmek, bu zulme karşı durmak, bugüne kadar bütün haksızlıklar ve zulümler karşısında durmayı şiar edinen Türkiye Cumhuriyeti'nin geleneksel politikasıdır. Biz de bu politikayı sürdürüyoruz. Suriye yönetimi ölümlere son verinceye kadar, buradaki haksızlık, hukuksuzluk bitinceye kadar Türkiye'nin tavrı değişmeyecektir. Orada yüz bini aşkın insan hayatını kaybetti. Kendi vatandaşı, kendisi gibi Müslüman olan yüz bin insanı, kadın, çocuk, yaşlı demeksizin ölüme göndermek İslam'ın, Kuran'ın neresinde yazıyor. Bunu Beşar Esad'a sormanız daha isabetli olur'' diye konuştu.
     Diyanet İşleri Başkanlığı'na camilerin sadece yönetimlerinin verildiğine işaret eden Bozdağ, camilerin gelirleri, ihtiyaçlarına ilişkin konuların, dernekler, vakıflar tarafından yerine getirildiğini anımsattı. Bozdağ, Diyanet'in, talep halinde, zaman zaman imkanları ölçüsünde kısmi desteklerde bulunduğunu dile getirdi.
     Bozdağ, anayasal kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirdiğini kaydetti.
     Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, anayasa ve yasalar çerçevesinde toplumu din konusunda aydınlatma görevini yaptığını vurgulayan Bozdağ, ''Bu görevini yaparken de anayasa ve kanunlara uygun hareket ediyor'' dedi.
     Bozdağ, hutbelerin, il hutbe komisyonları tarafından hazırlanıp, okutulduğunu belirterek, Suriye yakınlarındaki il ve ilçelerde görev yapan imam ve vaizlerin, El Kaide mensupları veya başka bir terör örgütü tarafından vaaz vermeleri konusunda baskıya maruz kaldığı iddiasının doğru olmadığını bildirdi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER