ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Hafif Yağmur
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Şubat 2013 Pazar 01:55

"Dört komutanın adını söyleyebilir misiniz?"

"Dört komutanın adını söyleyebilir misiniz?"

"MGK Genel Sekreterliği sivilleştirilmiştir, MGK olması gereken bir forma gelmiştir" diyen Hüseyin Çelik'ten ilginç soru...


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Okulu'nda katılımcılara seslendi. Çelik "Ben size, 4 kuvvet komutanımızın adını söyleyebilir misiniz, diye sorsam, kaç kişi söyler burada? Bilmemeniz normal. MGK Genel Sekreterliği sivilleştirilmiştir, MGK olması gereken bir forma gelmiştir" dedi.

Türkiye'de Takrir-i Sükun Kanunu'yla birlikte bir çok unsurun ötekileştirildiğini söyleyen Çelik, "Türkiye'de köylüler, Aleviler, Kürtler, dindar insanlar, gayrimüslimler ötekileştirildi. Bu durum 1946'da çok partili siyasi hayata geçince, köylünün oyu kıymetlenince köylü öteki olmaktan çıktı. Türkiye'de 1930'lu yıllarda Trakya'da Musevilerin göçe zorlanması bizim ayıplarımızdan birisidir. 1942'de çıkan Varlık Vergisi Gayrimüslimlere karşı işlenmiş affedilmez bir hatadır. 6-7 Eylül olayları 1955'te bizim tarihimize düşmüş kara bir lekedir. Oturup, tarihimizle yüzleşmek ve özeleştiri yapmak zorundayız. Bu memlekette Aleviler var, biz Alevileri yok saymışız. Şimdi sen Alevi'yi görmezden gelince yok mu oluyor? Gündüz ortasında gözünü kapatan sadece kendine gece yapar, gün ışımaya devam eder. Sonra Kürt ve Kürtçe diye bir şey yoktur demişiz. Bir insanın yüzüne karşı sen yoksun dediğiniz zaman o varlığını göstermek için özel bir gayret gösterir. Kürtçe yoktur diye bir şey yok. Eğer öz bir şey ararsanız dünyada dil bulamazsınız. Duru Türkçe'ye evet ama kuru Türkçe'ye sonuna kadar hayır. İnsanlara yoksunuz dediğiniz zaman siz onları aşağılamış olursunuz" diye konuştu.

"IRKÇILIK İNSANI HAYVAN DERECESİNE İNDİRİR"

Çelik, "Kürtlerle Türklerin bu topraklarda huzur ve barış içerisinde kardeşçe yaşaması için Türk'ün Kürt, Kürt'ün de Türk olması mı gerekiyor? Demokrasi olmayınca bu kavgalar çıkar. Irkçılık öyle kötü bir hastalıktır ki, ırkçılık insanı hayvan derecesine indirir. Dünyanın hiç bir yerinde size silahla saldıran bir teröriste, terör örgütüne siz çiçek buketleriyle karşılık veremezsiniz. Silaha karşı silahla mücadele etmekten başka çare yoktur. Ama yeryüzünde sadece polis ve askeri tedbirlerle terörü ortadan kaldıran bir ülke de mevcut değildir. Biz akıl gücünü maalesef devreye sokmuyoruz. Bölgede ekonomik çaresizlik var. En tehlikeli insan kaybedecek şeyi olmayan insandır. Ötekileştirmeyi, ret, inkar ve asimilasyonu ortadan kaldırmamız gerekiyordu. Bunların hepsi yapılmıştır. Ama buna rağmen terör örgütü memnun olmuyor. Olmasın. Bizim derdimiz PKK örgütünü hoşnut etmekten ziyade, kendi Kürt vatandaşlarımızın makul, meşru, mantıklı taleplerine devlet olarak, hükümet olarak karşılık vermektir. Bu yapılmıştır ve bana göre doğru yapılmıştır. Mesele şu, biz kırılan gönülleri onarmak zorundayız" dedi.

"MGK GENEL SEKRETERLİĞİ SİVİLLEŞTİRİLMİŞTİR"

Çelik, şunları söyledi: "Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) diye bir müessese var. Son yıllarda MGK toplantıları sizi çok heyecanlandırıyor mu? Ben size, 4 kuvvet komutanımızın adını söyleyebilir misiniz, diye sorsam, kaç kişi söyler burada? Bilmemeniz normal. MGK Genel Sekreterliği sivilleştirilmiştir, MGK olması gereken bir forma gelmiştir. Yeni anayasa tekklifimizde yargıyı tek başlı hale getirmektir.

Yüksek Askeri Yargıyı da kaldıracağız, Askeri Mahkemeleri de kaldıracağız. Sadece Askeri Disiplin Mahkemeleri kalacak. Soruyorum size polis mahkemesi var mı? Bizim bu coğrafyada güçlü, sağlam ama askerlik mesleğinin sınırları içerisinde kalan dünyanın medeni ve demokratik ülkelerinde ordular ne yapıyorlarsa, sadece bunları yapan bir orduya ihtiyacımız var. Ordumuzu darbe şaibesinden kurtarmamız gerekiyordu, çürük elma varsa, onları ayıklamamız gerekiyor. Fiili olarak darbecilerin, darbeye teşebbüs edenlerin, darbeye zemin hazırlayanların mutlaka yargılanması gerekiyor. Mahkemelerde bazen kurunun yanında yaş yanar mı? Adil yargılanma herkesin hakkıdır. Uzun süren tutukluluk süreleri fiili infaza dönüşürse, bu adaleti yaralar bunlarda hepimiz hemfikiriz. Ama bu insanları masum görmek gibi bir lüksümüz olamaz."

KAYNAK:
DHA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER