ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Mevzi Sağanak
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 11 Mayıs 2013 Cumartesi 20:29

Atalay: Devlet çözüm sürecinde duygusal politikalar uygulayamaz

Atalay: Devlet çözüm sürecinde duygusal politikalar uygulayamaz


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, PKK terörünün ülkenin ayağına vurulmuş bir pranga olduğunu söyledi. Çözüm sürecinin bir siyasi parti için risk olduğunu vurgulayan Atalay, "Hedefimiz, bütün renkler, farklılıklar, etnik özellikler ve inançlar ülkemizde birlik ve bütünlük içinde yaşasın. Dünyanın hiçbir ülkesinde sırf güvenlik tedbirleriyle bu sorunlar çözülmemiştir. Devlet kin, nefret ve öç alma gibi duygusal politikalar uygulayamaz.” dedi.

Beşir Atalay, Kayseri’de düzenlenen "El Ele Hep Birlikte Türkiye'yiz' programına katıldı. Burada konuşan Atalay, çözüm süreci ve hükümet icraatları hakkında bilgi verdi. 11 yıllık AK Parti iktidarında yaptıklarını anlatan Atalay, bu süreçte Türkiye’yi ekonomik ve demokratikleşme ve her alanda büyüttüklerini söyledi. 2023’te Türkiye’nin ilk 10 ekonomisi arasına gireceğini belirten Atalay, 2002 öncesinde ülkenin hem ekonomik hem de siyasi çok sayıda sorunu olduğunu anlattı. Atalay, iktidar olarak sorunları tek tek çözmek için çalıştıklarını ve cesaretle problemlerin üstüne gittiklerini kaydetti. 11 yıl içinde ülkeyi daha fazla demokratikleştirmek, ekonomik olarak daha fazla büyütmek ve uluslararası alanda ülkeyi daha güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlatan Atalay, bu üç ana hedef konusunda önemli gelişmeler kaydedildiğini dile getirdi.

Cumhuriyet tarihine bakarak Türkiye’nin bugün en yüksek noktasında olduğunu belirten Atalay, "Ekonomik olarak dünyanın önde gelen ülkeleri arasındayız. Özgüven gelişti. Vatandaşlarımız tam anlamıyla çalışıyor. 2023’e dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi hedef koyduk. Demokratikleşme anlamında da neler yapıldığını biliyorsunuz. Türkiye’nin müthiş sorunları vardı. En başta siyasetin üzerinde vesayet vardı. Türkiye’nin büyük bir kısmında Olağanüstü Hal (OHAL) vardı. Neredeyse ülkemizin devlet ve milleti arasında sorunlar vardı. Geldiğimiz noktada güçlü, onurlu ve saygın bir Türkiye var." diye konuştu.

"TERÖR, ÜLKENİN AYAĞINA VURULMUŞ BİR PRANGADIR"

Türkiye’nin 30 yıldır devam eden terör sorununu, 'ülkenin ayağına vurulmuş bir pranga' olarak nitelendiren Atalay, bu pranganın çıkarılması için cesur adımlar attıklarını söyledi. Çözüm sürecinin yeni başlatılmadığını vurgulayan Atalay, "Şehit ve gazilerimiz var. 40 bin insanımızın hayatına mal olmuş bir sorun. Daha huzurlu ve daha büyüyecek bir Türkiye için bu pranganın çıkarılması gerekiyor. Biz bu konuda da aslında partimizi kurarken programımıza koyduklarımızı yapıyoruz. Yani çözüm süreci bugün başlamadı. Partimizi kurduğumuz zaman başlattığımız bir politikadır. 11 yıl önce ilk hükümeti kurduğumuzda çözüm süreci politikalarını uygulamaya başladık. Önce Türkiye’yi normalleştirme adımları attık. Abdullah Gül’ün başbakanlığındaki ilk Bakanlar Kurulu'nda olağanüstü hali kaldırdık. Daha sonra DGM’leri kaldırdık." şeklinde konuştu.

AK Parti hükümetleri döneminde terörle alakalı güvenlik açısından hiçbir aksamanın olmadığını vurgulayan Atalay, her şeyden önce terörün istismar ettiği alanları kurutmak için çalıştıklarını ifade etti. Teröre tek boyutlu bakılamayacağını kaydeden Atalay, “Terörist ile vatandaşlarımızı ayırmamız gerekiyordu. Ayrıca OHAL döneminde yapılmış haksızlıklar vardı, terör örgütünün eline malzeme verilmiş, bölge insanını adeta o yönde teslim etmiş unsurlar vardı. Onların da üzerine gittik. Diğer taraftan da bölgenin kalkınmasıyla ilgili yatırımlar konusunda önemli adımlar attık." açıklamasında bulundu.

"DEVLET, NEFRET VE ÖÇ ALMA GİBİ DUYGUSAL POLİTİKALAR UYGULAMAZ"

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, devletin bugün kendisiyle hesaplaştığını söyledi. Geçmişte terörü bitirmek için yapılan çalışmalar ve hangilerinin sonuca ulaştığının değerlendirildiğini anlatan Atalay, “Vatandaşın gözünde terör örgütünü yalnızlaştırmak bizim politikalarımızın başında geliyor. Bir taraftan güvenlik güçleri özellikle son yıllarda terörle mücadeleye ağırlık verdi, bir yandan da biz bölge insanını kazanmak için çok çaba sarf ettik. Terörden büyük zararlar gördük. Biz hükümet olarak bu sorunu çözmek istiyoruz. Üzüm yemek istiyoruz. Kinle nefretle intikam duygularıyla ve polisiye tedbirlerle sorunu çözemezsiniz. Dünyanın hiçbir ülkesinde de sırf güvenlik tedbirleriyle bu sorunlar çözülmemiştir. Devlet kin, nefret ve öç alma gibi duygusal politikalar uygulayamaz.” şeklinde konuştu.

Anadil, çocuklara isim konulması gibi demokratikleşme adına çok önemli adımlar attıklarını belirten Atalay, “Hedefimiz, bütün renkler, farklılıklar, etnik özellikler ve inançlar ülkemizde birlik ve bütünlük içinde yaşasın. Bunu başaranlar büyük, başaramayanlar küçük devletlerdir.” ifadelerini kullandı.

"ÇÖZÜM SÜRECİ BİR RİSKTİR"

Çözüm sürecinin siyasi partiler için risk olduğunun altını çizen Atalay, “Bir siyasi parti her seçimde oyunu arttırırken niye riskli şeylere girsin? Siyaseten bakarsanız çok rasyonel görülmeyebilir. Ama bizim bir derdimiz var. Biz Türkiye’nin bu sorunlarını çözmek istiyoruz. Terörden kurtulduğunda Türkiye çok büyüyecek. Uluslararası bir terör sorununuz varsa onu aleyhinize kullanırlar. Bizim terörümüzün de Avrupa ve komşu ülkeler boyutu var.” diye konuştu.

Parti olarak Kürt vatandaşların da çoğunun oyunu aldıklarını aktaran Atalay, ”Eğer biz çözmezsek bu sorun daha da büyüyecek. Araştırmalar yaptırıyoruz. 'Süreci onaylıyor musunuz?' diye soruyoruz. Hamdolsun büyük bir vatandaş desteği var. Onaylamayanlara 'Terör sorununu Türkiye’de kim çözer?’ diye de soruyoruz. Onlar da 'AK Parti çözer' diyor. Egeliler böyle diyor. Onaylamayanlarla ‘AK Parti çözer?’ diyenler arasında yüzde 10 fark var. Yani ikinci soruya verilen cevap daha yüksek. AK Parti Türkiye’de birlik ve bütünlüğün çimentosudur.” dedi.

SÜREÇTE HİÇBİR PAZARLIK YOK

Çözüm sürecini başından itibaren hükümetin yönettiğini vurgulayan Atalay, süreçte hiç kimseyle pazarlık yapılmadığını kaydetti. "Terör bitsin, siyaset konuşsun." diyen Atalay, "Silahlar bırakıldığında siyaset her şeyi çözmek için bir yöntemdir. Türkiye oraya doğru gidiyor. Farklı kesimlerin farklı talepleri varsa onlar siyaset kurumu içinde ele alınacak, dile getirilecek ve tartışılacak. Şiddet sorun çözme yöntemi değildir. Bizim bu süreçte toplumu yanıltan hiçbir ifademiz olmadı. Eğer Recep Tayyip Erdoğan diyorsa ki ‘Burada hiçbir söz ve pazarlık yok’ çok önemlidir.” şeklinde konuştu.

"MUHALEFETE KAPIMIZ HALA AÇIK"

Muhalefetin sürece destek vermediğini hatırlatan Atalay, bunu için muhalefete halen kapılarının açık olduğunu kaydetti. Atalay, “Burada milli bir mesele var ve bunu herkesle paylaşmaya hazırız. Muhalefetten randevu taleplerimiz oldu. Cevap vermediler. Ana muhalefetin de kendi içinde sorunları var. Bu konuda bir politika belirleyemediler. Bir grup çözüm sürecini destekleyen açıklama yaparken ertesi gün başka bir grup süreci desteklemediklerini açıklıyorlar. Tarih önünde özellikle ana muhalefet çok sorunlu durumda kalacak. Benzer sorunların çözüldüğü ülkelerde iktidar muhalefet el ele gelmiştir." ifadelerine yer verdi.

Çözüm sürecine desteğin 2010 referandumunun da üzerine çıktığını belirten Beşir Atalay, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da vatandaşların bayram ettiğini aktardı. "Hayatın orada tekrar başladığını söylüyorlar." diyen Atalay, "Bölgeye yatırımlar gidecek. İnşallah terör bittiğinde o bölgemiz canlanacak. Kardeşlik ülkemize yayılacak ve kazanan Türkiye olacak. Bu hükümet, şehitlerimizi, gazilerimizi ve milletimizi rahatsız edecek bir şey yapmaz. Bundan emin olun. Bizim derdimiz, daha fazla analar ağlamasın. Çözüm süreci planlandığı şekilde yürüyor. Biz 11 yılda yol temizliği yaptık." açıklamasını yaptı.

"İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN"

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, sözlerini Şeyh Edebali’nin sözleriyle bitirdi. Devleti insanın önüne koyulmaması gerektiğini anlatan Atalay, "Ecdadımız, 'insanı yücelt ki devlet yücelsin' demiş. Bizde insan azizdir, ona zulmetme, her şey devlet için değil insan içindir. Biz de insan odaklı bir politika izliyoruz." şeklinde konuştu.

ŞEHİT BABASI: BAŞKA AİLELER AĞLAMASIN

Programda konuşan şehit Emin Urhan’ın babası Hasan Urhan da şehit ailesi olarak yüreklerinin yandığını ancak başka ana babaların ağlamaması için terör olaylarının bitmesini istediklerini söyledi. "Bizim ciğerimiz yandı." diyen Urhan, "Şehit ailesiyiz ve inşallah cennette oğlumuzla birlikte olacağız. Ama biz buna razı değiliz. Şehit anne ve babalarının ciğeri delik. Artık başka ailelerin yüreği yanmasın, başka analar ağlamasın. 4–5 aydır şehit haberi gelmiyor. İnşallah Recep ayı barış ayı olsun. Huzur bekliyoruz." diye görüş belirtti.








KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER