ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Parçalı Bulutlu
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mayıs 2013 Salı 21:43

"Beğenmeyenler alternatif sunmalı"


BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Siyasetçinin kullandığı dil, barış ve çözüm sürecine desteği bir tarafa bırakın toplumu ayrıştıran etnik çatışmalara varıncaya kadar tehditler ve tehlikeler oluşturan bir dildir" dedi.
     Demirtaş, Yenişehir Belediyesi'nce başlatılan sokak düzenleme çalışmaları nedeniyle yapılan törende yaptığı konuşmada, çözüm sürecinde anayasa ve yasalarda özgürlüklerin genişlemesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
     Toplumun buna sahip çıkması, özgürlükleri ve toplumsal barışı yaratabilmesinin kalıcı barışın tek teminatı olduğunu kaydeden Demirtaş, bu çerçevede halka güvendiklerini, çözüm ve barış sürecini nasıl sahiplendiklerini gördüklerini, bundan gurur ve onur duyduklarını belirtti.
     Savaşın acısını bu kadar derinden yaşamış bir halkın, barışa bu kadar hasret duymasının doğal olduğunu, siyaset ve siyasetle çözümün intikam meselesi olmadığını, kimseden intikam alma, hesap sorma gibi bir dertlerinin bulunmadığını anlatan Demirtaş, dertlerinin demokrasi, çözüm ve özgürlük olduğunu vurguladı.
     "Siyasetçilerin kullandığı zehirli, ırkçı ve faşizan dil, bugün barış ve çözüm sürecini sahiplenme meselesinde sıkıntılar yaratıyor" diyen Demirtaş, bunun toplumun suçu olmadığını dile getirerek "Her mikrofona çıkışında küfürler, hakaretler ve tehditlerle konuşan bir siyasetçinin kendi tabanında yaratacağı duygu budur işte. Akil insanlar, Batman ve Hakkari'nin oy vererek seçtiği insanlar mı- Hayır. Buna rağmen Akil insanlar, Şırnak, Batman, Ardahan, Hakkari, Diyarbakır ve Ağrı'da güllerle, batının birçok yerinde sopalarla, taşlarla karşılanmıştır. Bu halkın suçu değildir. Bu siyasetçinin kullandığı dilin farkıdır" şeklinde konuştu.

"Beğenmeyenler alternatif sunmalı"
    
     BDP Genel Başkanı Demirtaş, çözüm sürecini beğenmeyenlerin alternatif sunmaları gerektiğine vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Siyasetçinin kullandığı dil barış ve çözüm sürecine desteği bir tarafa bırakın toplumu ayrıştıran etnik çatışmalara varıncaya kadar tehditler ve tehlikeler oluşturan bir dildir. Özellikle CHP ve MHP'nin bu dili derhal terk etmesi lazım. ÇÖzüm önerileri varsa sunsunlar. Yürütülen çözüm sürecini beğenmiyorlarsa, alternatif sunmaları gerekiyor. 'Ama konuşmayın, savaşın' demek bir çözüm, yöntem, ciddiye alınması gereken bir tartışma da değildir. Öcalan ve PKK ile konuşulması CHP'nin içine sinmiyormuş, peki alternatif sunsunlar. Kiminle konuşsunlar- Mandela ile mi konuşsunlar- Tam olarak içinize sinmesi için kiminle konuşsunlar- Kiminle savaşılıyorsa 30 yıldır, onunla konuşulacak ve barışılacak. Bundan daha doğal bir şey olabilir mi- Binlerce gencin yaşamını kurtaracak bu görüşmelere 'evet' demek niye içinize sinmiyor."
    
Yerel yönetimler
   
Demirtaş, belediyelerin imkanları ve bütçelerinin kısıtlı olduğunu, seçilmiş ve atanmış yöneticilerin bulunduğunu belirterek, atanmışın seçilmişe oranla yetkili olması ve bütçesinin yüksek olmasının demokrasiye uygun olmadığını öne sürdü.
     Vali ve kaymakamların seçimle işbaşına gelmesini ya da kaldırılmasını istediklerine değinen Demirtaş, konuşmasını şöyle tamamladı:
     "Paranın çoğu oraya gidiyor. İşin çözümü şehri seçilmişlere emanet etmektir. Sistemin dengesizliğinin ortadan kaldırılması lazım. Biz buna özetle özerklik diyoruz. Yerel yönetimler özerk olacak. Bu dönemde artık madem çözümü tartışıyoruz, bunları da tartışmamız lazım. Yerel güvenlik dahil olmak üzere her şey yerel yönetimlere devredilmesi lazım. Anadilde eğitimleri yerel yönetimlerin yapması gerekiyor. Çözüm süreci bunların önünü açmalıdır."

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER