ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL10°C
Parçalı Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 13 Aralık 2012 Perşembe 17:40

Canikli, Sayıştay raporlarını açıkladı


AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Sayıştay'ın kamu kurumlarının 2011 yılı harcamalarının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin denetleme raporlarının zamanında Meclis'e gönderildiğini belirterek, ''Meclis'e gelmeyenler, bu yıl ilk kez gelmesi gereken raporlardır'' dedi.
    
Canikli, düzenlediği basın toplantısında, Sayıştay raporlarına değindi. TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken Sayıştay tarafından gönderilmeyen 3 rapor üzerinden yoğun tartışma yaşandığını belirten Cankli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da konuşmasında konuyu ağırlıklı şekilde işlediğini anlattı.
    
Eski Sayıştay Kanunu çerçevesindeki denetimlerin etkisiz olduğunu, bir çok kurumun Sayıştay'ın denetimi dışında tutulduğunu ifade eden Canikli, belediyelerin şirketlerinin tamamının kapsam dışında olduğunu, TSK harcama ve faaliyetlerine ilişkin yüzeysel denetim yapıldığını, ayrıca bir çok kuruluşun kanunlarında kendisini kapsam dışına çıkardığını söyledi. Canikli, ''Sayıştay, yeni Sayıştay Kanunu çıkarılıncaya kadar yüzeysel denetim yapıyordu'' dedi.
    
Yasanın, istisna ve muafiyet olanlarının yürürlükten kaldırdığını anımsatan Canikli, şöyle konuştu:
    
''Kapsam dışında kuruluşların tamamı Sayıştay denetimine tabi hale getirilmiştir. Belediyelerin sahip olduğu iktisadi kuruluşlar hem KİT Komisyonu, hem Sayıştay hem de Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun denetimine de tabi değildi. Büyükşehir belediyelerinin çok büyük kaynaklar kullandığı, bunların önemli bölümünün AK Parti belediyelerince yönetildiği dikkate alınırsa, bunların tarihte ilk kez Sayıştay denetimine alınması AK Parti tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu son derece önemlidir. İlk defa, yürütme organının yetkisinde bulunan ve bakanlıkların teftiş kurulu ve müfettişleri tarafından kurulan denetim yetkilerinin önemli bölümü de Sayıştay'a devretmiştir. Bir kaç istisna dışında bakanlıklardaki teftiş kurulları kaldırılmıştır. Yürütme organı, kendi uhdesinde olan denetim yetkisini, kendi kontrolü dışında anayasal kuruluş olan Sayıştay'a devretmiştir. Bunlar Türkiye'de ilk kez yaşanan olaylardır. Yürütme kendisine bağlı kurumların dış denetimlerinin bağımsız kuruluş olan Sayıştay tarafından yapılmasını isteyerek denetim konusunda yaklaşımını ortaya koymuştur. Daha önce denetimden kaçılırken AK Parti, tüm kurumların yoğun şekilde denetlenmesinin önünü açmıştır.''
    
Sayıştay'ın 3 denetim biçimi olduğunu; bunlardan birinin uygunluk denetimi olduğunu belirten Canikli, tüm harcamaların mevzuata, kanuna, kurallara uygun yapılıp yapılmadığını denetlemesinin ''esas denetim'' olduğunu ve yıllardan beri yapıldığını, bunun sonucunda tanzim edilen raporun kesin hesap kanunu ile birlikte TBMM'ye gönderildiğini anlattı.
    
Canikli, ''Uygunluk denetimi yıllardan beri yapılmaktadır. 2011 kesin hesap kanunu tasarısı ile birlikte TBMM'ye gönderilmiştir. Esas denetim raporu gönderilmiştir ve TBMM'dedir. Sayıştay bu çerçevede yaptığı denetimlerde, tüm kamu kurumlarının harcamalarının hukuka uygun olu olmadığını denetleyen, bir ihlal söz konusu olduğunda hem zimmet çıkaran hem de suç unsuruyla ilgili mercilere gönderen raporlar, zamanında TBMM'ye gönderilmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer bütün değerlendirmelerinde sanki harcamalar Sayıştay tarafından denetlenmemiş gibi bir yaklaşım ortaya konuluyor. Bu doğru değildir. Bunda sorun yok. Gelmeyen raporlar, ilk kez bu dönem gelmesi gereken raporlardır. Bu raporlar yeni yasa ile dizayn edilmeye başlandı. Eski kanunda yoktu'' dedi.
    
Gelmeyen raporların ''değerlendirme raporları'' olduğuna işaret eden Canikli, şöyle konuştu:
    
''Bunların hiçbiri hukuka, kanunlara uygun olup olmadığını, yolsuzluk, suiistimal olup olmadığını denetleyen raporlar değildir. Bu raporlarda harcamalar hukuka uygun olarak yapılmış ama ona rağmen yerindelik veya performans denetimi anlamına gelen raporlardır. Performans denetimiyle ilgili olarak ilgililer hakkında tazmin yapılamaz, suç duyurusunda bulunamaz. Burada hukuki denetimi yoktur. Bunlar da son derece önemli. Gelseydi ilk kez gelecekti. Yoksa inanılır gibi değil, Sayın Kılıçdaroğılu'nun bu konulara vakıf olduğunu düşünüyorduk. 'Tarihte ilk kez gelmedi' diyor. Bunların gerçekle alakası yoktur. Bugüne karar yapıldığı gibi Sayıştay hukukilik denetimini yapmış ve raporlarını göndermiştir. Gelmeyen raporlar, 'şöyle yapılsaydı daha iyi olurdu' diyen özü itibarıyla yerindelik denetimi yapan, kendisini idarenin yerine koyarak yapılan denetimlerdir. Değerlendirme raporları bütçe esasını içermiyor.''
    
     ''Raporlar tamamlanmamıştır''
    
     Canikli, raporların neden gelmediği konusunda CHP''li yetkililerin ''raporlar tamamlanmıştır, gönderilmesi gerekir'' dediğine işaret ederek, denetçilerin hazırladığı raporların dairelerde görüşülmeden önce Temmuz ayında yasa değişikliği yapıldığını, raporların yeni düzenlemeye göre yapılmadığının tespit edildiğini söyledi. Canikli, ''Denetçiler yeni düzenlemeye uygun olarak yeniden denetleyecek, raporlar tekrar gönderilecek. 2011 yılına ilişkin değerlendirme raporlarının gelmesine engel yok. Geç gelmiş olacak. Bu raporlar tamamlanmamıştır, olgunlaşmamıştır. Dairelerde görüşülmemiş sadece denetçilerin ham raporu vardır'' diye konuştu.
    
Canikli, ''Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere bu değerlendirmeleri yapanları kınıyorum. Biraz baksalar böyle olmadığını görürler. Denetimden kaçmak istesek eski kanun buna müsaitti. Ama biz tam tersini yaptık'' değerlendirmesinde bulundu.
    
     ''İhaleler mevzuata uygun''
    
Canikli, Kamu İhale Kurumu bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesinde tartışmalara değinerek, ''Türkiye'de yapılan ihalelerin sadece yüzde 4'ü denetime açıktır, diğerleri denetim dışında kalmıştır'' iddiasının gerçek olmadığını ifade etti.
    
Görüşmelerde Kamu İhale Kurumu Başkanı'nın ''Türkiye'de mevzuata uygun olarak 127 bin ihale yapılmıştır, bunlardan sadece yüzde 4'ü şikayet yoluyla kuruma gelmiştir'' dediğini kaydeden Canikli, ''Kurum'a gelmeyen 123 bin ihale Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihalesi yapılmış olanlardır. İhale yapıldıktan sonra tarafların şikayet hakkı var. Sadece yüzde 4'ü şikayet yoluyla kuruma gelmiştir. Önemli bölümü şikayet konusu dahi edilmemiştir. Bu da sistemin sağlıklı yürütüldüğü ve kurumların yaptığı ihalelerin mevzuata uygun olduğu anlamına geliyor. Şikayet edilen yüzde 4'ün kanun dışı yapıldığı anlamına gelmez. Bunların da yüzde 80'inden fazlası kurum tarafından onaylanmış, mahkemeye götürülenlerin de yüzde 19'u iptal edilmiştir'' dedi.
    
    

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER