ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Parçalı Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 13 Aralık 2012 Perşembe 15:59

Cinayetler Kozmik odanın unsuru mu?

Cinayetler Kozmik odanın unsuru mu?


TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Başkanı Nimet Baş, darbe dönemlerinde yaşanan olayların aydınlatılmadığını, bu konularda yeni bir araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini söyledi. Çalışmaların sonucunda, insanların aklının ucundan dahi geçmeyecek belgeleri somut olarak gördüklerini belirten Baş, “Komisyon üyeleri ve milletvekili olarak algıladığımız odur ki kesinlikle bütün bu olanlar, siyasi suikastler, cinayetler ve karanlık olayların her birisi bir takım kozmik odalarda üretilen psikolojik harbin unsurları olarak toplumda ayrıştırıcı şekilde tetiklenmiş, kullanılmış unsurlardır.” dedi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), ‘Türkiye Darbeleriyle Yüzleşiyor’ başlıklı bir panel düzenledi. SETA Genel Merkezi konferans salonunda düzenlenen panele TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Başkanı Nimet Baş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar ve Gazeteci Yazar Avni Özgürel konuşmacı olarak katıldı.

Nimet Baş, konuşmasında, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun, parlamentoda grubu bulunan 4 siyasi partinin vermiş olduğu ortak önerge sonucu kurulduğunu belirterek, “Komisyon, toplamda 4 ay çalışan bir konuda araştırma yapan bilgi ve belge toplayarak bir rapor sunan bir heyettir. Raporların yaptırım ve zorlayıcı bir gücü yoktur. Komisyonun yetkileri ve görevleri yasal sınırlılık içindedir. 3 ayrı alt komisyon kurduk. Hukuki, siyasi ve sosyal boyutları araştırmak amacıyla 48 uzmanla çalıştık, Milli Güvenlik Kurulu’ndan, Cumhurbaşkanlığı’ndan, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Başbakanlığa kadar uzmanlarla çalıştık.” diye konuştu.

Komisyonun en önemli vazifesinin darbeler konusunda tüm bilgilerin, kayıtların, görüntülerin elde edilmesi olduğunu anlatan Nimet Baş, “100 binlerce sayfa belge oluşturduk. Meclis'in arşivinde gençlerin, bu konulara ilgi duyanların, üniversitelerin, araştırma yapanların ve bu meseleye ilgi duyan herkesin ulaşabileceği bir doküman kurduk.” dedi. Her dönemde Alevi-Sünni çatışmasından başlayarak toplumun kutuplaşmasına sebep olan bütün olayların yaşanan darbelerin karanlık yüzü olduğunu vurgulayan Baş, “Bunlar çözülmemiş ve aydınlanmamış. Bu konuda biz Meclis'in oluşturduğu bir komisyon böyle olmuştur, şöyle olmuştur demek için çok daha fazla bilgi ve belgeye ihtiyacımız olduğu için yeni bir araştırma komisyonu kurulması ve sonuçlara ulaşmasını istedik. Ama gerçekte bizim komisyon üyeleri ve milletvekili olarak algıladığımız odur ki kesinlikle bütün bu olanlar, siyasi suikastler, cinayetler ve karanlık olayların her birisi bir takım kozmik odalarda üretilen psikolojik harbin unsurları olarak toplumda ayrıştırıcı şekilde tetiklenmiş, kullanılmış unsurlardır. Geldiğimiz noktalarda biz bunu böyle değerlendiriyoruz.” şeklinde konuştu.

"ADD’NİN PİKNİĞİNE GİTMEDİĞİ İÇİN ORDUDAN ATILANI GÖRDÜK"

Nimet Baş, 28 Şubat’ın, en uzun dönemi kapsayan tipik bir darbe olduğunu ve toplumun tüm kesimini hedef aldığını anlattı. Baş, şunları söyledi: “Milletin topyekün tamamını hedef alan bir dönemi kapsar. Gerçekten artık öyle belgeler gördük ki raporumuz da var; bir sivil memurun evinde yapılan aramada Kur'an-ı Kerim’e el koyma kararı var. Bir de Allah yazılı bir hat vardı. Kararda şöyle deniyor; ‘Her ne kadar Kur'an-ı Kerim yasak yayınlar içinde olmasa da dini bilgiler irtica ettiği için el konulmasına. Devamında, Allah yazılı hattın irticai yayın kapsamına alınmasından el konulmasına.’ Bu ülkede hemen herkesin evinde Kur'an-ı Kerim bulunur. İnancı gereği olan kutsal kitabına bir memurun el konulup memuriyetten atılmasına sebep olacak bir husus karşısında biz şok olduk. YAŞ kararları alınıyor, atılıyor, irtica falan ama eşinin başörtülü olması, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)'nin pikniğine gitmemesi, kızına Rüveyda adını koyması gibi aklımızın ucundan dahi geçmeyecek belgeleri somut olarak gördük.”

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER