ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL33°C
Az Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 26 Haziran 2014 Perşembe 14:27

Çarpık yapı düzeltilmiş olacak

Çarpık yapı düzeltilmiş olacak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi değerlendirmelerde bulundu.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, geçmişte cumhurbaşkanlığı makamının, eski Türkiye'nin emniyet supabı olduğunu belirterek, "Şimdi cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesiyle Türkiye'nin eski sisteminde var olan bu çarpık yapı, düzeltilmiş olacak, millet ve devlet iradesi farklı iki irade olmaktan çıkartılarak, devletle milletin iradesi örtüştürülecektir" dedi. 

Kurtulmuş, AK Parti Bursa İl Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, 30 Mart seçimlerinde tarih yazdığını, ülkenin hangi istikamette yol alacağının kararını bir kez daha net bir şekilde verdiğini, ülkenin, yeni Türkiye istikametinde yoluna devam edeceğini söyledi.

"Şimdi 10 Ağustos'ta ilk turunu gerçekleştireceğimiz ve inşallah birinci turda sonuçlandıracağımız Türkiye demokrasinin en önemli seçimi önümüzde durmaktadır" diyen Kurtulmuş, şimdiye kadar ki bütün cumhurbaşkanlığı seçimlerinin parlamentodaki oylarla olduğunu, seçimi birtakım etkin, çıkar çevrelerinin, güç odaklarının şu ya da bu şekilde etkilediğini anlattı.

Kurtulmuş, ilk kez cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçildiğini vurgulayarak, "Bu, Türkiye siyaseti bakımından devrim niteliğinde önemli bir adımdır. Biz bunu cumhurbaşkanlığı seçiminin halk tarafından yapılmasına müsaade eden referandumdan itibaren söylüyoruz ve inşallah bunu da göreceğiz. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmiş olması cumhurbaşkanlığı makamının gerçekten bütünüyle milletin denetimine açacaktır, cumhurbaşkanlığı makamı artık milletin makamı olacaktır" diye konuştu.

Eski Türkiye'de sandıklar ortada olmasına rağmen, sandıktan ne sonuç çıkarsa çıksın, bu sonuçların 1961 ve 1982 anayasalarıyla ortaya konulan anayasal kurumlar vasıtasıyla bir türlü yönlendirilebildiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Tabiri caizse sandıktan çıkan halk iradesinin önünde birtakım süzgeçler vardı. Bunlar anayasal kurumlar, yüksek yargı kurumları vesaire. Eğer millet iradesi bütün süzgeçleri aşmayı başarırsa sonunda cumhurbaşkanlığı makamı eski Türkiye'nin emniyet supabıydı. Yani millet bir taraftan başka bir şekilde çalışıyor, devlet aklıysa başka bir şekilde, milletten ayrı bir şekilde çalışıyor ve bütün bu süzgeçlerin sonunda da cumhurbaşkanlığı mekanizması yeri geldiğinde milletin iradesine karşı devleti koruyacak bir makam olarak görülüyordu. Şimdi cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesiyle Türkiye'nin eski sisteminde var olan bu çarpık yapı, düzeltilmiş olacak, millet ve devlet iradesi farklı iki irade olmaktan çıkartılarak, devletle milletin iradesi örtüştürülecektir. Bu bakımdan Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli seçimlerinden birini yapıyoruz, 10 Ağustos seçimlerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah bu cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci turda seçimi rahatlıkla kazanacak ve AK Parti'nin koymuş olduğu aday Türkiye Cumhuriyeti'nin halk oyuyla doğrudan seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak görevine 28 Ağustos tarihinde başlayacaktır."

Kurtulmuş, çok nezih bir seçim kampanyasının geçeceğini, bu kampanyada birtakım siyasi polemiklerin ötesinde yeni Türkiye'nin nasıl inşa edileceğinin ortaya konulacağını dile getirerek, 10 Ağustos seçimlerinden başarılı bir sonuçla çıktıktan sonra hemen arkasından gelecek olan genel seçimlerle birlikte de Türkiye'nin sadece gelecek 4 yılda parlamentoda kimler olacağını seçmeyeceğini, 10 yıllarda ülkenin nasıl gelişeceğinin kararını vereceğini söyledi.

Baştan beri çok önemsedikleri seçimlerden birinin geride kaldığını, birinin çok yaklaştığını, ötekinin ise gelecekte yapılacağını belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin bir buçuk yıl içinde çok önemli geçiş sürecini, başarıyla tamamlayacağını ve yeni Türkiye istikametinde, siyasi ve iktisadi reformlar ile yoluna devam edeceğini, 2023'ün "güçlü Türkiyesi", 2071'in "dünyada söz sahibi olan Türkiyesi"nin başarılacağını ifade etti.

"Türkiye çok şükür bir istikrar adası"

Kurtulmuş, Türkiye'de halkın önemli bir kısmının, iktisadi ve siyasi istikrarı tercih ettiğini vurgulayarak, geçen 12 yıllık süreçteki başarının arkasında da bunun yattığını hatırlattı. Türkiye'nin ortasında bulunduğu coğrafyanın, 1990'lardan itibaren yeniden şekillendiğini ve çok büyük türbülansların içinden geçtiğini hatırlatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"1990'larda Kafkaslar, Balkanlar, arkasından Orta Doğu ve şimdi de ta Kuzey Afrika'dan Orta Doğu'nun her yerine kadar maalesef çok büyük bir türbülanstan geçiyoruz. Allah'a şükrederek ifade etmek gerekir ki; Ukrayna'dan Yemen'e kadar Libya'dan Irak'a kadar bütün bölge yanarken, geçmiş dönemde de Saray Bosna'dan Kafkaslara kadar bütün bölgemiz yanarken Türkiye çok şükür bir istikrar adası olarak bu bölgenin ortasında önemli bir ülke olarak ayakta duruyor. Allah bu istikrarımızı, bu birliğimizi bütünlüğümüzü bozmasın, bunu bozdurmayacak adımları atmak da inşallah siyasetin vazifesi olacaktır."

"Biz bu filmi gördük"

Kurtulmuş, Irak'ta, Suriye'de, bölgede olanların görüldüğüne işaret ederek, bugün bazı gazetelerde bazı haritaların yayınlandığına dikkati çekti. Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz bunu yıllardır söylüyoruz; birtakım dış güçler, şu sözleri söylediklerini, hem de Ankara'da bile söylediklerini önemli temsilcilerinin dün gibi hatırlıyoruz; bu bölgede 22 tane yeni ülke ortaya çıkacak. Hatta 11 Eylül olaylarından sonra ABD'nin efsanevi Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'in 'bu Hristiyan dünyasıyla Müslüman dünyası arasındaki bir savaş değil, bu artık İslam'ın iç savaşıdır' sözlerini hatırlıyoruz Maalesef bugün başta Suriye'deki derinleşen ve gerçekten bir çıkmaz sokağa doğru giren Suriye krizinin yayılmasıyla birlikte bölge fevkalade ciddi bir karışıklığın içine sokulmaya çalışılıyor. Bir asır evvel oynanan senaryo aynen bugün de tekrarlanmaya çalışılıyor. Bir asır evvel koskoca Osmanlı cihan devleti Balkanlardaki o birliğini, bütünlüğünü aralarına sokulan etkin fitne dolayısıyla 10 yıl içinde kaybetti ve dört buçuk milyon kilometrekarelik o büyük cihan devleti, bugünkü 780 bin kilometrekarelik misakı millimiz içine sıkıştırıldı. Oyun aynı şekilde oynanıyor, dün insanları 'Arnavutlar, Bulgarlar, Pomaklar, Türkler, Boşnaklar' diye ayırarak Balkanların çözülmesini sağlayanlar, bugün aynı şekilde 'Sünniler, Aleviler, Türkler, Kürtler, Araplar, Şii Türkmenler, Sünni Türkmenler, Şii Araplar, Sünni Araplar' diyerek bölgeyi bölerek aynı senaryonun ikinci perdesini oyuna koymak istiyorlar. Biz bu filmi gördük ve inşallah Türkiye'nin bölge olaylarındaki en önemli inisiyatifi daha fazla bölünmenin değil, bu bölge halklarının daha fazla bütünleşmesinin aracı olmasıdır. Bunun sözcüsü olmasıdır."

Kurtulmuş, bir gazetecinin, "Partiniz Erdoğanlı ve Erdoğansız sürece hazır mı? Partiye katıldığınızdan beri isminiz yeni dönemde AK Parti'nin başında olacağınıza dair söylemler de oldu. Bunu nasıl yorumlayacaksınız?" şeklindeki sorusu üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim akşamı balkon konuşması sırasındaki "Biz dün yoktuk, yarın da olmayacağız. Bizim hedefimiz kişisel hesaplar yapmak değil, bizim hedefimiz dava taşını gediğine koymaktır" sözünü hatırlattı.

Bunun, dinlemesi kolay, ancak söylenmesi zor bir söz olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şu anda isimleri geçenlerin hiçbirinin, belki bir müddet sonra hayatta olmayacağını söyledi.

"Hiçbirimiz kişisel hesap yaparak siyasetin içinde olmayız" diyen Kurtulmuş, kendisinin de siyaseti hep bu anlayışla yaptığını, bunun bir şahıs değil, dava meselesi olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "Dava taşını gediğine koymak; hepimizin, bütün parti mensuplarımızın bir omzumuza yeni Türkiye'nin inşası sorumluluğunu, diğer omzumuza da büyük medeniyetimizi ihya ve inşa etme sorumluluğunu yüklüyor. Dolayısıyla her birimiz, genel başkandan mahalle temsilcisine kadar, bütün mensuplarımız bu şuur içinde hareket ediyoruz" görüşünü dile getirdi.

30 Mart seçim sonuçlarının, sadece bir siyasi parti olmanın ötesinde, kalıcı bir siyasi hareket olmaya doğru terfi ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, siyasi bir hareket haline dönmeyi başaramayan partilerin, gelip gittiğini anlattı. Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"AK Parti, 30 Mart seçimleriyle bir siyasi hareket olmaya terfi etmiştir. Bu siyasi hareketin lideri de Sayın Başbakanımız Erdoğan'dır. Dolayısıyla, Sayın Erdoğan'ın yeri, pozisyonu ne olursa olsun, bu siyasi hareketin lideri olmaya devam edecektir. Sorunuzun ikinci kısmı da böylece ortadan kalkmış oluyor. Yani AK Parti için 'Erdoğanlı AK Parti, Erdoğansız AK Parti' diye bir soru olmaz. Sayın Başbakanımız bu hareketin lideri olarak, Allah ömür verdiği sürece, mücadelesine devam edecektir. Önümüzdeki süreçlerde inşallah hepimiz bu dava taşını gediğine koyma tarihsel sorumluluğunu yerine getirmeye gayret edeceğiz."  

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER