ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Sisli
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Mayıs 2013 Cuma 23:21

Afrika Günleri Sempozyumu


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Türkiye'nin tarihe dayalı bazı bağları bulunan Afrika kıtasıyla ilişkilerini yeniden geliştirmeye başlaması yakın geçmişe dayanmaktadır. Buna rağmen Afrika ülkeleriyle son yıllarda gelişen ilişkilerimiz Türk dış politikası için bir başarı öyküsüdür" dedi.
     Bozdağ, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde düzenlenen Afrika Günleri Sempozyumu'nun açılışına katılarak bir konuşma yaptı.
     Addis Ababa'da yarın yapılacak Afrika Birliği Örgütünün 50. kuruluş yıl dönümü kutlamaları öncesinde Türkiye'de "Afrika Günü" etkinliğinin tertiplenmesini anlamlı bulduğunu dile getiren Bozdağ, "Afrika kıtası 21. yüzyılda küresel sahnede her geçen gün gelişen yeni bir aktör olarak değerlendirilmektedir. Zengin doğal ve insan kaynaklarına sahip Afrika kıtasının, 21. yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası sistem içerisinde daha etkin rol oynayabileceği, uluslararası arenadaki gelişmeleri daha fazla etkileme gücüne sahip olabileceği öngörülmektedir. Son on yıl içinde dünyanın en hızlı büyüyen on ekonomisinden yedisi bu kıtadadır" diye konuştu.
     Bozdağ, Afrika Birliği Örgütünün, kıtada karşılaşılan her soruna, "Afrika sorunlarına Afrika çözümleri" ilkesi uyarınca çözümler bulmaya ve politikalar üretmeye çalıştığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Türkiye'nin tarihe dayalı bazı bağları bulunan Afrika kıtasıyla ilişkilerini yeniden geliştirmeye başlaması yakın geçmişe dayanmaktadır. Buna rağmen Afrika ülkeleriyle son yıllarda gelişen ilişkilerimiz Türk dış politikası için bir başarı öyküsüdür. 1998 yılında başlayan Afrika'ya Açılım Politikası süreci bugün başarıyla tamamlanmış ve ticaret hacminden siyasi diyalog mekanizmalarına, eğitim faaliyetlerinden ekonomik yatırımlara kadar birçok alanda hızlı ilerleme sağlanmıştır. Böylece Osmanlı'dan günümüze kadar bir Afro-Avrasya (Avrupa-Asya-Afrika) ülkesi olan Türkiye, 21. yüzyılın gerçekleriyle uyum içerisinde Afrika politikasında yeni bir döneme girmiştir."
     Türkiye'nin Sahraaltı Afrika (SAGA) ile ilişkilerini dört tarihi döneme ayırarak ele almak gerektiğine işaret eden Bozdağ, ilişkilerin yüzyıllar öncesine uzanan, ilkeli ve sağlam bir tarihi geçmişe dayandığını ve Osmanlı İmparatorluğu'nun, Afrika'da izlediği politikalarla Afrika halklarının yanında yer aldığını gösterdiğini vurguladı.
     Bozdağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan 1998 yılına kadar uzanan zaman aralığını kapsayan ikinci dönemde ise siyasi ve ekonomik imkanlarının bugünkünden farklılık arz etmesi nedeniyle Afrika ülkeleriyle ilişkilerin alt seviyede kaldığını belirtti.
     Bekir Bozdağ, 1998-2012 yıllarının üçüncü dönemi içerdiğini ifade ederek, "1998 yılında Afrika Eylem Planı'nın kabulüyle ülkemizin Afrika'ya yönelik ilgisinin arttığı, 2010 tarihli Afrika Strateji Belgesi kapsamında Afrika'ya Açılım Politikası'nın uygulanmaya başlandığı ve kıtayla ilişkilerin her alanında ilerlemelerin yaşandığı bir dönemdir. 2008 Ocak ayında tertiplenen Afrika Birliği Zirvesi'nde Türkiye kıtanın stratejik ortağı ilan edilmiş ve ilişkiler ivme kazanmıştır. Bu çerçevede, 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği yapan Türkiye, uluslararası platformlarda her vesileyle seçimlerde kendisine desteğini esirgemeyen Afrika'nın sesi olarak hareket etmiştir" değerlendirmesinde bulundu.
     Bozdağ, kıtada açılan büyükelçiliklerle Afrika halklarının ve yönetimlerinin Türkiye ile yakın bağlar kurmasına gayret edildiğini kaydederek, "Esasen büyükelçiliklerimizin faaliyete geçmesi, kıta ülkeleri tarafından Afrika'ya açılım politikamızın ileri götürülmesi yönündeki siyasi irademizin somut bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir. Büyükelçiliklerimizin açılmasına ilaveten bu ülkelerle her alanda ve düzeyde temaslarla ve ahdi zeminin tamamlanmasına yönelik çalışmalarla desteklenen süreç mevcut müspet algıyı perçinlemektedir" ifadesini kullandı.
     Yeni büyükelçiliklerin faaliyete geçirilmesi çalışmasının hızla devam ettiğini bildiren Bozdağ, Mayıs 2009'da 12 olan büyükelçilik sayısının, bugün itibarıyla 34'e çıktığını dile getirdi. Bozdağ, 2008'in başında 10 kıta ülkesinin Ankara'da büyükelçiliği mevcutken, bu sayının bu yıl 25'e yükseldiğini söyledi.

Afrika ülkeleriyle ekonomik ilişkiler
    
     Bozdağ, SAGA ülkeleriyle 2000'de 742 milyon dolar olan ticaret hacminin, geçen yıl 6,5 milyar dolar düzeyini yakaladığını belirterek, 2005'te 9 milyar dolar olan Afrika ülkeleriyle ticaret hacminin 2012'de 23 milyar dolar seviyesine çıktığını ve Cumhuriyet'in kuruluşunun 100'üncü yılında hedefin 100 milyar dolar olduğunu ifade etti.
     Afrika ülkeleriyle ulaşım imkanları ve halklar arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi için THY'nin Afrika'ya uçuşlarının sayısının artırılmasını teşvik ettiğini anımsatan Bozdağ, THY'nin Afrika'da 34 noktaya seferler düzenlediği bilgisini verdi.
     Bozdağ, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Kızılay, Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının kıtanın her noktasında Afrikalılar ile dayanışma içerisinde faaliyetlerini sürdürdüğünü anımsatarak, şunları dile getirdi:
     "Siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra Afrika'da 34 ülkede, 100'ün üzerinde Türk okulu Afrikalı çocuklara eğitim vermektedir. 1991-2011 döneminde Afrika ülkelerine, askeri eğitim ve kurslar hariç, toplam 3 bin 254 burs kontenjanı açılmıştır. Bu burslardan 864'ü kullanılmıştır. 2012-2013 eğitim dönemi için SAGA ülkelerinden özel burslar hariç 561 öğrenci için burs tahsis edilmiştir. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi tarafından 1992 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Genç Diplomatlar Eğitim Programı'na bugüne kadar Afrika ülkelerinden yaklaşık 100 diplomat katılmıştır. Türkiye, Afrika'da barış ve istikrarın sağlanması faaliyetlerine katkıda bulunmaya önem atfetmektedir. Bu doğrultuda, Afrika'da halen görev yapan 6 BM Misyonu'ndan 5'ine mütevazı rakamlarla da olsa ağırlıklı olarak polis unsurlarıyla personel katkısında bulunulmaktadır."
    
Afrika sorunlarına, Afrika çözümleri
    
     "Afrika'ya Açılım Politikası"nın yerine "Afrika Ortaklık Politikası" olarak adlandırdıkları dördüncü dönemin 2013 yılı itibarıyla başlayan ilişki sürecini içerdiğini anlatan Bozdağ, Afrika Ortaklık Politikası'nın amaçlarını, "Afrika kıtasında barış ve istikrarın tesisine katkıda bulunmak, Afrika ülkelerinin siyasi, ekonomik ve sosyal kalkınmalarına yardımcı olmak, bu amaçla siyasi, ekonomik, ticari, insani yardım, yeniden yapılanma, güvenlik, kamu diplomasisi ve arabuluculuk alanlarında karşılıksız yardımda bulunmak, Afrika'nın kaynaklarının Afrikalılara yarar sağlayacak şekilde geliştirilmesine katkı sunmak, ikili ilişkileri eşit ortaklık ve karşılıklı fayda temelinde geliştirmek" olarak sıraladı.
     Bozdağ, 2013-2018 dönemini kapsayacak ortaklık politikasının genel çerçevesini belirleyecek kararların, yılın ikinci yarısında düzenlenecek II. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'nde alınacağını bildirdi.
     Türkiye'nin tarihi tecrübesini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu imkan ve kaynakları Afrikalı yönetimlerle ve halklarla "Afrika sorunlarına Afrika çözümleri" ilkesi çerçevesinde ve karşılıklı fayda temelinde paylaşmaya devam edeceğini vurgulayan Bozdağ, ortaklık politikasının temelini bu anlayışın oluşturduğunu belirtti.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER