ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Nisan 2013 Cuma 11:29

Borsa İstanbul'da ilk gong çaldı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iktidarı döneminde faiz oranlarında da tarihi düşüşler yaşandığını belirterek, ''Yüzde 63'ten aldığımız faizleri şu anda yüzde 6'lara kadar çekmiş durumdayız. Tabii ben bu yüzde 6'yı da fazla görüyorum, bunu da söyleyeyim. Ben yüzde 6'lık faizin de bir baskı olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Temenni ediyorum ki, kısa zamanda bunu da daha da düşürmek suretiyle özellikle faiz baskısını bu ülkenin tüketicileri üzerinden kaldırmış olalım'' dedi.
     Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda İstanbul'un dünyanın en önemli 10 finans merkezinden biri olması yolunda, en önemli kurumlardan biri olacak Borsa İstanbul AŞ'nin faaliyete başlaması dolayısıyla İstinye'deki merkezinde gong töreni düzenlendi.
     Törende konuşan Erdoğan, hafta başında 2012 yılının 4. dönemi ve tamamına ilişkin büyüme rakamlarının açıklandığını belirterek, Türkiye ekonomisinin, yıllık yüzde 2,2 oranında büyüme kaydettiğini ve gerek AB ortalamasının gerek tek tek büyük Avrupa ekonomilerinin çok çok üzerinde bir gelişme kaydettiğini anlattı.
     Erdoğan, 2002 yılında görevi devraldıklarında Gayri Safi Milli Hasıla'nın 230 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
     ''Göreve geldikten hemen sonra sağladığımız istikrar ve güven ortamı sayesinde, bu rakam üç kattan fazla artış gösterdi ve 2012 sonu itibarıyla 786 milyar dolara yükseldi. 2009 yılında, bütün dünyada ağırlığını hissettiren, dünyanın en güçlü ekonomilerinin bile ağır yara aldığı küresel kriz sebebiyle yaşanan kısmi daralma dışında, Türkiye ekonomisi Allah'a şükür, son 10 yıl içerisinde sürekli büyüdü. Satın alma gücü paritesine göre düzeltilmiş fert başına milli gelir 2002 yılında şöyle bir baktığımızda 8 bin dolar düzeyindeydi. Bugün bu rakam 15 bin doları aşmış durumda.''
     Başbakan Erdoğan, o dönemde kronik bir enflasyon sorunu yaşandığını da anımsatarak, şunları kaydetti:
     ''Öyle ki, bir ürünün fiyatı akşam bakıyorsunuz başka, sabah uyanıp bakıyorsunuz bambaşka... Günden güne, akşamdan sabaha yapılan zamlar o günler için son derece normal, son derece rutin hadiselerdi. Bizi bu hale getirmişlerdi, bizi buna alıştırmışlardı. Bugün ise biz enflasyonu da dizginlemek suretiyle kontrol altına almayı başardık. Hükümetimizin kamu finansmanı politikaları ve Merkez Bankamızın uygulamaları neticesinde enflasyon bugün artık tek haneli rakamlara inmiş durumda. Bakın, bugün birçok Avrupa ülkesi kamu borçlarına ilişkin önemli problemler yaşıyor. Birçok ülke, bu açıdan biz AB üyesi henüz değiliz, müzakere sürecindeyiz ama şöyle bir ele aldığımızda Maasricht kriterlerinin çok ötesinde yüksek borçluluk oranlarının Avrupa'da yaşandığını, onların baskısının olduğunu ve bunlarla yüzleştiğini görüyoruz.
     Bizde ise 2002 yılına baktığımızda AB tanımlı borç stokunun milli gelire oranı yüzde 74 seviyesindeydi. Yeni milli gelir rakamının açıklanmasıyla AB tanımlı borç stokumuzun milli gelire oranının da yüzde 36'ya kadar gerilediğini gördük. Bir yandan kamunun borçlanma ihtiyacı azalırken öte yandan faiz oranlarında da tarihi düşüşler yaşandı. Yüzde 63'ten aldığımız faizleri şu anda yüzde 6'lara kadar çekmiş durumdayız. Keza dış ticaret alanında da önemli başarılara imza attık. Tabii ben bu yüzde 6'yı da fazla görüyorum, bunu da söyleyeyim. Bu kadar önemli bir toplantı da tarihi bir toplantıda bunu da söyleyeyim. Ben yüzde 6'lık faizin de bir baskı olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Temenni ediyorum ki, kısa zamanda bunu da daha da düşürmek suretiyle özellikle faiz baskısını bu ülkenin tüketicileri üzerinden kaldırmış olalım.''
    
     -''İhracatı 152,5 milyar dolara ulaştırdık''-
    
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2002 yılında 36 milyar dolardan devraldıkları ihracatı 2012 yılı sonu itibariyle 152,5 milyar dolara ulaştırdıklarını belirterek, bu süreçte, IMF'ye olan borcu da 23,5 milyar dolardan 400 milyon dolara indirdiklerini anlattı.
     Erdoğan, önümüzdeki ay bu 400 milyon doların da ödeneceğini ve IMF'ye olan borcun kapatılacağını bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:
     ''Şimdi bizden 5 milyar dolar gibi borç talepleri var. Onun teknik görüşmelerini yapıyoruz. Eğer 5 milyar dolar borcu kendilerine verirsek, bu defa IMF bize borçlu duruma düşecek. Merkez Bankası rezervlerimize bakıyoruz, 10 yıl önce 27,5 milyar dolardı. Merkez Bankası bizim milli bankamız. Belirleyici her şeyimiz. Ama şu anda Merkez Bankamızın döviz rezervine bakıyoruz, 125 milyar dolar buraya geldi. OECD tarafından açıklanan yeni ve son derece anlamlı bir rakamı da aslında burada açıklamak isterim. 2012 yılında, dünya genelinde resmi dış yardımlar ciddi manalarda düşüş kaydetti. En fazla dış yardım yapan ABD'de dahi oran 2011'e göre yüzde 3 düşmüştür. Türkiye'de ise, 2011 yılında dış yardımlar bir önceki yıla göre artmıştı, 2012 yılında da resmi yardımlar 2011'e göre yüzde 98 oranında artış kaydetti. ABD, İngiltere dahil, bir çok ülke, bir çok büyük ekonomi dış operasyonlarını kısarken, biz, dünyada resmi dış yardımlarını yüzde 98 oranında artıran ülke olduk.''
     Erdoğan, 10 yıllık süreçte borsanın da büyüdüğünü ve büyümeye ayna tuttuğunu vurgulayarak, ''İMKB 100 endeksi 2002'de göreve geldiğimizde 10 bin 369'du. Şöyle o günleri bir hatırlayalım. 10 yılda endeks yüzde 652 oranında artış ilavesini görüyoruz ve 78 bin seviyesini aştı. Borsanın piyasa değeri 34,5 milyar dolarken, şu anda devam ediyoruz, yüzde 800 oranında artışla 309 milyar dolara ulaştı'' bilgisini verdi.
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER