ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL20°C
Sağanak Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 10 Haziran 2013 Pazartesi 17:06

"Başbakan'ın dili TOMA'ca, copca, gazcadır"

"Başbakanın dili TOMAca, copca, gazcadır"


CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP ile ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. İnce “Başbakan’ın anladığı dil; TOMA’ca, copca ve gazcadır. Biz TOMA’ca, copca ve gazca bilmiyoruz. Biz demokrasinin, özgürlüklerin, milletimizin, halkın dilini biliyoruz.” dedi

Yalova'daki irtibat bürosunda basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, “Başbakan, ‘CHP zihniyeti pisliktir’ demiş. Bana bunu Başbakan’ın söylediğini, söylemeden, ‘birisi böyle dedi, bu kim olabilir’ diye sorsalar. Ben derim ki; bunu Başbakan söylemiştir. Bana söyle ne söylediğini, sana kim olduğunu söyleyeyim. Bu Başbakan’ın kişiliğini, karakterini, iç dünyasını ortaya koyuyor. Yetişme tarzını ve terbiyesini ortaya koyuyor. ‘Bana küfür ettiler’ diyor. Doğru, başbakanlara küfür edilmez ama başbakan da küfür etmez.” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın kendine küfür edilmesini sorgulaması gerektiğini belirten İnce, şöyle konuştu: “Sen kendine şunu soracaksın: Ne oldu da Turgut Özal’a, Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’e, Necmettin Erbakan’a, Mesut Yılmaz’a, Tansu Çiller’e küfür etmeyen insanlar sana niye küfür ediyor. Bunu kendine soracaksın önce. Ağzından küfür akıyor senin. Ayyaşlar, alkolikler, çapulcular, pislikler, şerefsizler, sürekli bunları söylüyorsun. Başbakanlara küfür edilmez diyor. Be vicdansız, be insafsız bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapan İsmet İnönü’ye Hitler denir mi? Ona hakaret edilir mi? İki ayyaş denir mi? Sen bu ülkenin kurucusuna iki ayyaş dedin de sana küfür etmişler çok mu? Sana küfür etmişler çok mu? Sen hak ediyorsun onları. Ben gençlerin bu tavrını onaylamıyorum. Siyasette küfür, hak aramanın yolu bu olmamalı. Gençlerin yaptıklarını doğru bulmuyorum ama bunları tahrik eden, bunları ortaya süren Başbakan’ın kendisidir. Başbakan’ın ağzından küfür akıyor. ‘CHP zihniyeti pisliktir’ diyor. Sen kendi iç dünyanı ortaya koymuşsun. Sen kendine bak önce. İhalelere bak. Bulaşmışsın tepeden tırnağa pisliğin içinde yüzüyorsun. Sen önce bunlara bakacaksın.”
İnce, Başbakan Erdoğan’ın tepkilerine anlam veremediğini dile getirerek, “Başbakan’a sorum şu: Tarlabaşı Kentsel Dönüşüm Alanı’nı, o projeyi damadının ortağı olduğu şirkete verdin. Senin telaşın, kızgınlığın; acaba Taksim’i de bunlara mı verecektin? Bunun sorgulanması lazım. Söz mü vermiştin Başbakan? Kızgınlığın, bu konudaki şiddetin bu konudaki sinirliliğinin sebebi bu mu? Başbakan’ın buna cevap vermesi lazım” diye konuştu.
Camide içki içildiği iddiasına da değinen İnce, şunları söyledi.
“Bir de yalan söylüyorlar utanmadan. ‘Camide içki içildi’ diyorlar. Caminin müezzini çıktı açıklama yaptı. ‘Böyle bir şey yok. Çocuklar geldi, yaralıydı, yaralarını sardılar. Ellerinde sirke şişeleri vardı’ dedi. Bunları anlattı. Sen buna rağmen camiyi kullanıyorsun. Caminin üzerinden yalan söylüyorsun. Camiyi siyasete malzeme ediyorsun. Caminin müezzini, ‘camide içki içilmedi’ diye açıklama yapıyor. Sen hala daha, yandaş kanallarınla birlikte cami üzerinden siyaset yapıyorsun, yalan söylüyorsun.”
Başbakan Erdoğan’ın havaalanında karşılanışını da eleştiren İnce, “'Faşizm, diktatörlük bunun neresinde?' diyorlar. 1 Mayıs'ta metroları kapatacaksın, deniz ulaşımını engelleyeceksin, iptal edeceksin bütün seferleri ama Başbakan geliyor diye sabah 4’te metro çalıştıracaksın. İşte diktatörlük, faşizm bu. Hatta iliklerine kadar faşizm bu.” ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan’a eleştirilerini sürdüren İnce, sözlerine şöyle devam etti:
“'Başbakan’ı yedirmeyiz' diyor bir başkası. Başbakan’ı yemek gibi bir niyetimiz yok. Acaba diyorum; AKP içerisinden Başbakan’ı yemek isteyenler mi var? Böyle bir proje mi var? Eğer Başbakan’ı yemek isteyenlere bakıyorlarsa AKP içine baksınlar öncelikle. Bunlar Swoboda’nın ipine sarılmışlardı. Swoboda’nın ipine sarılıp Genel Başkanımızı eleştirmişlerdi. Tabi Swoboda, ‘cahilce açıklamalar yapıyor bu Başbakan’ deyince bütün AKP’liler beygirden düşmüşe benzedi. Yine Başbakan şimdiden sonra onların anladığı dilden konuşacağız. Bizim anladığımız dil özgürlüklerin, halkımızın dilidir ama Başbakan’ın anladığı dil, TOMA’ca, copca ve gazcadır. Biz TOMA’ca, copca ve gazca bilmiyoruz. Biz demokrasinin, özgürlüklerin, milletimizin, halkımızın dilini biliyoruz.”

İnce, Başbakan’ın AKM’yle ilgili yaptığı açıklamalara ise, “Başbakan’ın derdi Atatürk Kültür Merkezi değil. Başbakan’ın derdi Atatürk. Havaalanını da yıkacaklar. Bilin ki dünyanın en iyi işleyen havaalanlarından birisi orası. Onu yıkıp üçüncü bir havaalanı yapmak istemelerinin nedeni ‘Atatürk’ ismidir. Onun derdi Atatürk’le, cumhuriyetle, laiklikle, cumhuriyetin kazanımlarıyla, felsefesiyle, duruşuyla” dedi.

İnce, bir gazetecinin Yalova Üniversitesi logosunun değiştirilmesi ve logoda bulunan (Yürüyen Köşk’ün kaldırılmasıyla ilgili sorusuna ise, “Sahibinin sesi. Sahibinin sesi olmuş bu. Bunu emir telakki ediyor. Atatürk’le ilgili silmeleri, yok edişleri, itibarsızlaşmalarını, adının silinmesini rektör de buradan kendine görev çıkarmış demek ki. Daha ilk geldiğinde Yürüyen Köşk’ü öve öve bitiremeyen Rektör, bir anda onu sildi, geçti. Yani; üniversitenin de yapısını ortaya koyuyor bu. Bu yuvadan bilim çıkmaz. Dünyanın en büyük çevrecilik örneğini, dünyaya tanıtması gereken bir üniversite bugün onu siliyorsa, bu kafadan bilim çıkmaz, özgürlük çıkmaz, teknoloji çıkmaz, bu kafadan hiç bir şey çıkmaz. Zamanı gelince biz o logoya onu koymasını biliriz” diyerek cevap verdi.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER