ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Parçalı Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mart 2013 Perşembe 14:07

Dul kadınlara 2 ayda bir 500 lira yardım


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kadının her anlamda hak mücadelesinden yanayız. Bunu bütün yüreğimizle destekliyoruz ve destekleyeceğiz'' dedi.
    
Erdoğan, Hak-İş Konfederasyonu'nca düzenlenen, ''Küresel Kadın Emeği Buluşması'' etkinliğinde yaptığı konuşmada, İslam dininde anneye verdiği öneme dikkati çekerek, ''Bizim dinimizde cennet, babaların ayağı altında değildir. Kadınların ayağı altında da değil. Ya, cennet annelerin ayağının altında'' dedi. Burada kadından sonra bir irtifa, bir yükseliş bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ''O yükseliş neresidir- O, anne olmaktır. Anne olmanın kadınlıkta farklı bir yeri var. İşte bizim dinimizde ayağının altı öpülesi olan annedir ve ben o annelerin ayağının altını öptüm, öpüyorum'' diye konuştu.
    
Erdoğan, kendisinin de annesinin ayağının altını öptüğünü anlatarak, şöyle devam etti:
    
''Anneciğim, öptürmek istemezdi. 'Anacağım ben cennetin kokusun alıyorum burada' derdim. Niye- Çünkü o bizim varlık sebebimizdi. Biz onlarla bu hayata baktık, onlarla hayatı yaşadık. Onlar gecelerini gündüz eyledi, yemediler yedirdiler, içmediler içirdiler. Yaz-kış demeden bizi bugünlere taşıdılar. Öyleyse o makam gibi bir makam olabilir mi-
   
  Dünyada kralları, cumhurbaşkanlarını, başbakanlarını, milletvekillerini kim yetiştiriyor- Elbette anneler yetiştiriyor, siz yetiştiriyorsunuz, sizlerden geliyor. Dolayısıyla şunu açıkça ifade etmek durumundayım, biz küresel ölçekte kadına bu denli değer veren medeniyetin mensuplarıyız.''
    
 Dul kadınlara 2 ayda bir 500 lira yardım
    
Geleceğe bakışlarının çok farklı olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Onun için kadının çalışmasında 'esnek çalışma' diye ifade ettiğimiz adım çok önemli. Onun üzerinde gerek Çalışma Bakanımızın gerekse Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın çalışmaları var'' dedi.
    
Esnek çalışma metodu ile anneliği rahatlatacak adımların getirileceğinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
    
''Bugüne kadar dul hanımlarla alakalı 500 lira yardım meselesini getirdik. İki ayda bir 500 lira veriyoruz. Niye- Destek olsun diye. Bu yeterli bir şey olduğu için değil, en azından bir destek olsun diye. Yani, 'benim devletim, benim yanımda' bunu görsün. Bunu getirdik. Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir iktidar var mı- Bunu sadece biz yaptık.
    
Evinde çocukları için, ilköğretimde, orta öğretimde, lisesinde hepsinde parasal destek veriyoruz. Bu parasal desteği çocuğa, babaya vermiyoruz, anneye veriyoruz. Niye- Çünkü anneye verdiğimiz değer sebebiyle. Çünkü anne onu çocuğuna harcar, sigaraya harcamaz, alkole falan da harcamaz, çocuğuna harcar.''
    
''Ülkelerin kalkınmasında en önemli dinamik unsur genç nüfus''
    
Erdoğan, kendisinin en az 3 çocuk yapılmasından yana olduğunu, bunun sorun haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, ''Bu başarılması gereken, övünülmesi gereken bir şeydir'' dedi.
    
Ülkelerin ve milletlerin kalkınmasında en önemli dinamik unsurun ''genç nüfus'' olduğunun altını çizen Erdoğan, dünyada yaşlı nüfusun arttığına dikkati çekti.
    
''Biz de yaşlanmaya doğru gidiyoruz'' diyen Erdoğan, ''Bu yaşlanmanın önüne geçebilmek için tek dayanağımız sizsiniz. Bunu başarmamız lazım. Bir bayan oradan '5 diyor'...'' diye konuştu.
    
Ekonomi tahsili aldığını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    
''Ekonomide başarının sırları anlatılırken emek, tüketim, yatırım, sermaye olduğunu söylerler. Ben diyorum ki hayır, hayır. Tek unsur insandır. İnsan varsa emek vardır, insan varsa sermaye vardır, insan varsa tüketim, insan varsa üretim vardır, insan varsa yatırım vardır. İnsan yoksa bunların hiçbiri yoktur. Hepsi insanın türevidir aslında. İnsan olduğu takdirde bunları görürsünüz. Hele hele bu genç, dinamik bir nüfus olursa, o zaman tutana aşk olsun.
    
Türkiye olarak bizler, bu genç ve dinamik yapımızı korumak durumundayız. Şu anda yüzde 60 itibarıyla 30 yaş altı bir yapıdayız. Ama gerileme var. Bunu bizim geliştirmemiz lazım. Bunu geliştirdiğimiz sürece de inanıyorum ki çok daha iyi günlere gideceğiz.''
    
''Bugün kimi ülkelerde hunharca katledilen kadınlar var''
    
Kadının her anlamda hak mücadelesinden yana olduklarını ifade eden Erdoğan, ''Bunu bütün yüreğimizle destekliyoruz ve destekleyeceğiz'' dedi.
    
Bugün kimi ülkelerde hunharca katledilen kadınlar bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
    
''Myanmar'ın kadınlarını böyle bir günde hatırlamanızı sizlerden özellikle rica ediyorum. Oradaki kadınların, eşit işe eşit ücret gibi bir sorunları yok. oradaki kadınların doğum-süt izni gibi sorunları yok. Hatta oradaki kadınların işsizlik diye bir sorunları bile yok. Oradaki kadınlar, şu anda hayatta kalma, var olma mücadelesi ile birlikte maruz kaldıkları acıya tahammül etme gibi sorunlarla karşı karşıyalar. Başlıklar değişmiş vaziyette. Sorunlar orada yer değiştirmiş vaziyette.
    
Somali'ye gittik. Başkent Mogadişu'daki manzarayı bizzat yerinde müşahede ettik. Anne, baba, çocuklar, yaklaşık 1 metrekarelik bir çadırın içinde yaşıyorlardı. Tıpkı Senagal'daki köle adasını gezdiğimde, geçmişte orada yapılan o kölelikle ilgili zulümlerin 7 metrekarelik bir hücreye 12 kişiyi nasıl tıkamışlar- Üst üste istiflemişler. Orada 2-3 ay beklettikten sonra da bindirmişler gemilere ABD'ye göndermişler. Üç ay yolculuk. Kölelik anlayışı Batı'nın bu şekilde gerçekleşmiş. Orada hayatında çamaşır, bulaşık makinası görmemiş kadınlar var. Musluktan suyun akmasını hele sıcak suyun akmasını tahayyül dahi edemeyen kadınlar var.
   
  Bu sadece Somali'de değil gidin Nijerya'ya orada da bunu göreceksiniz, Gana'da onu göreceksiniz. Bunları yerinde gördük. Etiyopya bunların içinde güya iyisi. Geçin arka sokakları onu göreceksiniz. Akşam eşine, evladına bir tas çorba hazırlayacak kadar kabı, malzemesi olmayan kadınlar var. Orada gözünün önünde evladı eriyip giden, gözünün önünde biricik evladı ölen, kuruyan anneler var. Mogadişu'yu anlatıyorum, bunları bizzat gördük. Ambulansa bindirdiğimiz bir yavrunun 1 saat sonra ve ölüm haberini aldık. Deri-kemik birbirine adeta yapışmış.
    
Filistin'de de benzeri bir trajedi yaşanıyor. Filistin'in kadınları, çocukları ve eşleriyle birlikte hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bir akşam evlerine telefon geliyor, 'Eviniz bombalanacak, çıkın' diye. Çoluk çocuk evden çıkıyorlar ama bu sefer de sokakta, parkta, hastanede bombaların hedefi haline geliyorlar. Annesinin cansız bedeni başında bekleyen çocuk da yavrusunun başında bekleyen anne de dünyanın ilgisini hiç ama hiç çekemiyor.''
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER