ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Sağanak Yağışlı
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 30 Aralık 2012 Pazar 15:20

AK Parti'den böcek açıklaması

AK Partiden böcek açıklaması


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Başbakan'ın ofisinde ''böcek'' olarak tabir edilen dinlenme cihazının bulunması ile ilgili, ''Milletin bir kararı olduğunda böcek de koysalar, büyük tırlarla dinleme cihazları da getirseler dünyanın neresinden dinlerlerse dinlesinler millet, evlatlarından emin ve onlara güveniyor'' dedi.
    
Soylu, Karaman Belediyesi Ongun Sosyal Tesisleri'nde, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
    
ODTÜ'de yaşanan olaylarla ilgili soruya Soylu, Türkiye'nin özellikle son 10 yılda kimsenin hayal edemeyeceği gelişmelerle karşı karşıya olduğunu belirtti.
    
Türkiye'nin, bütçeyi kendi insanının eğitim, gelişme, sağlık, sosyal güvenlik ve sosyal politikalar konusundaki standardının yükselmesine ayıran bir hükümet anlayışına sahip olduğunu vurgulayan Soylu, ''Tüm bunları yaparken en temel amaçlarından bir tanesi ülkenin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar her noktasında bizim en temel zenginliğimiz olarak nitelendirdiğimiz beşeri sermayemize, yani beşeri kaynağımıza yatırım yapmaktır. AK Parti iktidarı 76 olan üniversite sayısını 92 artırarak 168'e çıkartmış. 10 bin laboratuvarını 30 bine çıkartmış. Üniversitelere büyük kaynaklar ayırmış. Bunu sağlayabilmek için okullarda 30 bin bilişim sınıfları oluşturulmuş. 4+4+4 eğitim sistemi getirildi'' diye konuştu.
    
Siyasetle üniversiteler, siyasetle bilim dünyası arasına ve Türkiye'nin değişmesinin önüne çok güçlü bir duvar örülmeye çalışıldığına değinen Soylu, ''Bu tuzağa ne gençlerimiz düşer, ne de yıllar önce gördüğümüz bu senaryo bir şekilde siyasi hayatımıza düşer'' dedi.
    
Muhalefetten beklenilenin, kendi çocukları o üniversitelerde, o tablolarla karşılaştığında hangi hali hissedebileceklerine yönelik bir empati geliştirmeleri olduğunu dile getiren Soylu, muhalefetin olumlu ve olumsuz her meselede iktidarın karşısına çıkmak değil, Türkiye'nin en temel ihtiyaçlarından birisi olan bilim dünyasının hak ettiği noktaya gelmesi için sorumluluğu da paylaşması gerektiğini bildirdi.
    
     -''Men dakka dukkaya dönebilir''
    
     ''Bunu bir fırsatçılık olarak, muhalefet nitelendirmemelidir. Bugün AK Parti'nin karşı karşıya kaldığı meseleyle yarın üniversiteler de ana muhalefet partisi de başka siyasi partiler de karşı karşıya kalabilirler'' diyen Soylu, sözlerine şöyle devam etti:
     ''Yani mesele 'men dakka dukkaya' dönebilir. Onun için buradaki sorumluluğumuz, geleceğimiz adına hepimizin sorumluluğudur. Üniversiteye de ihtiyacımız var, gençlere de ihtiyacımız var. AK Parti bu sorumlulukla hareket etmektedir. Ama bir ülkenin Başbakan'ını, bir ülkenin bilim adamlarını, ülkenin en önemli gününde, onu milleti ile paylaşacağı günü bir bayram gününe döndürmesini hazmedemeyenlere karşı elbette hem üniversite yönetimi, hem de Türkiye Cumhuriyeti güvenlik organizasyonları gerekli tedbirleri almakla mükelleftir. Doğrusu da budur. Sayın Başbakan o gün ODTÜ'de misafirdir. ODTÜ'deki misafirliğe, ülkemizin, memleketimizin, topraklarımızın misafirperverliğine yakışır bir anlayış içerisinde davranılması gerekirdi. Yarın oraya ana muhalefet partisi lideri de gidebilir. Bizim talebimiz aynı taleptir. Farklı bir talep değildir. Bunu siyasileştirmek, bunu ucuzlaştırmak, sulandırmak anlamına gelir.''
    
     -Başbakan'ın dinlenmesi-
    
 ''Başbakan'ın ofisinde 'böcek' olarak tabir edilen dinlenme cihazının bulunması'' ile ilgili soruya ise Soylu, ''Türk demokrasisi yıllardan beri fareler ve böceklerle uğraştı. Türk demokrasisi gelişmeye çalıştıkça bu unsurlar millete ve demokrasiye musallat oldu. Buradaki temel mesele siyasetçiyi baskı altına alıp, onun millet iradesini tam anlamıyla temsil etmemesini sağlamak'' dedi.
    
Yıllarca siyaset adamının ''bir idamlık gömleğim, birde bayramlık gömleğim var'' demesindeki temel esprinin de, temel anlayışının da buradan kaynaklandığına değinen Soylu, şunları kaydetti:
    
''Elbette Türkiye son 10 yılda önemli demokratik gelişmelere ev sahipliği yapan bir ülkedir. Bundan 10 yıl öncesine döndüğümüzde hayal bile edemeyeceğimiz bir takım yasal değişiklikler hem bir takım anayasal değişiklikler, hem de bir takım fiili değişikliklerle Türkiye 21. yüzyıla altyapısını tamamlamış bir ülke olarak adım atmaktadır. Burada iktidarı devredenler, bunlar kimlerdir. Özellikle 1960 darbesinden sonra 1961 anayasasıyla birlikte iktidarı devralanlardır. Bunlar Türkiye'de bir avuç elitin çok açık bir şekilde bu milleti hakim görüp bu milletin evlatlarına, bu milleti idare ettirmemeye çalışanlardır. Yani iktidar olup bu milletin evlatlarının muktedir olmamasını bir şekilde sağlamaya çalışanlardır.''
    
     -''Türkiye eski Türkiye değil''
    
     Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını, milletin topyekun bir iradeyle ''eski Türkiye'' aklını tasfiye ettiğini aktaran Soylu, milletin eski Türkiye aklının bir daha Türkiye'yi yönetmemesi konusunda irade sahibi olduğunu söyledi.
    
''Milletin bir kararı olduğunda böcek de koysalar, büyük tırlarla dinleme cihazları da getirseler dünyanın neresinden dinlerlerse dinlesinler millet, evlatlarından emin ve onlara güveniyor'' diyen Soylu, şöyle konuştu:
   
  ''Türkiye'de dönem dönem yaşanmış ve özellikle Türkiye'yi büyütmeye, zenginleştirmeye, özgürleştirmeye ve demokratikleştirmeye çalışan siyasetçilerin başına gelmiş bu olaylara bugün çok hazırlıklı bir iktidar ve çok hazırlıklı bir Başbakan vardır. Bugün böcekle beraber sınırlandırmaya çalıştıkları hayatını dün dört duvar arasına almışlar, ama dört duvar arasından milletle buluşmuş bir siyasi akıl vardır. Yani hapis cezası almış, o hapisle bile sınırlandırılamamış bir siyasi akıl vardır. Millet arkasında. Zannediyorum ki inşallah öyledir. Koydukları böceklerle dinledikleriyle hiç olmazsa Türkiye'nin erdem toplumuna nasıl ulaşabileceğini, ahlakın nasıl olacağını ve bu millet sevgisinin nasıl olabileceğini öğrenmiş olurlar. Yani bir vesile onlara hizmet etmiş olur. İnşallah bu böcek onları hidayete erdirir.''

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER