ÖNE ÇIKANLAR :
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Mart 2013 Pazartesi 19:51

Anayasa Komisyonu çalışmalarını tamamladı


Yeni Anayasa yazımı çerçevesinde çalışmalarına devam eden Yazım Komisyonu’nda, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ile Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’na ilişkin hükümler müzakere edildi. Toplantının, yaklaşık 1 saatlik bölümünde ise müzakere süreci ile BDP heyetinin yurt içi ve dışındaki temasları konuşuldu.

Yazım Komisyonu, BDP’li üye Sırrı Süreyya Önder başkanlığında, bugünkü toplantısını tamamladı. Komisyonda, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ile Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’na ilişkin hükümler müzakere edildi. CHP, “Belirli piyasa ve sektörlerin sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayacak ve geliştirecek düzenleme ve denetimleri yapmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip düzenleyici ve denetleyici kurumlar kurulabilir. İdarelerin faaliyetlerini hukuka, temel hak ve özgürlüklere ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine uygun şekilde yürütmesini ve düzenli ve verimli şekilde çalışmasını sağlayacak ve geliştirecek idari denetimleri yapmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip idari denetim kurumları kurulabilir. Bu kurumlar idari ve mali özerkliğe ve görevlerinin gerektirdiği bağımsızlığa sahip olarak kanunla kurulurlar. Bunlara sağlanacak mali kaynaklara, düzenleme veya denetim yapacak personellerinin mesleki güvencelerine ve idari ve mali denetimlerine ilişkin düzenlemeler idari ve mali özerklik ilkesi ile bağımsızlık ilkesine uygun şekilde kanunla düzenlenir.” şeklindeki madde önerisini getirdi.

MHP ise “Temel Hakların Korunması, idari faaliyetlerin temel hak ve özgürlüklere uygun yürütülmesi ve idarenin buna uygun olarak geliştirilmesinin sağlanması ile piyasa ekonomisinin sağlıklı şekilde işlemesini sağlayacak biçimde ekonominin duyarlı alanlarının sektörel ölçekte düzenlenmesi amacıyla merkezi yönetimin hiyerarşisi dışında düzenleyici ve denetleyici kurullar kanunla kurulabilir. Bu kurulların görevlerinin gereklerine uygun ölçüde bağımsızlığı ile idari ve mali özerkliğini sağlayıcı hükümler kanunda düzenlenir.” önerisinde bulundu. BDP, ileride bir mutabakata varıldığında madde önerilerine katılabileceğini beyan etti.

OLAĞANÜSTÜ YÖNETİM USULLERİ

Olağanüstü Yönetim Usulleri’nde, “Tabii ya da insan kaynaklı afet, tehlikeli salgın hastalıklar, ağır ekonomik bunalım, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde Bakanlar Kurulu yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi iki ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.” hükmünde büyük oranda mutabakata varıldı. AK Parti, olağanüstü hal ilanının Başkanın talebiyle TBMM tarafından yapılması önerisini getirdi. MHP ise anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması halinde Milli Güvenlik Kurulu’nun da görüşünün alınmasını önerdi.

Olağanüstü hal ilânına karar verilmesi durumunda, bu kararın Resmî Gazete'de yayınlanması ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına sunulması, Meclis tatilde ise derhal toplantıya çağrılması, Meclis’in Bakanlar Kurulu’nun istemi üzerine her defasında iki ayı geçmemek üzere süreyi uzatabileceği veya olağanüstü hali kaldırabileceği hususunda büyük oranda mutabakata varıldı. Bununla birlikte, AK Parti, olağanüstü hal kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından, TBMM onayına sunulmasına katılmadığını belirtti. Ayrıca, Meclis başkanının istemi üzerine her defasında iki ayı geçmemek üzere süreyi uzatabileceği veya olağanüstü hali kaldırabileceği önerisini getirdi.

BDP, ASKIYA ALINMA İFADESİNE KARŞI ÇIKTI

Komisyonda, ‘olağanüstü hallerde her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 41. maddesi ile bu konuya ilişkin diğer ilkeler doğrultusunda temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması veya askıya alınması; vatandaşlara getirilecek yükümlülükler; olağanüstü halde alınacak önlemlerin niteliği ve yürütülmesi; kamu görevlilerine verilecek yetkiler Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir’ şeklindeki hükümde büyük oranda anlaşmaya varıldı. BDP, ‘askıya alınma’ ifadesine karşı çıktı. Ayrıca hem BDP hem de AK Parti, söz konusu hallerle ilgili ‘Olağanüstü Hal Kanununda’ değil, ‘kanunla’ düzenleme yapılması önerisini getirdi.

AK Parti, savaş ya da savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde, başkanın talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seferberlik ve savaş haline karar verebilmesini önerdi. BDP, bunun Bakanlar Kurulu talebiyle olması gerektiğini belirtti. CHP, ‘Savaş hali, seferberlik, yakın bir saldırı tehdidi, olağanüstü hal ilanını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması nedenlerinden birine dayanarak Bakanlar Kurulu, süresi iki ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan edebilir. Bu karar, derhal Resmi Gazete'de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kurulu'nun istemiyle, her defasında iki ayı aşmamak üzere, süreyi uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir. Savaş ve seferberlik hallerinde süre koşulu aranmaz.’ önerisinde bulundu.

MHP, “Savaş hali, seferberlik ve yakın saldırı tehdidi hallerinde veya olağanüstü hal ilanını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya ayaklanma olması veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle, Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulu'nun da görüşünü aldıktan sonra, süresi dört ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla ilinde veya bütününde sıkıyönetim ilan edebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kurulu'nun istemiyle, her defasında dört ayı aşmamak üzere, süreyi uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir. Savaş ve seferberlik hallerinde süre koşulu aranmaz.” şeklindeki madde teklifini getirdi.

CHP, ayrıca, “Sıkıyönetim halinde anayasanın 41. maddesi ile bu konuya ilişkin diğer ilkeler doğrultusunda temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması veya askıya alınması vatandaşlara getirilecek yükümlülükler; sıkıyönetimde alınacak önlemlerin niteliği ve yürütülmesi; kamu görevlilerine verilecek yetkiler Sıkıyönetim Kanunu'nda düzenlenir. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim süresince Bakanlar Kurulu olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Olağanüstü Hal Kanunu; sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda ise Sıkıyönetim Kanunu çerçevesinde ve söz konusu durumların gerektirdiği somut önlemleri belirtmek amacıyla kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazete'de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu kararnameleri öncelikle görüşür ve en geç 30 gün içinde aynen ya da değiştirerek onaylar ya da reddeder. Bu süre içinde Meclis tarafından karara bağlanmayan kararnameler yürürlükten kalkar. Bu kararnamelerin Meclis tarafından onaylanmasına ilişkin usul ve esaslar içtüzükte gösterilir. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim kanun hükmünde kararnameleri ile bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmasıyla kanunlaşmış olanları, ancak olağanüstü hal ve sıkıyönetim süresince ve usulüne göre olağanüstü hal ya da sıkıyönetimin ilan edildiği yerlerde uygulanır. Olağanüstü hal ya da sıkıyönetimin kalkmasıyla birlikte bu kararnameler ya da bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce onaylanarak kanunlaşmış olanları kendiliğinden yürürlükten kalkar. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim kanun hükmünde kararnameleriyle Olağanüstü Hal ve Sıkıyönetim Kanunlarında değişiklik yapılamaz. Anayasa Mahkemesi, bu kararnamelerin Olağanüstü Hal ya da Sıkıyönetim Kanununa ve anayasaya uygunluğunu öncelikle görüşür ve denetler.” önerisinde bulundu.

MHP de olağanüstü hal süresince, cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilmesi; bu kararnamelerin Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına sunulması, bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin süre ve usulün ise İçtüzükte belirlenmesini teklif etti.

YAKLAŞIK BİR SAAT BDP HEYETLERİNİN TEMASLARI KONUŞULDU

Öte yandan, toplantının yaklaşık 1 saatlik bölümünde, BDP heyetinin yurt içi ve dışındaki temasları konu oldu. Komisyonun CHP’li üyesi Atilla Kart, süreçle ilgili bilgilendirilmeleri gerektiğini dile getirerek; yapılan görüşmelerin komisyon çalışmalarını, içeriğini ve takvimini yönlendirebileceğini dile getirdi. Kart, “Ne olacaksa bizim inisiyatifimizde ve sorumluluğumuzda olmalı. Başka dinamiklerin etkili olmasına fırsat vermeyiz. Bir figür olamayız, olmayız.” dedi.
 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER