ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL18°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Nisan 2013 Çarşamba 21:31

"Darbe davalarında, yargıya saygı göstermeli ve sonuç beklemeli"


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Balyoz ve Ergenekon davaları ile ilgili olarak, “Özellikle darbe davaları ile ilgili çokça üst düzey görevlerde bulunmuş kişiler yargılanıyor. Bir kısmı tutukludur. AK Parti olarak bundan şeref ve onur duymuyoruz. Keşke o kişiler bu tür davalara muhatap olmasalardı. Keşke haklarında o iddialarla bu davalar açılmamış olsaydı. Ama eldeki belge ve deliller böyle bir davanın açılması sonucunu doğurursa yapılacak olan şey yargıya saygı göstermek ve sonucu beklemektir.” dedi.

Mehmet Ali Şahin AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Siyaset Akademisi 15. Dönem ‘Yerel Yönetimler-3’ programının Ankara açılışında ‘Deneyim ve Vizyon Paylaşımı’ üzerine konferans verdi. Konferansta İstanbul’da ağır ceza mahkemelerinde açılmış olan iki tane darbe davası olduğunu hatırlatan Şahin: “Bunlardan biri sonuçlandı şu anda Yargıtay aşamasında, diğeri de karar aşamasında. Türkiye’nin hep gündeminde. Biz AK Parti olarak Türkiye’de dava sayısının çok az olmasını isteriz. Hâkimlerimiz savcılarımız arzu ederiz ki boş otursunlar. Ama Türkiye’de düzeni tesis etmek ve yasaları hâkim kılmak için eğer suç işleyenler olursa suç isnadı karşısında olanlar olursa tabi ki onlarla ilgili de hukuk gereğini yapacaktır. Özellikle darbe davaları ile ilgili çokça üst düzey görevlerde bulunmuş kişiler yargılanıyor. Bir kısmı tutukludur. AK Parti olarak bundan şeref ve onur duymuyoruz. Keşke o kişiler bu tür davalara muhatap olmasalardı. Keşke haklarında o iddialarla bu davalar açılmamış olsaydı. Ama eldeki belge ve deliller böyle bir davanın açılması sonucunu doğurursa yapılacak olan şey yargıya saygı göstermek ve sonucu beklemektir. Özellikle ana muhalefet partisi yetkilileri sık sık Silivri’de görülmekte olan bu davalarla ilgili hiçte münasip olmayan değerlendirmelerde bulunuyorlar. O mahkemelerin bir ‘toplama kampı’ olduğunu ileri sürüyorlar. O hâkim ve savcılar hâkim ve savcı değilmiş. Bir ana muhalefet partisi liderinin 20-25 yılını kürsülerde geçirmiş o kadar tecrübe sahibi hâkim ve savcıları aşağılayan, onları taşeronlukla suçlayan ifadeleri o siyasi parti genel başkanına hiç yakışmıyor” şeklinde konuştu.

AİHM: DELİLLER İKNA EDİCİ, TUTUKLAMA NEDENİ İNANDIRICI CİDDİ KANITLAR VAR

Darbe davaları ile ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) kararlarına değine Şahin Avrupa, “İnsan hakları mahkemesinin davalarla ilgili aldığı karaları şunu söylüyor. Deliller ikna edici, tutuklama nedeni inandırıcı ciddi kanıtlar var, tutukluluk süresi normal yargılama süresi makul. Kim söylüyor bunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı. Tabi ki yargılamayı Türk Mahkemeleri yapıyor. Biri Yargıtay aşamasında diğeri de şu anda karar aşamasında. Tabii ki yargıçlarımız ellerindeki delil durumuna göre gerekli kararı vereceklerdir. Dün ’23 Nisan’la ilgili liderlerimiz mecliste konuşma yaptılar. Sayın Kılıçdaroğlu ‘milli irade tutukludur’ diyor. Neyi kast ediyor. İki tane milletvekilleri bu davaların birinden dolayı tutuklu ya onu kast ediyor. Bu kişiler milletvekili seçildikten sonra ceza evine gitmediler. Bunlar bu davalar nedeni ile tutuklanmıştır. CHP ceza evinde bulunan bu kişileri ceza evinden çıkarmak için milletvekili adayı gösterdi. Ancak üstlerine atılı bulunan suç yargılamanın durmasını gerektirmeyecek nitelikte bir suç olduğu yani dokunulmazlık kapsamına girmeyen bir suç olduğu için tutukluluk halleri devam ediyor. Yargılamalar da devam ediyor. Asıl bu iddiada bulunanlar şu sorunun cevabını vermeli. Siz hakkında darbeye teşebbüs iddiasıyla dava açılan kişileri neden milletvekili adayı gösterdiniz. Asıl bunun cevabını vermelisiniz.” dedi.

Bir yaratılış gayesi olduğuna da değinen Şahin konuşmasını şöyle tamamladı: “Kim gönderdi? Niçin gönderdi? Gönderiliş gayesi ne? Bu dünyadaki ömrünü tamamladığında nereye gidecek? Bütün bu bilgilerle mücehhez yetişsin insanlar, çocuklar diye arzu ediyoruz. Onun için içinde bulunduğumuz ders yılında itibaren seçmeli de olsa okullarımıza Kur'an-ı Kerim dersini bunun için koydurduk. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammet (s.a.v) hayatı anlamına gelen Siyeri Nebi derslerini bunun için koydurduk. Çünkü insan malzememiz bozuldu.” 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER