ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Mevzi Sağanak
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 26 Mart 2013 Salı 23:03

Banker krizi düzenlemesi kaldırılıyor


Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Hakkında Kanunu Tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.
     Tasarıya göre, Hazine'nin özel mülkiyetindeki veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların üzerinde tersane, tekne imal ve çekek yeri yatırımı yapılmak için irtifak hakkı tesis edilen veya izin verilen yatırımcıların başvuruda bulunması halinde; yıllık hasılatlarının binde biri payında hasılat payı alınacak ve ayrıca irtifak hakkı veya kullanma bedeli alınmayacak.
     Zorunlu tasarruf hesaplarıyla ilgili olarak kişi bazında hak sahipleri belirlenemediği için Sosyal Güvenlik Kurumu'nda bekletilen tutarlar, Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarılacak.
     İç denetçi ihtiyacının kısa vadede karşılanabilmesi amacıyla, 2014 yılı sonuna kadar mevcut denetim elemanları ile merkez teşkilatlarında çalışan uzman personel ve bazı meslek mensuplan için belirli şartlar dahilinde iç denetçi kadrolarına atanma imkanı getiriliyor.
     TCK'nın ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi durumunda hapis cezasının alt sınırı 3 yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak.
     Bankacılık Kanunu'nda yapılan değişiklikle, müşterinin onay vermesi halinde risk bilgileri gerçek kişilerle paylaşılabilecek.
     Tasarıyla, tamamı Hazine Müsteşarlığı'na ait olan varlık kiralama şirketlerine Kurumlar Vergisi'nden muafiyet sağlanıyor.
     Aktüerler, brokerler ve acentelerde olduğu gibi, eksperler için de nitelik, kayıt, faaliyet esas ve usulleri bakımlarından yönetmelik düzenlenebilmesi için açık yetki alınıyor.
     Bankalar ile özel kanunla kurulmuş ve kendisine sigorta acenteliği yapma yetkisi tanınan kurumlar hariç olmak üzere, sigorta acenteleri, bireysel emeklilik işlemleriyle ilgili aracılık ile Müsteşarlığın uygun göreceği diğer aracılık faaliyetleri dışında başka bir ticari faaliyette bulunamayacak.
     Zorunlu sigortalar ve hayat sigortası acenteleri de diğer acenteler gibi başka işle uğraşamayacak. Sigorta acentelerinin sigorta aracılığı dışında diğer finansal faaliyetler alanında da aracılık hizmeti sunabilmelerine Hazine Müsteşarlığı'nın uygun görmesi kaydıyla imkan verilecek.
     Zorunlu sigortalarda tahkim sistemine ilgili kurumun üye olmasına bağlı olmadan hak sahibinin tahkim sistemine başvurmasına imkan sağlanıyor. Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenecek.
    
     40 bin TL üzerindeki uyuşmazlıklar
    
     Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesin olacak. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı, kararın komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren 10 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilecek.
     İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilecek. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları, süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması halinde kesinleşecek. Bu uyuşmazlıklar hakkında yapılan itiraz üzerine verilen kararlar kesin olacak. 40 bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilecek.
     Katılım paylarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi giderlerini karşılayamaması durumunda, yayımlanacak yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar dahilinde Birlik Yönetim Kurulunca üye şirketlerden ayrıca katılma payı talep edilebilecek.
     Özel hukuk hükümlerine tabi sigortalar kapsamında hak sahiplerine ödenmesi veya iadesi gereken her türlü paranın ilgili mevzuat uyarınca zaman aşımına uğraması ve ilgili şirket veya özel kanun hükümleri dâhilinde sigorta faaliyetinde bulunan kuruluşlar tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, anılan paralar yapılacak ilanı müteakiben ilgisine göre Güvence Hesabına veya özel kanun hükümlerine dayalı olarak kurulmuş bulunan kuruluşlara gelir kaydedilecek.
     İlgili kanunlar çerçevesinde sigorta yapan kuruluşlar ile sigorta ettirenler, sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanlar veya rücu edilenler arasında sigortacılık mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı yargılama yapmaya HSYK'nın ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği mahkemeler yetkili kılınıyor.
    
     Banker krizi düzenlemesi kaldırılıyor
    
     Tasarıyla, 1981 yılı sonlarına doğru yaşanan bankerlik krizinin etkin ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesine ilişkin çıkarılan ve uygulama alanı kalmayan Ödeme Güçlüğü İçinde Bulunan Bankerlerin İşlemleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılıyor.
     Tasarıyla, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya mazbut vakıflara ait işletme ve iştiraklerin; kurumlar vergisi matrahının yüzde onunun, yeterli geliri bulunmayan mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının onarımında kullanılmak üzere Genel Müdürlüğe aktarılmasına ilişkin düzenleme, yürürlükten kaldırılıyor.
     Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, konuyla ilgili muhalefet milletvekillerinin eleştirileri yanıtlarken, ''Vakıfbank halka açıldıktan sonra 'bankanın şu kadar geliri Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ödenir' gibi bir düzenleme doğru olmamıştır. 10 yılda çıkan bütün yasalar tam doğru olmuştur demek çok doğru değil. Halka açık bankaya böyle bir ödeme yaptırılmasını doğru görmüyoruz'' dedi.
     2008 yılından bu yana biriken paranın 755 milyon TL olduğu bildirildi.
    
     Görev zararına yeni düzenleme
    
     Görev zararı uygulamasında yaşanan sorunların giderilmesi amacıyla ''Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname''de değişiklik yapılıyor. Buna göre teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar, işletmelerinde üretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbest olacak. Bakanlar Kurulu; teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkları faaliyet alanlarıyla ilgili olarak görevlendirilecek veya ürettikleri mal ve hizmetlerin fiyatlarını tespit edebilecek. Bakanlar Kurulu'nca bunların ürettikleri mal ve hizmetlerin fiyatlarının satış fiyatının altında tespit edilmesi veya teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklara faaliyet alanları ile ilgili olarak görev verilmesi halinde söz konusu görevler ile ilgili bu kuruluşlara ödenecek görev zararı bedeli, Hazine Müsteşarlığı bütçesine konulacak ödenekle karşılanacak.
     Görev zararı bedeline ilişkin hususlar ve bu bedelin hesaplanma yöntemi Bakanlar Kurulu kararında açıkça belirtilecek.
     Her bir görev zararı uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine Müsteşarlığınca ilgili Bakanlığın görüşü alınarak belirlenecek.
     Görev zararı bedeli Hazine Müsteşarlığınca teşebbüs muhasebe kayıtları esas alınarak yapılacak inceleme sonucunda tespit edilecek. Hazine Müsteşarlığı'nın talebi üzerine, ilgili Bakanlık ve diğer kamu kuruluşlarının denetim personeli incelemede görevlendirilebilecek. Talep edilmesi halinde incelemeyle ilgili her türlü bilgi ve belgenin bir örneğinin teşebbüsçe denetim personeline sunulması ve gereken kolaylığın sağlanması zorunlu olacak.
     Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların muhasebe kayıtlarına göre gerçekleşen görev zararı bedeli; teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar tarafından yapılacak ödeme talebine istinaden, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama tertiplerinden gider kaydedilerek ödenecek.
     Yapılan inceleme sonucunda hesaplanan görev zararı bedeli ile Hazine Müsteşarlığı bütçesinden yapılmış bulunan ödemeler arasında fark bulunduğunun tespit edilmesi halinde taraflar yükümlülüklerini faizsiz olarak yerine getirecek. Ancak, ilgili teşebbüs, müessese veya bağlı ortaklık tarafından yapılan talebin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge ve işlemlere ilişkin tutarları da içerdiğinin tespiti hâlinde, bu belge ve işlemlere ilişkin Hazine Müsteşarlığı tarafından teşebbüse ödenmiş bulunan tutar, söz konusu ödemenin yapıldığı tarihten itibaren Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde gecikme zammı oranında faiz uygulanarak tahsil edilecek.
     Maliye Bakanı, bu teşebbüslerin karlarından Hazineye tekabül eden tutarları, belirtilen kısıtlamalara tabi olmaksızın, Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine genel bütçeye gelir kaydettirmeye yetkili olacak.
     KİT ile Hazinenin pay sahibi olduğu diğer işletme, şirket ve bankaların Hazineye tekabül eden temettü tutarları ile diğer öz kaynaklarının tamamı veya bir kısmı, ilgili teşebbüs, işletme, şirket ve bankanın ödenmemiş sermayesine ve görev zararı alacaklarına mahsup edilebilecek.
    
     Türkiye Şeker Fabrikaları görev zararı
   
     Üretilen şekerin Türkiye Şeker Fabrikalan A.Ş.'nin özelleştirme programına alındığı tarih itibarıyla sözleşmesi ve bağlantısı yapılmış olan dahilde işleme rejimi kapsamındaki satışlarıyla ihracatından doğan görev zararı bedeli, Türkiye Şeker Fabrikalan A.Ş. tarafından yapılacak ödeme talebine istinaden, Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılacak incelemeyi müteakip, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama tertiplerinden gider kaydedilerek ödenecek.
     Vakıflar tarafından kurulan yüksek öğretim kurumları kamulaştırma yoluyla taşınmaz edinemeyecek.
    
     İdari uyuşmazlıklarda Bakanlar Kurulu yetkili olacak
    
     Mülkiyeti Hazineye veya kamu idarelerine ait olan taşınmazlardan bir kamu idaresine tahsisli olan ancak başka bir kamu idaresince kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazlardan fiilen kamu hizmetlerinde kullanılanlar dahil olmak üzere, hangi kamu idaresinin taşınmaza daha çok ihtiyacının olduğunun belirlenmesi ve bunların tahsislerinin kaldırılarak ihtiyacı olan kamu idaresine tahsisi konusundaki idari uyuşmazlıklarda nihai karar vermeye, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkili kılınıyor.
     Mahalli idareler hariç olmak üzere genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç özel kanunla kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde 50'sinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, bu tesislerin maliklerinin kendilerince, Bakanlıkça, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca; değerlendirme işlemini yapacak idarenin mevzuatına göre ve bu mevzuatta belirtilen usullere göre satılmak, kat ve arsa karşılığı inşaat yaptırılmak, üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek suretiyle veya diğer yöntemlerle değerlendirilmesine, değerlendirmenin hangi idare tarafından ve hangi yöntemle yapılacağına, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilebilecek.
     Bakanlık tarafından gerekli görülen durumlarda kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi veya Hazine taşınmazlarının daha etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla, Hazine'nin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmazlar trampa edilebilecek.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER