ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL9°C
Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 14 Nisan 2013 Pazar 13:38

Erdoğan: "Gücünüz, barışa olan katkılarınızla ölçülüyor"


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, büyük ve güçlü devlet olmanın kriterlerinin değiştiğini belirterek, "Örneğin gücünüz, barışa olan katkılarınızla ölçülüyor. Gücünüz eğitime, kültüre, dayanışmaya, paylaşmaya olan katkılarınızla ölçülüyor. Dünya üzerindeki haksızlıklara, eşitsizliklere, adaletsizliklere müdahale kapasiteniz, yanlışı düzeltme iradeniz güç kriteri olarak kabul ediliyor. Yumruğun ağırlığı değil, sözün, fikrin, tezin ağırlı dünyada her şeyden daha fazla etkili oluyor." dedi.

Ankara Ticaret Odası Congresum Merkezi'ndeki Türk Kızılayı'nın Olağan Genel Kurulunda faaliyet filmi gösterildi. Türkiye'nin sınır boyu ilçeleri ile farklı il ve ilçelerinden gelen çocuklar, yöresel özelliklerini söyleyih kendilerini tanıttı. Ardından ise Başbakan Erdoğan'a çiçek takdim ettiler.

Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar'ın konuşmasının ardından kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, Kızılay'ın 145 yıl boyunca sadece ve sadece görevine odaklanan, sadece işini yapan bunu da sessiz sedasız gerçekleştiren bir kurum olduğuna dikkat çekti. Dünyadaki bazı örneklerinin tersine Kızılay'ın hiçbir zaman gizli gündemle ortada bulunmadığını dile getiren Erdoğan, "Derinden ilerledi, sessiz çalıştı, propagandaya hiç tenezzül etmedi. Gerek yurt içinde gerek yurt dışında Türkiye insanının yardımseverliğini, alicenaplığını, cömertliğini, misafirperverliğini layıkıyla göstermenin dışında hiçbir niyet taşımadı. Kızılay, ihtiyaç hasıl olmadığı dönemlerde çok fazla hatırlanan kurum olmadı. Ama ihtiyaç hasıl olduğunda ufukta o kırmızı hilal umutla gözlendi. O kırmızı hilal göründüğünde kalplerde umut yeşerdi, gönüller ısındı ve yürekler güven duygusuyla doldu. Yurt içinde hangi afet bölgesine gittiysek Kızılayın o kırmızı hilalinin orada dalgalandığını gördük. Yurt dışında hangi afet bölgesine ulaştıysak Kızılayın o hilal-i ahmerinin orada dalgalandığına şahit olduk. Kimsenin gidemediği yerlere, kimsenin ulaşamadığı coğrafyalara, kimsenin umursamadığı bölgelere Kızılay hızla ulaştı, herkesten, her kuruluştan önce cesaretle ulaştı ve muhtaçlara elini uzattı." diye konuştu.

Türk Kızılayı'nın Çin Halk Cumhuriyeti'nden Haiti'ye, Moğolistan'dan Şili'ye, Japonya'dan Kongo'ya, Afganistan'dan Somali'ye, Myanmar'dan Filistin'e kadar ihtiyaç sahiplerine el uzattığını, darda kalanların yardımına koştuğunu anlatan Erdoğan, Türkiye'de son 3 yılda 324 afet müdahalesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bunların 17'sinin deprem, 137'sinin yangın, 31'in heyelan, 75'inin sel, 24'ünün aşırı kar yağışı ve 9'unun patlama olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, Türk Kızılayının 780 bin kilometrekare üzerinde ihtiyaç duyulan her yere hızla ulaştığını ve gerekli yardımı yaptığını söyledi.

21. yüzyılda iddia, güç, etki sahibi büyük bir devlet olmak için gerekli kriterlerin çok değiştiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Geçmişte güçlü ordusu olan güçlü devlet sayılıyordu. Büyük ekonomisi olan büyük devlet kabul ediliyordu. Nüfusu çok olan dünya üzerinde nüfuz sahibi olabiliyordu. Şu anda ise artık bunlara sahip olmak tek başına büyük ve güçlü devlet olmak için yetmiyor. Bugün artık başka kriterler gerekiyor. Örneğin gücünüz, barışa olan katkılarınızla ölçülüyor. Gücünüz eğitime, kültüre, dayanışmaya, paylaşmaya olan katkılarınızla ölçülüyor. Dünya üzerindeki haksızlıklara, eşitsizliklere, adaletsizliklere müdahale kapasiteniz, yanlışı düzeltme iradeniz güç kriteri olarak kabul ediliyor. Yumruğun ağırlığı değil, sözün, fikrin, tezin ağırlı dünyada her şeyden daha fazla etkili oluyor. Bugünün dünyasında ülkeler ekonomileriyle ordularıyla olduğu kadar üniversiteleriyle ulusal ve uluslararası eğitim faaliyetleriyle dernek ve vakıflarıyla yardım kuruluşlarıyla fikir ve tezlerini anlatan kitle iletişim araçlarıyla öne çıkıyor. Geçmişte bir kriz bölgesine sizin askerleriniz, ordunuz ne kadar hızlı ulaşıyorsa o kadar etkiliydiniz. Şimdi ise askerden önce, ordudan önce sizin barış mesajlarınızın, uzlaşma ve uzlaştırma çabalarınızın, dayanışma ve yardımlaşma faaliyetlerinizin ne kadar hızlı, ne kadar önce ulaştığı anlam ifade ediyor. Türkiye son on yıllık süreç içerisinde işte bu noktada gerçekten çok önemli mesafe kat etmiştir."

Bir vatandaşın devlete en fazla ihtiyaç duyduğu anın çaresiz kaldığı an olduğunun altını çizen Erdoğan, yanı başındaki komşusundan yardım alamayan, kardeşi yardıma koşamayan, eşinden, çocuklarından ailesinden, yardım alabilecek durumda olmayan vatandaşın son derece haklı olarak devletin kendisine el uzatmasını beklediğini kaydetti.

Esasen devletin, en zor zamanda vatandaşına ulaşabildiği, ona el uzatabildiği kadar devlet olduğuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Devlet elbette vergisini toplayacak, elbette askerini alacaktır. Ama bunun karşısında devlet, milletin bağımsızlığını, hürriyetini, namusunu, şerefini korumakla, güveniliğini tesis etmekle mükelleftir. Bunun da ötesinde devlet, vatandaşını hiçbir ayrım yapmaksızın şefkatle kucaklamakla onun ihtiyaçlarını gidermekle mesuldür. Dolayısıyla kurumlarını, çok yaygın bir şekilde inşa etmek suretiyle bunu yerine getirmek güçlü bir devletin işidir. Devlet var olduğu için millet var değildir, tam tersine millet var olduğu için devlet vardır." şeklinde konuştu.

Somali, Gaziantep Karkamış Sınır Kapısı, Gazze canlı yayınlar, Myanmer Bant; Başbakan ve Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar yönetti. Gazze Türk Kızılay seralarından getirilen zeytin dalı ve domates sepeti Başbakan Erdoğan'a takdim edildi. Kızılay'ın il şubelerinden Başbakana yazılan teşekkür mektupları da sunuldu. Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'e madalyasını Başbakan Erdoğan verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gazze bağlantısı sırasında "İnşallah Mayıs Ayı sonunda Gazze'de olacağım." dedi. Erdoğan, Ramazan ayından sonra da Somali'ye ziyaret gerçekleştireceğini ifade etti.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER