ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Aralık 2012 Çarşamba 19:21

"Erdoğan, çakma milliyetçilik yapmasın"


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, çakma milliyetçilik rolüne büründükten sonra birden bire BDP’lilere savaş açtığını iddia etti. Başbakan Erdoğan'ın, Oslo ve Habur'u unutturmaya çalıştığını savunan Koç, "Ama partisindeki milletvekillerini kızdırdı. AKP içerisinde ciddi tartışmaların olduğunu biliyoruz. Gruptan değişik seslerin yükseldiğini görüyor ve izliyoruz.” dedi.

CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Erdoğan’ı eleştiren Koç, "Hükümet, kılık kıyafetle ilgili yönetmeliğe atıf yaptı, Başbakan’ın dilinin altında bakla var, İsmet Paşa üzerinden Atatürk’ü hedef aldı. Başbakan’ın derdi, Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk’e sataşamadığı için İsmet Paşa üzerinden dolaşarak Atatürk’e laf söylemenin ucuzluğu içinde günlerini geçiriyor. Ne bu kin, ne bu nefret, ne bu öfke. Kürt sorunu duruyor ortada, ciddi bir terör sorunu Türkiye’yi bunaltmış durumda, Başbakan’ın aklı fikri 70-80 yıl geride. Başbakan, karanlıktan aydınlığa çıkartanlara düşman. Türkiye’nin ulusal egemenliğini dünyaya ilan edenlere düşman. Başbakan’ın kafa arkasındaki tortular bunlar." şeklinde konuştu.

Kılık kıyafet ile ilgili eleştirilerini, serbest kıyafet uygulamasının okullarda başlaması ile sürdüren Koç, Türkiye’de önlüğün ilk defa 1924 yılında kullanılmaya başlandığını, amacın ise herkesin eşit koşullarda eğitime devam etmesi olarak açıkladı. ABD gibi ülkelerde de resmi okul elbiseleri kullanıldığını kaydeden Koç, “Bu ülkeler faşizmle mi yönetiliyor. Bir daha uyarıyoruz.” diye konuştu.

Atatürkçü milliyetçiliğin ayrımcı ve ırkçı bir kavram olmadığını konuşmasında vurgulayan Koç, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran unsurların herhangi bir nedenden dolayı, siyasal ve hukuksal ayrım yapmamasını “Milliyetçilik” olarak tanımladı.

“TÜRKİYE’DE NET BİR SİVİL FAŞİZM VAR, UYGULAYICISI BAŞBAKAN ERDOĞAN”

Koç, sürekli aynı yerde dönüp dolaştığını ima ettiği AK Parti için eleştirilerini, Başbakan üzerinden sürdürdü. Koç, şöyle dedi: “Sayın Başbakan, ayna önünde kendi halisülasyonunu tarif ediyor. Faşizm, illa tankla, topla tüfekle, postalla Türkiye’de olduğu gibi bir mart sabahı bir eylül sabahı gelmez. Faşizm, demokrasinin hak ve özgürlüklerini kullanarak, bir şekilde iktidara geldikten sonra yasama, yürütme, yargı, medya tüm demokratik kurum ve kuruluşları baskı altına alma yönleri de vardır. Daha önce Hitler ve Mussolini seçimle iş başına geldiler. Daha sonra ne oldu? Medya baskı altına alındı. Sene 2012, Türkiye’de medya baskı altında. Yargı orada da iktidarın yönetiminde çalışmaya başladı, aynı Türkiye’de de talimat verilen bir yargı haline dönüştü. Bu uygulamaları ile birlikte Türkiye’de net bir sivil faşizimdir. Uygulayıcısı da bizzat Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

“BAŞBAKAN DOKUNULMAZLIKLARA DOKUNDURMAMA POLİTİKASI SÜRDÜRDÜ”

Konuşmasında, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili tartışmaya da değinen Koç, Türkiye’de dokunulmazlıkların geçmişte bizzat Başbakan’ın söylemlerinde yer aldığını vurgulayarak, “2002 seçimlerinden hemen önce bir televizyon programında, dönemin iki lideri Uğur Dündar’ın programında dokunulmazlıkların kaldırılmasını istedi. Başbakan, ‘Evet dokunulmazlıklar sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı kalmalı. Biz bu ayrıcalıklardan faydalanmak istemiyoruz.’ dedi. Daha sonraki süreçlerde ‘Kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı kalsın.’ dedikçe, Sayın Başbakan dokunulmazlıklara dokundurtmama politikası sürdürdü. Yakın arkadaşlarına da bunları söyletti.” ifadelerini kullandı.

"TERÖRİSTLE KUCAKLAŞMANIN DOKUNULMAZLIĞI İÇ PİYASAYA SÜRÜLÜYOR"

Dağdan inen, eli silahlı terör örgütü üyeleri ile sarmaş dolaş fotoğraf çektirmenin asla kabul edilemez olduğunu vurgulayan Koç, "Bu manzaraları masum göstermek kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Peki, bu manzaralar nerede gerçekleşti. Başka bir ülkede mi, başka bir gezegende mi gerçekleşti? Bu manzaralar 10 yıldır bu ülkeyi yöneten Sayın Başbakan'ın yönettiği ülkede gerçekleşti. Bu ülkenin güvenliği için gencecik yaşında şehit olanlara 'kelle' diyen başbakanların hiç mi suçu yok, hiç mi sorumluluğu yok." ifadelerini kullandı.

"Terörü ve teröristi sahiplenme suçunun yanın da ahlaksızlık, rüşvet alma, ihaleye fesat karıştırma, zimmetine para geçirme, kalpazanlık suç unsuru değil mi?" sorusunu soran Koç, konuşmasına şöyle devam etti: "Sayın Başbakan, bir ara ip aldın, elinde 10-15 gün dolaştın, oyalandın, iple oynadın. Şimdi sıra dokunulmazlık şarkısına geldi. Yönetemediğin, güvenliğini sağlayamadığın ülkede teröristle kucaklaşanın dokunulmazlığını iç piyasaya süreceksin, perde arkasında terör örgütü ile bizzat sen ve muteber adamların kucaklaşacaklar, millet de bu gayretkeşliği yutacak. Sayın Başbakan çağrımız açık; yüreğin yetiyorsa, eğer karnın ağrımıyorsa gel tüm dokunulmazlıkları kaldıralım. Dokunulmazlığı sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandıralım. CHP'nin başından beri söylediği çizgi budur."

        "ORTADOĞU'NUN ŞAMAR OĞLANI OLDULAR"

Ayrıca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın uçağının Irak'ta inişine izin verilmemesine de reğinen Koç, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Enerji Bakanı’nın uçağı Irak’a sokulmuyor. Resmi uçak bu. Ortadoğu’nun fatihi rolüne soyunmuş durumdaydılar, Ortadoğu’nun şamar oğlanı haline geldiler. Enerji Bakanı açıklama yapıyor, 'biz kırgın, küskün değiliz. Irak Enerji Bakanını Boğaz'a davet ediyorum, balık yeriz’ diyor." diye ifade etti.
 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER