ÖNE ÇIKANLAR :
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 15 Ocak 2014 Çarşamba 14:48

Erdoğan'dan Büyükelçilere 1915 uyarısı

Erdoğandan Büyükelçilere 1915 uyarısı

Başbakan Erdoğan, Büyükelçileri sözde Ermeni soykırımı hakkında uyardı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, büyükelçiler konferansında konuştu. Erdoğan konuşmasında 1915 olaylarının yüzüncü yıl dönümü olan 2015 tarihine dikkat çekti.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Önümüzdeki yıl Ermeni olaylarının yüzüncü yılı olacak. Ermeni diasporası bunun için kara progpagandaya başlayacak. Bu nedenle 2015'e iyi hazırlanmamız gerekiyor.

Tarihimiz açısından 1923'ü sıfır noktası olarak alabilmemiz mümkün değil. Osmanlı'nın kuruluş tarihini de sıfır noktası olarak ele alamayız. Bizim tarihimiz asırları aşan bir tarihdir. Yakın tarihi de unutturmamak zorundayız. Yakın tarihi unutturmak adeta cinayettir.

'İKİ ÖNEMLİ HUSUS VAR'

Bu savaştaki en önemli devlet olan Osmanlı’nın bakiyesi bir devletin büyükelçisi olarak etkinliklere katkı sunmanızı rica ediyorum. İki önemli husus var. Önümüzdeki yıl da 1915’in yüzüncü yılına ulaşacağız. 1915 olayları olarak bilinen hadiselerin de yüzüncü yıl etkinliklerine şahit olacağız. Ermeni diasporası 1915 olaylarını farklı ve tek yanlı aksettirmek, siyasi kampanyaya dönüştürmek için hazırlıklarını yapıyor. Bu kara propagandaya karşı dik duruş sergileyeceğiz.

‘BUGÜNÜ ANLAMAK TARAİHİ İYİ OKUMAKTAN GEÇER’

Kökü olmayan, kökünü reddeden bir millet öz kimliğini de reddeder ve kimliksiz kalır. Tarihleri unutturulan milletler, köklerini unutmuş talihsiz milletlerdir. Bizde zaman zaman bu yönde girişimler olmuştur. Tarih farklı şekilde yazılmak istenmiş, unutturulmak istenmiştir. Bu aziz millet yalan söyleyen tarih karşısında aldananlardan olmadı. Bugünü anlamanın bugünü analiz etmenin özellikle de bugünün güncel sorunlarına çözüm bulmanın en önemli yollarından biri tarihi iyi okumaktan geçer.

‘YAKIN TARİHİ UNUTMAK CİNAYETTİR’

Evet Birinci Dünya Savaşı’nın askeri ve idari sonuçlarını iyi analiz etmeyen biri, bugünü anlayamaz, sağlıklı şekilde analiz edemez. Bizim dış politikamız, birinci dünya savaşı ve öncesi es geçilerek asla şekillendirilemez. Önceliği yok sayarak 1923’ü sıfır noktası almak mümkün değildir. Bizim asırlara sari bir tarihimiz var. İsimler değişmiştir, yapılar politikalar değişmiştir. Ama aynı millet aynı ruh aynı idealler değişmeden ilerlemiştir. Yakın tarihi unutturmak açık söylüyorum cinayettir.

Yakın tarihi inkar ederek bugünün meselelerine çıkış yolu bulamazsınız. Kendi toprağınızı bayrağınızı idrak edemezsiniz.

Bizim fiziki sınırlarımız Meriç’te bitiyor ancak tarihimiz Meriç’te biterse biz sağlıklı bir dış politikayı imar edemeyiz.

Her devletin egemenlik haklarına içişlerine sonsuz şekilde saygımız var. Dostlarımız komşularımız bizden ve bizim dostluğumuzdan sonsuza kadar emin olsunlar. Ancak fiziki sınırların içine, insani duyguları hapsedemeyiz. O mümkün değil. daha 100 yıl öncesine kadar aramızda sınırın olmadığı ülkelere karşı, bizim ecdad mezarlıklarımız ve şehitlerimiz, insan odaklı dış politikamızın sınırlarını çizmektedir.

‘ŞEHİTLİĞİMİZ BULUNAN HER ÜLKEYİ KARDEŞ OLARAK GÖRÜRÜZ’

Hiç kimse bundan farklı anlamlar çıkartmasın. Biz mezarlık ve şehitliklerin bulunduğu her ülkeyi kardeşimiz dostumuz olarak görürüz. Aynı şekilde bugün vatandaşlarımızın yaşadığı çalıştığı ülkeleri de kendimize yakın görürüz.

İşte birinci dünya savaşı ve öncesi bu bakımdan son derece önemlidir. Bize soruyorlar, Mısır ile Filistin ile, Somali, Myanmar’la, Balkanlarla neden bu kadar ilgilisiniz. Bize bunu soranlara biz şunu sormak zorundayız. Tersi mümkün mü?

Komşunuzun evinde yangın çıkmış, kardeşinizin evinde yangın çıkmış, siz evde oturup kahvenizi içip televizyon seyretmeye devam edebilir misiniz? Türkiye bunu geçmişte denemiştir ve tam anlamıyla başarısız olmuştur.

Ayrıntılar geliyor...

KAYNAK:
yazete.com
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER