ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Kar Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Şubat 2013 Salı 12:55

"Erdoğan PKK'ya pik yaptırıyor"

"Erdoğan PKKya pik yaptırıyor"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Gül ve Erdoğan'a yüklendi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı  Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği'ne yapılan canlı bomba saldırısını değerlendirdi.

Bahçeli, ABD büyükelçiliğine yapılan saldırı ile ilgili, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Emniyet teyakkuzdaydı, maalesef önlenemedi’ beyanı da başarısızlığın, yetersizliğin ve beceriksizliğin işareti olarak görülmelidir.” dedi.

Saldırının gerçekleşme zamanının son derece dikkat çekici olduğunu belirten Bahçeli, "Söz konusu eylemin Ankara’nın göbeğinde meydana gelmesi herkesi düşündürmelidir. Türkiye’nin içine düştüğü bunalımlı atmosfer, gerilim ve pamuk ipliğine bağlı ilişkiler ağıyla, bölgesel tansiyondaki alarm verici yükselişler birlikte ele alındığında bu eylemin yapılış amacı daha iyi anlaşılabilecektir. Ve bu ne ilk ne de son vahşiyane bir hadise olacaktır.” dedi.

Türkiye’nin güvensizliğin, şaibeli simaların, sabotaj ve eylemlerin kol gezdiği bir ülke haline geldiğini söyleyen Bahçeli, “Canlı bombalar, teröristler, kan akıtmanın hedefinde olan karanlık emeller başkent Ankara’ya kadar elini kolunu sallayarak gelebilmekte ve işin püf noktası da, planladıkları eylemleri kolaylıkla icra edebilmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Emniyet teyakkuzdaydı, maalesef önlenemedi’ beyanı da başarısızlığın, yetersizliğin ve beceriksizliğin işareti olarak görülmelidir. Bu akıl almaz tedbirsizliğin, izahı mümkün olmayan aymazlığın ortaya çıkardığı gerçek; güvenlik konularında çok ciddi açık ve zafiyet olduğunun gün yüzüne çıkmasıdır. Bunlar olurken, hükümet nerededir ve neyle meşgul olmaktadır? Bedenlerini ölüm makinesi yapan suikastçılar, saldırganlar ve insanlık düşmanları büyük şehirleri mesken tutmuşken, Başbakan ve hükümeti nereye sinmiş, nereye gitmiştir? Bundan sonra ses getirecek büyük bir eylemin olması halinde AKP hükümeti bunun hesabını nasıl verecektir? Başbakan Erdoğan, ‘Ne yapalım İmralı’da pazarlık yapıyorduk, tüm dikkatimizi buraya vermiştik, fark edemedik mi’ diyecek, bu şekilde mi bahane üretecektir? Oslo’da PKK’yla yapılan görüşmelerde, MİT eski müsteşar yardımcısı tarafından gündeme taşınan, metropollere PKK tarafından yerleştirilen bombaların bulunup bulunmadığı, bunlar hakkında hangi işlemlerin yapıldığı hala muammadır. Meydanı boş bulan katiller her taraftadır, suikastçılar köşe başlarını tutmuştur.” diye konuştu.

Paris’te üç PKK’lı kadın militanın öldürülmesiyle başlayan sancılı ve kaotik ortamın gittikçe keskinleştiğini ve aşama kaydettiğini aktaran Bahçeli, şöyle devam etti: “Son derece kuşkulu bir ortam, tehlikelerle çevrelenmiş bir süreç milletimizi tehdit etmekte, vatandaşlarımızın günlük hayatını ve gelecek hayallerini örselemektedir. AKP, bir ucunda İmralı, diğer ucunda Erbil’in olduğu ihanet koridorunda tüm mesaisini ve enerjisini sarf ederken, Türkiye kötü niyetlilerin hışmına uğramakta, hıncına maruz kalmaktadır. Gelişmelerin şakaya gelir tarafı, hafife alınacak bir yanı yoktur. Bin Ladin’in damadı Ankara’da yakalanmakta, cinayet örgütleri Türkiye’nin orta yerinde cirit atmaktadır. Kendisinden 12 gün haber alınamayan, arkasından da İstanbul’da ölü olarak bulunan ABD’li bir kadının akıbeti, niçin böyle bir sonla karşılaştığı derin bir sır olarak ortada durmaktadır. Elbette bu cinayetin esrar perdesi aralanmalı, gerçek neden ve failleri mutlaka bulunmalıdır. Kim ya da kimler ABD’li kadına kıymış ve canından etmiştir? Bu sorunun cevabı gecikmeksizin aydınlatılmalıdır."

Türkiye'nin iyiye gitmediğini ve doğru yolda bulunmadığını savunan Bahçeli, "AKP’nin teröristlerle düşüp kalkması, utanmadan İmralı’ya kapılanması, Kandil’e gönül vermesi büyük belaları üzerimize çekmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla kışkırtmalara, ajitasyonlara, tuzaklara, tahrik kampanyalarına gün doğmuş, fırsat penceresi açılmıştır. AKP hükümeti terörle açık açık, göstere göstere müzakere yaparken, terör örgütleri arayıp da bulamadıkları uygun, rahat ve risksiz bir ortama ulaşmışlardır. Çünkü terörist olmak geçer akçe, terör taraftarlığı moda ve makbul meslek haline dönüşmüştür.” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli, “Başbakan Erdoğan ve partisini; Sayın İlker Başbuğ’un, görevde veya emekli olsun diğer askeri kişilerin muhatap kaldıkları usulsüzlük ve hukuksuzlukları ortadan kaldıracak kanuni hazırlıkları yapmaya davet ediyor, parti olarak atılacak her adıma sonuna kadar destek vereceğimizi buradan söylemek istiyorum.” dedi.

Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un tutukluluk halini eleştirmesi ve kendisine terör örgütü mensubu diyenleri tarihin affetmeyeceği yönündeki açıklamalarını değerlendirdi.

Bu açıklamaların Başbakan’ın ‘dünüyle taban tabana zıtlıklar içerdiğini’ söyleyen Bahçeli, “Bizim görüşlerimize gecikmeyle de olsa ulaşması kendisi adına her yönüyle sevindiricidir. Başbakan Erdoğan kendine güveniyor ve bu düşüncelerinde dürüst ise, o zaman elini taşın altına koyma vakti gelmiş demektir. Hatırlanacağı üzere, 17 Şubat 2012 tarihinde yapılan bir kanun değişikliğiyle MİT Müsteşarı'yla ilgili İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kesintiye uğratılmış ve Başbakan’ın iznine bağlanmıştır. Başbakan Erdoğan bu konuda büyük bir hassasiyet göstermiş ve partisini adete teyakkuza geçirmiştir.” dedi.

Genelkurmay başkanlarının da Başbakan’a bağlı olarak çalıştığını dile getiren Bahçeli, "Aynı duyarlılık ve yakınlık Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en yüksek noktasında bulunmuş komutanlar içinde sergilenmelidir. Bu durum karşısında, artan mağduriyetler ve hak kayıplarından dolayı yeni bir yasal düzenleme yapılması zorunluluk halini almıştır. Başbakan Erdoğan televizyonlarda sızlansa da Sayın Başbuğ başta olmak üzere, birçok muvazzaf ve emekli askerin tutukluluk halleri devam etmektedir. Bu haksızlıkları önleyebilmek, soruşturma ve kovuşturmanın sağlıklı ve adaletli yürüyebilmesi için bazı yasal adımların atılması mecburiyet halini almıştır. Başbakan Erdoğan ve partisini; Sayın İlker Başbuğ’un, görevde veya emekli olsun diğer askeri kişilerin muhatap kaldıkları usulsüzlük ve hukuksuzlukları ortadan kaldıracak kanuni hazırlıkları yapmaya davet ediyor, parti olarak atılacak her adıma sonuna kadar destek vereceğimizi buradan söylemek istiyorum.” diye konuştu.

“HAVAİ FİŞEKLERLE KUTLANAN AB MACERASI, HAVA GAZINA DÖNDÜ”

Hükümetin dış politikasını da eleştiren Bahçeli, “Yıllar evvel, Avrupa Birliği ile Katolik nikâh yapmanın yollarını arayan Başbakan, şimdi boşa atıp dolu tutmanın peşine düşmüştür. 2004 yılında havai fişeklerle yapılan kutlamalardan sonra, 2013’te hava gazına dönüşen AB macerası her anlamda sorgulanmaya muhtaçtır.” şeklinde konuştu.

Bahçeli, “Sayın Başbakan, madem AB’yi bu kadar sorguluyorsun, madem 50 yılı aşkındır oyalandığımızı haklı olarak ifade ediyorsun, o zaman müzakere defterini kapat, üyelik sürecini tek taraflı olarak askıya al da senin samimiyetini, cesaretini görelim ve alkışlayalım.” şeklinde konuştu.

"PKK'NIN SİLHLA YAPADIĞINI ERDOĞAN YAPIYOR"

Devlet Bahçeli, “PKK’nın silahla yapamadığı ne varsa hükümet çözüm maskesiyle aşama aşama yerine getirmektedir.” dedi.

Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yüklendi. Bahçeli, “Bir ara bölücü militanlarla buluşan bazı BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmaktan, İmralı canisini idam etmekten bahseden Başbakan Erdoğan, şimdilerde bundan 360 derece çark etmiş ve hatta İmralı’yı da kapsamına alan gizemli bir dokunulmazlık kümesi oluşturmuştur." ifadelerini kullandı.

Başbakan için İmralı’dan gelecek haberlerin ve İmralı’nın atacağı adımların her konunun önüne geçtiğini öne süren Bahçeli, "Yeni anayasa hazırlığı sürecine direkt müdahale ettiği anlaşılan caninin, anayasa yazımıyla ilgili AKP içinden isimler önermesi, üstelik Erbil’e gidecek müzakere görevlilerine itimat göstermesi, geri planda AKP-BDP-PKK arasında yapılan çalışmaların ve mutabık kalınan hususların neler olduğuyla ilgili hepimize bir fikir vermektedir.” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın yeni anayasa çalışmaları konusunda mart ayı sonunu işaret etmesini de değerlendiren Bahçeli, “Başbakan Erdoğan’ın yürütülen çalışmalara vade biçmesi, 19 Ekim 2011 tarihinden beri faal halde çalışan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nu sabote etmek için fırsat kollaması kimlerle gizli kapaklı işler çevirdiğini aslında deşifre etmektedir. Referandum kartını tekrar gündeme taşıması da İmralı canisiyle bu hususta söz kestiğinin işareti olsa gerektir. AKP-CHP- BDP- PKK Türk milletini ayırmak, kimliğinden koparmak ve anılarından mahrum etmek için işbirliği halindedir. Her ortamda konuşmayı marifet sayan bir başbakan yardımcısı, AKP hükümetinin doğrudan doğruya PKK’yla görüştüğünü şüpheye mahal bırakmayacak ölçüde ikrar etmiş, bunu da korkusuzca seslendirmiştir. Bu çerçevede şerefsizlik bir kez daha adresini ve asıl sahibini bulmuş, yakasına asılmıştır. AKP, silahlı bölücülerin taleplerini milletimize hazmettire hazmettire kabul ettirmek için olağanüstü bir çaba ve gayretin içine girmiştir. PKK’nın silahla yapamadığı ne varsa hükümet çözüm maskesiyle aşama aşama yerine getirmektedir.” şeklinde konuştu.

AK Parti'li milletvekilleri arasında da bu süreçten rahatsız olanların bulunduğunu dile getiren Bahçeli, “Başbakan Erdoğan PKK’ya pik yaptırtmakta, genel af için son rötuşları yapmaktadır. Görünen odur ki PKK; AKP’nin sırtını yere getirmiş, Başbakan ve zihniyetinin üzerinde hiç hakkı olmayan Türk vatanına çözüm ve barış ambargosu koymuştur. Bunun yanında 'İmralı beklentilerimize cevap verecek noktaya doğru adımlarını atıyor' sözleriyle süreç diye tarifi yapılan ihanetin nasıl yürüdüğünü ve ne durumda olduğunu dile getirmektedir. Milliyetçiliğe, Türk’e, Türkçülüğe ve son tahlilde millete ait olan her kıymete savaş açan Başbakan Erdoğan, İmralı canisini memnun ve mesut etmek için var gücüyle uğraşmaktadır. İmralı kuralları, İmralı nasihatleri, İmralı mesajları AKP’nin gözünü kör etmiş, siyasetini haciz altına almıştır. Ortaya çıkan kara tablo bunu resmetmektedir.” açıklamasını yaptı.

KAYNAK:
yazete.com
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER