ÖNE ÇIKANLAR :
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 03 Temmuz 2013 Çarşamba 14:41

"Hükümetin önümüze koyduğu bir öneri yok"


BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, “Bugün basına yansıyan şeyi, hükümetin resmi paketi olarak kabul edip bunun üzerinden bir değerlendirme yapmayacağım. Yaptığımız bu görüşmelerde bugün basına yansıyan maddelerle ilgili önümüze konulmuş bir öneri yoktur.” dedi.

BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, Barış İçin Kadın Girişimi heyetini Meclis’te kabul etti. Kışanak burada çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kışanak, “Üç aşamalı çözüm yaklaşımı konusunda birinci aşama bitti mi bitmedi mi, ikinci aşama nerede başladı, nerede başlayacak? Bu konuda ne yazık ki biraz politik, biraz siyasi manevra alanı yaratan bir tartışma alanı var. Bunu biz problem alanı olarak görüyoruz. Şöyle kodlanmaya çalışılıyor: Birinci aşama gerillanın geri çekilmesi, ikinci aşama demokratikleşme. O bitmedi ki diğerine başlayalım dediği an gerilla geri çekilmezse bu ülkeye demokrasi gelmeyecek oluyor ve bu ciddi bir problem.” diye konuştu. Geri çekilmenin sorunsuz devam etmesi konusunda şu ana kadar izlenen yolun sadece hükümetin siyasi taahhütte bulunması olduğunu söyleyen Kışanak, “Süreç başladı fakat sağlıklı ilerletilebiliyor mu dersek bu konuda sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Zaman zaman da bu kamuoyuna yansıdı. Bazı bölgelerde askeri hareketlilikler var. İnsansız hava araçları çalışmalarını sürdürüyor. Bu konuda kısmı sıkıntılar var bunun gözlenmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

KORUCULUK SİSTEMİ

Koruculuk sistemine değinen Kışanak, “Sivil yaşamın içinde elinde silah bulunan 80 bin insan var. Koruculuk böylesine büyük bir problem alanı. Bu konuda somut adımların atılmaması geri çekilme sürecinde de sıkıntı yaratan bir durumdur. Ayrıca geri çekilme sürecinden sonraki yaşamımızda da sıkıntı yaratmaya devam edecek bir durumdur. Bir yol yöntem bulunarak bu silahları bu sivil insanların elinden alınması ve sivil yaşamın içindeki bu silahların artık devreden çıkartılması gerekiyor.” dedi.

“EVET, BİZE SORACAKSINIZ, İNSANLARA SORACAKSINIZ.”

Karakol inşaatlarının güven sorunu yarattığını kaydeden Kışanak, şöyle devam etti: “Acaba daha büyük bir savaşa hazırlık mı var algısı yaratıyor. Bu da geri çekilme sürecini yavaşlatan etkenlerden birisi. Bu nedenle karakollar konusunda barış için kadın girişiminin, sivil toplum örgütlerinin hep birlikte bir formül bulması gerekiyor. Bir çözüm yaklaşımı açığa çıkarması gerekiyor. Siyasi tartışma ile çözülebilecek bir şey değil. ‘Ülke güvenliği için ihtiyacımız var tabi ki kuracağız, bunu size mi soracağız’. Evet, bize soracaksınız, insanlara soracaksınız. Yani insanların hayatında yer işgal eden onların gündelik hayatlarını etkileyen bir yapılaşma içindeyseniz bir parça insanların bu konudaki itirazlarına dikkat edeceksiniz. Bizi bu konuda bulduğumuz temel kriter şudur: bir, evrensel olarak militarist politikaların mümkün olduğu kadar azaltılması gerektiğini düşünüyoruz. Yani savaşlara, karakollara, silahlanmaya yatırılacak paranın eğitime, sağlığa, insanların hayatını kolaylaştıracak çalışmalara ayrılması gerektiğini düşünüyoruz. İkincisi Türkiye’nin Batısı’nda bu işin kriterleri neyse, Doğu’sunda da bu olsun. Doğu’sunda özel bir tehlike varmış algısı ile hareket edilmekten vazgeçilmeli. Çünkü kalıcı barışa gidiyorsak buna dair gelişmelerin olması lazım”

BAKANLAR İLE GERÇEKLEŞTİRİLEN MİNİ ZİRVE

Kışanak, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. BDP Grup Başkan Vekilleri İdris Baluken ve Pervin Buldan’ın, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile yaptığı görüşmenin hatırlatılması üzerine Kışanak, “Biz BDP olarak diyalogu, görüşmeleri , birlikte çözüm arayışını her aşamada zorladık ve zorlamaya devam edeceğiz. Başka bir yolu yok. Ne BDP’nin ne CHP’nin ne de AKP’nin tek başına bu kadar devasa bir sorunu çözme şansı yok. Biz diyalogu, üzerinde müzakere etmeyi sorun çıkan konularda birbirini anlamayı dinlemeyi çok önemsiyoruz ve bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz. Arkadaşlarımızın dün yaptığı görüşme de böyle bir görüşmeydi.” dedi.
Birkaç nedenle bu görüşmeyi yapmaya ihtiyaç duyduklarını söyleyen Kışanak, “Bunlardan birisi, siyasi atmosfer giderek geriliyor. Bunun sokaktaki karşılığı da var. Arka arkaya partimizin düzenlediği birkaç etkinlikte polis müdahalesi ve saldırısı oldu. Bunun üzerine de bir Lice’deki ölümlü saldırı gerçekleşince, bir gerilim oluştu. Bu gerilimi bu tansiyonu düşürmek için neler yapılabilir, bunları konuşmak istiyoruz. Bu görüşmenin ana konularından birisi buydu.” diye konuştu. Lice’deki ölümlü olayla ilgili hükümetten ciddi beklentileri olduğunu aktardı.
Bundan sonra yapılacak eylemlerde benzer tutumların gerilimi daha da tırmandıracağını söyleyen Kışanak, “Partimizin yaptığı yürüyüşlerin, mitinglerin demokratik çerçevede gerçekleşmesi için büyük gayret ve çaba içinde olduğumuzu, kendilerinin de engelleyen, kışkırtan, çatışma ortamı yaratan polis tutumunu engellemeleri gerektiğini ifade ettik.” dedi.
Meclis’in birkaç gün sonra tatile gireceğini hatırlatan Kışanak, “Biz BDP olarak asla Meclis’in bu sene bu kadar önemli bir süreç varken tatile girmesini doğru bulmuyoruz. Ancak buna rağmen, tatile girip girmeyeceğini Parlamento’da çoğunluğu elinde bulunduran AKP karar veriyor. Öyle gözüküyor ki önümüzdeki günlerde Parlamento tatile girecek. Peki bu arada ne olacak? Yeni hem olası sorun alanlarına müdahale konusunda nasıl bir mekanizma olacak? Hem Parlamento’yu gerektiğinde olağanüstü toplantıya çağırabilecek bir mekanizmamız olmalı, hem Parlamento açıldığında yapılacak işlerin hızlı bir şekilde hazırlanması ve önüne getirilmesi gerekiyor. Bu konularda mutlaka bir diyalog, komisyon, istişare çalışmasına ihtiyacımız var. Grup Başkanvekillerimiz ile birlikte böyle bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğini arzu ediyoruz. Biz bu konuda diğer partilerin de böyle bir tutum ve yaklaşım içinde olması gerektiğini, bu yazı bu ülkenin bu kadar ağır sorunları, önünde yapması gereken ödevler varken, üç ay tatil gibi gidilmemeli. Herkes çaba sarf ederek bu zamanı nasıl iyi değerlendirebiliriz ve barış sürecini ilerletecek hangi adımları nasıl atabilirizin üzerine çalışmaların yoğunlaşması gerektiğini düşünüyoruz. Dünkü görüşmelerimiz bu konularla ilgiliydi. Arkadaşlarımız yaptıkları bu görüşmede hükümetin de bu konu üzerinde duracağını, tartışacağını ve bu konuda bir çalışma ortamı yaratılması için kendilerinin de bir yaklaşımı olacağını ifade etmişler. Bundan memnuniyet duyduk. Bunun mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELERDE ÖNÜMÜZE KONULMUŞ BİR ÖNERİ YOK.”

Hükümetin demokratikleşme paketine yönelik dünkü grup toplantısında dile getirdiği eleştirilerin hatırlatılması üzerine Kışanak, “Bugün hala basında kulis bilgilerle mi, yönlendirme bilgilerle mi nasıl yapıldığını bilmediğimiz, kaynağı belli olmayan haberler var. Biz şunu arzu ediyoruz, hükümet bu görüşmelerimizde bizim önümüze koysun. Bu paketi çıksın kamuoyuna açıklasın. Biz de ne önerdiklerini ne yapacaklarını bilelim, ona dair görüş ve önerilerimizi söyleyelim. Eksik gördüğümüz yerlere tamamlayalım, yanlış gördüğümüz yerleri eleştirelim, katkımızı sunalım. Böyle bir şey yok henüz. Ben bugün basına yansıyan şeyi, hükümetin resmi paketi olarak kabul edip bunun üzerinden bir değerlendirme yapmayacağım. Yaptığımız bu görüşmelerde bugün basına yansıyan maddelerle ilgili önümüze konulmuş bir öneri yoktur. Bu nedenle basında çıkan maddeler üzerinden bir değerlendirme yapmayacağım.” dedi.
Dünkü görüşmelerde terörist başı Abdullah Öcalan’ın durumunun da gündeme gelip gelmediği ile ilgili Kışanak, “Görüşme tamamen ihtiyaçları ve yöntem konusundaki önerilerimizi ifade ettiğimiz bir görüşmeydi. Herhangi bir siyasi konuda istişare yapılmadı.” ifadesini kullandı.

ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARI

Anayasa Mahkemesi’nin uzun tutukluluk süreleri ile ilgili verdiği kararın hatırlatılması üzerine Kışanak, “Önemli bir karardır. Çünkü yargılama bitsin, bütün hukuki aşamalar tamamlansın, ondan sonra gel bana ben uzun süre tutuklu kaldım demek, manasız ve mantıksızdır. Geciken adalet adalet değildir. Zamanında gerçekleşmesi için yapılması gereken buydu. Bu nedenle alınan karar önemlidir, doğrudur. Başka konularda da illa ki tüm yargı süreçleri bittikten sonra başvurabilirsin demek adaleti geciktiren bir durum olacaktır. Bununla ilgili bazı çalışmalar daha yapılmalı ve bazı konularda da aynı yaklaşım ve tutum gösterilmelidir.” cevabını verdi.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER