ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 21 Ocak 2014 Salı 20:21

Askerlik Kanununda Değişiklik Tasarısı


AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Askerlik Kanununda Değişiklik Tasarısı çerçevesinde Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları hakkında soruşturma açılmasının Başbakan'ın iznine bağlanmasına ilişkin, "Atama yetkili hükümetin başı olarak Başbakan'ın izin vermesi son derece doğaldır ve normaldir" dedi.
Canikli, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı. TBMM Başkanlığı'na sunulan Askerlik Kanun Tasrıyla Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları hakkında soruşturma açılmasının Başbakan'ın izne bağlanmasına ilişkin bir soru üzerine Canikli, bunun sisteme ilk defa giren bir olay olmadığını ifade etti.
Canikli, birçok alanda özellikle kamu görevlileri için işledikleri suçlardan dolayı mutlaka atama yetkili amirin izninin gerektiğini ve bunun temel kural olduğunu söyledi. Bu kuralın tüm kamu görevlileri için geçerli olduğuna işaret eden Canikli, şöyle devam etti:
"Valilikteki memurdan tutun da bakanlıktaki bir memur ya da kamu görevlisine kadar geçerli. Göreviyle ilgili herhangi bir suç işlediği iddiası söz konusu olursa orada ilgili mevzuat gereği atama yetkili amirin, ya valinin ya bakanın izni gerekiyor. Bu birçok kurum için geçerli. MİT için geçerli, diğerleri için geçerli, YÖK için geçerli. Hepsi için geçerli. Burada, bu tür şeyler için de yani atama yetkili hükümetin başı olarak Başbakan'ın izin vermesi son derece doğaldır ve normaldir. Bu bizim sistemimize ilk defa giren bir mekanizma değil bizim sistemimize."
Tasarıdaki, "isimsiz, imzasız, delilleri ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikayetler işleme konulmayacağına" yönelik hükmün bu şekilde açılmış olan dava ve soruşturmaları etkileyip etkilemeyeceği sorusuna Canikli, şu yanıtı verdi:
"Şu anda da var bakın. Onunla ilgili çok uzun yıllardan beri uygulanan bir başbakanlık genelgesi var. Bizim dönemde çıkmış bir genelge değil. Ondan öncesinde herhangi bir ihbar, şikayetin işleme konulması için ya muhbirin isminin gerçek olması gerekiyor. Eğer isimsiz ya da isim gerçek değil ama somut, çok net doneler varsa işleme konulur. Yani spesifik, doğrudan suçla, fiille ilgili adrese yönelik 'şu şu belge, şu saat, şu tarih sayılı belge ya da şu gün, şu saatte' gibi somut, suçlayıcı unsurlar varsa, o işleme konulur. Aksi halde işleme konulmaz, yırtıp atılır. Bu kural çok uzun yıllardan beri uygulanmaktadır. Bu da son derece doğaldır. Bu kamuda gereksiz yıpratmaların önünü kesmek, engellemek için doğru bir uygulamadır. Bizden çok önceki dönemlerde hayata geçirilmiş ve şu anda uygulanıyor. Bugüne kadar ki uygulaması başbakanlık genelgeleriyle yürütülüyor, artık yasal düzenlemeye kavuşturuluyor tek fark bu. Yoksa bugüne kadar bu hep uygulandı."
Son yıllarda özellikle çok profesyonelce yapılan bir ihbar mekanizmasının söz konusu olduğuna dikkati çeken Canikli, yapılan araştırma, inceleme ve tahkikatlardan sonra bunların büyük bölümünün de gerçek dışı olduğu ve gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını ifade etti.

-"Demoklesin kılıcı gibi"

Bunun kamu elemanları için son derece tehdit edici, görevlerini yapmalarını engelleyici bir durum olduğunu kaydeden Canikli, şunları söyledi:
"Demoklesin kılıcı gibi. En ufak bir iddiada soruşturma, yargılama bütün kamu elemanları için geçerli ve sadece bugün için de geçerli değil. Bunları bugüne yönelik olarak, bugün geçtiğimiz süreç için de söylemiyoruz. Geçmişte de bunlar hep çok tartışıldı. Ben maliye müfettişiyken soruşturmalar yaptık. İhbar mektubu geldiğinde Başbakanlık genelgesi gereğince önce isme bakardık. İsim gerçek değilse, içinde çok somut deliller de yoksa işleme koymazdık, koyamazdık zaten o mevzuat, genelge gereği. Son yıllarda profesyonelce bir ihbar mekanizması, muhbirlik söz konusu. Profesyonelce. İsimler gerçek değil, somut iddialar içermiyor, afaki şeyler. Bunların kamuyu, kamunun çalışmasını, kamunun görevlerini layıkıyla yerine getirmesini kamu elemanları açısından engelleyici bir durumdur. Böyle durumda kimse imza atmak, görevini yapmak istemiyor. Dolayısıyla bunun bir zaptu rapt altına alınması gerekiyor. Bunun kuralı da bu. Eğer gerçekten iddialar doğruysa, muhbirin ya da iddia sahibinin ismini yazması ya da çok somut iddiaların olması gerekir."
Canikli, "Bugüne kadar imzasız ve isimsiz olarak ihbar mektupları işleme konulmuş ve onunla ilgili yargılama yapılmışsa ne olacak?" sorusuna, bunun genel bir hukuk tartışması olduğunu ifade etti. Canikli, "Onu mahkeme dikkate alabilir, değerlendirebilir. Ama başlamış olan bir şey için artık o mecraya... Bu şu anlama gelir, demek ki izne yetkili merci izin vermiş anlamına geliyor. O zaman bir sorun yok, her şey yasalara uygun yürütülüyor demektir. O aşamada artık karar mahkemelerindir, yargınındır. Yargı soruşturma, yargılama aşamasında bütün bunları dikkate alır. Onun dışında idari herhangi bir makamın yargı sürecine müdahale etmesi söz konusu olamaz" dedi.

-"Genel bir hukuk tartışmasıdır"

"İleriye dönük yürümesi söz konusu olabilir mi? İlker Başbuğ'u etkiler mi?" sorusu üzerine Canikli, bunun genel bir hukuk tartışması olduğunu yineleyerek, şu yanıtı verdi:
"Tamamen mahkemenin şeyidir. Ama yargılama değişiklikten önceki mevzuat hükümlerine göre başlamış ve yürütülmüş ise orada... Bu yeni bir durumdur, bundan sonraki olaylarda uygulanacaktır. Ama ondan önce 'izin gerekmiyor ve o çerçevede yargılama başlamışsa, yargılama devam eder' diye düşünüyorum. Sonuç itibariyle hukuki bir tartışmadır. Benim şahsi görüşüm. Ona artık hukukçular karar verecek."
"HSYK teklifi bugün geliyor mu?" sorusu üzerine Canikli, bugün başlayacaklarını belirterek, "Şu an itibariyle bizde bir değişiklik yok. Ama her zaman söylüyorum son madde oylanıp, tümü kabul edilene kadar olgunlaşma sürecidir kanunun, devam edebilir. Bu, herhangi bir önergemiz var, sonra devreye sokulacağı anlamına gelmiyor. Şu an itibariyle elimizde bir önerge yok. Ama geçmişteki tecrübelerimizden yola çıkarak söylüyorum son saniyede bile değişiklik olabiliyor. Elimizde herhangi bir önergenin olmamış olması daha sonraları mutlaka olmayacak, hiç olmayacak anlamına gelmez. Bunu söyleme şansımız yok, kimse söyleyemez zaten" şeklinde yanıtladı.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER