ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL26°C
Mevzi Sağanak
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Kasım 2013 Salı 14:37

BDP: Hükümet Öcalan'ın müzakere koşullarını sağlamalıdır


Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), sürecin yeni baştan ele alınarak yüz yıllık sorunu kökten çözecek bir müzakere döneminin başlamasının şart olduğunu bildirdi. Hükümetin Kürt halkına değil, Türk halkına ve Türkiye'de yaşayan bütün halklara karşı sorumluluğu olduğunu vurgulanan BDP açıklamasında, "Hükümetin şimdi yapması gereken ciddi bir müzakerenin gereği olan bir hakem heyetinin oluşması için gerekli adımları atması ve Sayın Öcalan'ın müzakere koşullarını sağlamasıdır." ifadeleri kullanıldı.

BDP Parti Meclisi (PM), siyasal süreç değerlendirmesi, yerel yönetimler seçimi ve planlama gündemleriyle toplandı. BDP PM sonuç bildirgesinde ise yaklaşık bir yıl önce devlet heyetiyle Öcalan arasında gerçekleşen görüşmeleri takip eden ve 2013 Nevruz'u ile başlayan demokratik çözüm sürecinde ilerleme sağlanmaması ve neredeyse tıkanma noktasına gelmesi sebebiyle Öcalan'ın hükümete mektup gönderdiğinin kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu ifade edildi.

Üç aşamalı bir planın öngörüldüğü süreçte, hükümetin daha birinci aşamada kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğinin savunulduğu açıklamada, ikinci aşamanın bir adımı olması gereken demokratikleşme paketinin ise hükümetin çözüm konusunda stratejik bir yaklaşımı olmadığının kanıtı olduğu ileri sürüldü. "Kürt siyasi hareketinin bir bütün olarak demokratik çözüm sürecini stratejik bir çizgi olarak kavramasına ve buna uygun davranmasına karşılık, AKP Hükümeti taktik bir süreç olarak ele almış, Kürt halkının devletle barışması ve çözümsüzlükten kaynaklanan çatışmaları nihai olarak bitirecek bir süreç olarak görememiştir." denilen açıklamada, "Artık sürecin yeni baştan ele alınarak, yüz yıllık sorunu kökten çözecek bir müzakere döneminin başlaması şarttır. Hükümetin aylardır çatışma nedeniyle tek bir kişinin bile ölmemesinin yarattığı çözüm ve barış umudunun yitirilmesine neden olmaya hakkı yoktur. Hükümetin Kürt halkına değil, Türk halkına ve Türkiye'de yaşayan bütün halklara karşı sorumluluğu vardır. Hükümetin şimdi yapması gereken ciddi bir müzakerenin gereği olan bir hakem heyetinin oluşması için gerekli adımları atması ve Sayın Öcalan'ın müzakere koşullarını sağlamasıdır. Türkiye'de sağlanacak kalıcı bir barış bütün Ortadoğu için yol gösterici olacaktır. Ancak hükümetin hem demokratik çözüm sürecindeki hem de Rojava'da Kürt halkının kazanımlarına yönelik tutumu Türkiye'de ve Ortadoğu'da halkların eşit, demokratik ve barış içinde yaşamalarına engel olan bir tutumdur." denildi.

"BATMAN'DAKİ SALDIRI SIRADAN BİR OLAY DEĞİL"

Merkez Yürütme Kurulu'nun aldığı karar üzerine eş başkanlar, tüm seçilmişler ve halkla birlikte duvarı yıkmak, sınır kapılarının açılmasını sağlamak ve mayınların temizlenmesinin sözünü almak üzere 7 Kasım'da Nusaybin'de olacaklarının belirtildiği açıklamada, Batman'daki saldırının ise sıradan bir olay olmadığına dikkat çekildi.

Saldırının, Meclis'te grubu bulunan partilerin genel başkanlarıyla bir kez bile görüşmeyen Başbakan'ın Hüda-Par Genel Başkanı'yla görüşmesinden birkaç gün sonra gerçekleşmesinin de rastlantı olmadığının dile getirildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "90'lı yıllarda devlet destekli saldırılarla insanları katleden hizbul-kontranın yeniden sahneye çıkmasına halkımız izin vermeyecektir. Hükümetin demokratik çözüm sürecinin ilerlemesinde ayak diremesine karşın, Türkiye halklarının ve toplumsal kesimlerin demokrasi, barış ve eşitlik talebini yükseltmesi hepimize fırsat ve imkanlar sunmaktadır. Halkların Demokratik Partisi'nin, halkları ve toplumsal kesimleri birleştiren görkemli kongresi bütün ezilenler için yeni bir seçeneğin ifadesi olmuştur."

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER