ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL23°C
Az Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Ocak 2013 Cuma 03:40

Çölaşan'a göre başkan demek padişah demek!

Çölaşana göre başkan demek padişah demek!


Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Türkiye’nin başkanlık sistemi geçmesi durumunda yeni bir padişahın olacağını, bunu yıkmak zorunda olduklarını savundu.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘'Yeni Anayasa Türkiye'yi nereye götürüyor’ paneli düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen panele ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan ve Balyoz davası hükümlülerinden emekli Albay Dursun Çiçek'in avukat kızı İrem Çiçek katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Tansel Çölaşan, önlerinde rejimin değişmesi gibi bir tehlikenin olduğunu söyledi. Anayasa çalışmaları ve İmralı görüşmeleriyle başkanlık sistemine geçiş ve federal devlet örgütlenmesinin temellerinin atıldığını savunan Çölaşan, Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi durumunda bir padişahı olacağını öne sürdü. “Hayırlı olsun. Bunu yıkmak zorundayız. Anayasa geçmemeli. Anayasa geçerse başkanı da getiriyoruz.” diyen Çölaşan, iktidarların demokrasi olmadığı için iktidara geldiğini ileri sürdü. Türkiye'de parti olmadığını savunan Çölaşan, bir cephe olduğunu ve karşısında durulması gerektiğini savundu. Demokrasiyi yaşatmanın kendi görevleri olduğunu belirten Çölaşan, “Birilerinden beklemeyeceksiniz. Silkinin kalkın ve bu işe 'dur' deyin. Anayasayı geçirtmeyin. Anayasa geçerse başkanı da getiriyoruz derler. 2023 yılında cumhuriyetin ruhuna Fatiha okumak zorunda kalırız. Tek adaylarla yerel seçimleri alın. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın adaylarını destekleyin. Bir ya da iki kişiye muhtaç kalmayın. Oynanan oyunlara düşmeyin. Atatürk'ün amaçladığı demokrasinin halkın iktidarını 2014 seçimlerinde bunu görelim.” dedi.

“DARBELER SAĞ İKDİDARLAR NEDENİYLE OLDU”

Türkiye'nin 1980 yılına kadar hep sağ iktidarların hakim olduğunu belirten Çölaşan, darbelerin de hep sağ darbeler olduğunu savundu. Çölaşan, sağ iktidarlar nedeniyle darbelerin olduğunu, 27 Mayıs'ı ayrı tuttuğunu belirten Çölaşan, “Atatürkçülük adını kullanarak 12 Eylül bugünün alt yapısını oluşturmuştur. Türk İslam sentezi artmıştır.” dedi.

Avukat İrem Çiçek de, Balyoz soruşturmasının önceden planlanarak yapılan bir dava olduğunu iddia etti. Soruşturma süreci başlamadan önce babası emekli Albay Dursun Çiçek hakkında telefon dinleme kararlarının alındığını savunan İrem Çiçek, bu sürecin bir operasyon olduğunu iddia etti.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER