ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Sisli
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mayıs 2013 Salı 15:00

Bakan Bağış, elektrik kesilince karanlıkta konuştu


Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Manisa'da vereceği konferanstan önce elektrik kesilince, konuşmasına karanlık bir ortamda başladı. Bakan Bağış, Manisa Organize Sanayi Bölgesi (MOSB)'nde sanayici ve işadamlarıyla biraraya geldi. "Çözüm Süreci ve Avrupa Birliği" konulu konferansın açılış konuşmasını, MOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek yaptı. Bu sırada elektrik kesildi. Türek, konuşmasına karanlıkta devam etti. Yoğun programı sebebiyle Bağış da kürsüye elektriği beklemeden çıkarak, "Unutamayacağım bir konuşma olacak. Manisa'yı gerçekten çok önemsiyoruz. Manisa'nın hepimizde güzel bir anısı olacak. Bunu bir nazar olarak değerlendirelim." dedi.

Bir süre sonra elektriğin gelmesiyle konuşmasına devam eden Bakan Egemen Bağış, çözüm sürecinin başlama tarihinin 3 Kasım 2002 olduğunu söyledi. Sürecin kodlarının AK Parti'nin programında yazdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bu ülkede bazı şeyleri değiştireceğiz. Bu ülkenin bütün insanları eşit olacak. AK Parti ambleminde bulunan ampulün üzerindeki yedi ışık, ülkemizin yedi coğrafi bölgesini işaret eder. Partimizin adını, Türkiye'nin en çok ihtiyacı olan adaleti ve kalkınma koyduk. Türkiye'de insanlar gerçekten adaletsizlikten bıkmıştı, kalkınmayı istiyordu. AK Parti'nin kuruluş felsefesi buydu. Bu ülke her zaman bugünkü gibi değildi. Geçmişte insanlar, görüşlerini bu kadar net ifade edemiyordu. Turgut Özal, bir mülakatında, 'Benim annem Kürttü.' demişti. 'Benim teyzem Türkçe bilmez.' demişti. O bile 'Kürdüm' diyememişti. Bugün devletin televizyonları, 24 saat Kürtçe yayın yapabiliyor. Mahkumlar bile anadilde konuşabiliyor. Üniversitelerimizde enstitüler kurulup farklı diller incelenebiliyor. Bu süreçte kazanımlar elde eden sadece Kürt vatandaşlarımız mı? Hayır. Her kesimin kazanımları oldu. Bu ülkenin Ermeni vatandaşları, 112 yıl sonra Akdamar'da ibadet edebildi. Bu ülkenin Ortodoks vatandaşları, Sümela'da kendi inançları çerçevesinde 'Amin' diyebildi. Cumhuriyet tarihinde Atatürk'ten sonra ilk defa cemevine giden bir cumhurbaşkanı gördük. Geçmişte devlet, kendisini üniversite kapısında kıyafet bekçisi zannederdi. İnançlı insanların üniversiteye gitmemesi adına başörtüsü engeli koymuştu. En az onlar kadar inançlı olan erkeklere ise hiçbir kısıtlama yoktu. Katsayı denen insanlık dışı bir uygulamayla negatif ayrımcılık vardı."

Türkiye'nin önünün önümüzdeki süreçte çok açık olduğunu görmek gerektiğini belirten Bağış, “Bunu anlamayan iki kişi gördüm; biri Bahçeli, biri de Kılıçdaroğlu'dur. Tutumlarını algılamakta zorlanıyorum. Son dört aydır çok ciddi bir şehit haberi almıyoruz. Çok ciddi bir üzüntü yaşamıyoruz. Bunlar önemli bir başlangıcın göstergesi. Bizim kardeşliğimizi güçlendirmemiz lazım. Binlerce yıldır birlikte yaşıyoruz, birbirimizi değiştiremeyiz. Bu ülkede birlikte ter dökebildiğimiz, birlikte kazandığımız takdirde hepimiz çok farklı noktalara geleceğiz. Kimleri, bu sürecin ülkemizi böleceğini öne sürüyor. Kardeşlikle hiçbir ülke bölünmez ama kalleşlikle bölünür. Bugün biz neden birlikte yaşamayalım, neden birlikte saygın bir demokrasi yaşamayalım? Bu süreçte sizlerin desteğini çok önemsiyoruz. Bu toplumsal birlikteliği yakalamayı istiyoruz. 63 kişilik âkil heyet belirledik. Gittikleri yerlerde yemedikleri hakaret kalmıyor. Hiçbir çıkarları olmadan, tamamen bu ülkenin geleceği için risk alarak süreci anlatmaya çalışıyoruz. Ne olur, herkes kendi çevresine anlatsın. Bu süreç hepimizin. Hepimiz bu topraklarda birlikte yaşayacağız." diye konuştu.

MOSB Yönetim Kurulu Başkanı Türek, konferansın sonunda Bakan Egemen Bağış’a hediye takdim etti. Bakan Bağış da Türek’e plaket verdi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER