ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Sisli
POLİTİKATÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 14 Haziran 2013 Cuma 15:06

10. Kalkınma Palanı TBMM'ye sunuldu


"10. Kalkınma Planı (2014-2018)" TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Plan 3 bölümden ve 221 sayfadan oluşuyor. Birinci bölümde, küresel gelişmeler ve eğilimler, kürüsel eğilimler ve Türkiye etkileşimi, dünya ekonomisinde makraekonomik gelişmeler ve beklentiler ile plan öncesi dönemde Türkiye'de ekonomik ve sosyal gelişmelere yer verildi.
Planın ikinci bölümünde ise planın temel amaçları ve ilkeleri, planının hedefleri ve politikaları ile kalkınma için uluslararası işbirliği konuları anlatıldı. Üçüncü bölümde ise öncelikli dönüşüm programlarına yer verildi.
Giriş bölümünde, 2014-2018 dönemini kapsayan Onuncu Kalkınma Planı'nın, Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda, toplumu yüksek refah seviyesine ulaştırma yolunda önemli bir kilometre taşı olacağı vurgulandı.
Planın, küresel ekonomide geleceğe dönük risklerin ve belirsizliklerin sürdüğü, dünya ekonomisinde değişim ve dönüşümlerin yaşandığı, yeni dengelerin oluştuğu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir ortamda hazırlandığı vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:
"Onuncu Kalkınma Planı; yüksek, istikrarlı ve kapsayıcı ekonomik büyümenin yanı sıra hukukun üstünlüğü, bilgi toplumu, uluslararası rekabet gücü, insani gelişmişlik, çevrenin korunması ve kaynakların sürdürülebilir kullanımı gibi unsurları kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Planda, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma süreci bütüncül ve çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınmış, insan odaklı kalkınma anlayışı çerçevesinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiştir. Ülkemizin potansiyelini, bölgesel dinamikleri ve insanımızın yeteneklerini harekete geçirerek kalkınma sürecinin hızlandırılması amacıyla, yeniden şekillenen dünya ekonomisinde uluslararası işbölümü ve değer zinciri hiyerarşisindeTürkiye'nin konumunun aşamalı olarak üst basamaklara çıkarılması hedeflenmektedir. Küreselleşme sürecinin ve yaşanan krizlerin yol açtığı belirsizlikler nedeniyle planların, ileriye dönük karar alma süreçlerinde kurumların ve ekonomik aktörlerin daha tutarlı ve bilinçli bir şekilde hareket etmelerine yardımcı olma işlevi öne çıkmaktadır. Planlar, daha yüksek refah seviyesine ulaşılmasında topluma yol göstermekte, kısa vadeli yaklaşımların ötesine geçerek uzun vadeli temel amaç ve öncelikleri ortaya koymaktadır. Ülkemizin kalkınma yaklaşımının esaslarını gösteren planların uzun vadeli bakış açısıyla hazırlanması ve toplumun tüm kesimlerine yönelik hedef birliği ve bütüncül bir perspektif sağlaması, kalkınma sürecinin başarısı için önem taşımaktadır. Diğer taraftan, giderek karmaşıklaşan ve çeşitlenen ekonomik ve sosyal ihtiyaçlar, ülkemizin kısıtlı kaynaklarının etkin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır."

-Kaynaklar refah üreten alanlara-

Onuncu Kalkınma Planı'nın, önümüzdeki dönemde, kaynakların daha fazla refah üreten alanlara yönlendirilmesi için karar alıcılar ve ilgili tüm taraflar için yol gösterici bir araç olacağı belirtildi.
Dünyadaki hakim eğilimlerin, özel sektörün daha faal ve etkili olduğu bir ekonomik düzeni beraberinde getirdiği, kamu sektörünün artan oranda düzenleyici faaliyetlere, denetim işlevlerine ve koordinasyona yönelmesine yol açtığı, buna bağlı olarak planlama anlayışının da değişim gösterdiği kaydedildi.
Serbest piyasa ağırlıklı açık ekonomiler yaygınlaşmış olmakla birlikte, etkileri devam eden küresel krizin, izlenecek politikalar ve alınacak tedbirler konusunda kamu sektörünün stratejik bir yaklaşımla hareket etmesinin önemini ortaya koyduğu vurgulanarak, bu çerçevede, stratejik bir bakış açısıyla ve paydaşların geniş katılımıyla hazırlanmış ulusal planların, giderek daha önemli hale geldiği anlatıldı.

-Sektörler arası etkileşim-

Sektörler arasındaki etkileşimin giderek artması, bir alandaki politika uygulamasının diğer alanları doğrudan etkileme kapasitesinin yükselmesi, buna bağlı olarak sorunların çözümünde disiplinler arası bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmasının, hazırlanacak planların içerik ve kapsamını da yeniden biçimlendirdiği ifade edilerdek, şöyle denildi:
"Bu durum, bir yandan tüm sektörlere bakan kapsayıcı bir yaklaşımı gerektirirken, diğer yandan bu sektörleri birbirleriyle bağlantılı bir biçimde ele alan program yaklaşımını öne çıkarmaktadır. Onuncu Kalkınma Planı, stratejik bakış açısını merkeze alarak, ekonomik, sosyal, sektörel ve bölgesel alanları kapsamasının yanında öncelikli dönüşüm programları yoluyla da kritik müdahale alanlarını ortaya koymaktadır. Programlar; birden fazla sektörü kesen, planların uygulanması ve izlenmesini kolaylaştıran, öncelikli alanlara yönelik kamu politikalarından oluşmaktadır. Kalkınma planlarında yer verilen politikaların etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi için kamu kurumlarının orta ve uzun vadeli amaçlarının, temel ilke, hedef ve önceliklerinin ve bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemler ile kaynak dağılımlarının kalkınma planıyla uyumlu olması önem taşımaktadır. Kurumsal düzeyde stratejik planlar ile kalkınma planları arasında gerekli bütünlük ve uyumun sağlanabilmesi amacıyla kapsayıcı bir anlayış benimsenerek tüm kurumlara yön verebilecek, öncelikleri belirlemede yardımcı olabilecek bir politika seti oluşturulmuştur."
Kalkınmanın amacının, insanların refahını artırmak, hayat standartlarını yükseltmek, temel hak ve özgürlüklerini güçlendirerek adil, güvenli ve huzurlu bir yaşam ortamı tesis etmek ve bunu kalıcı kılmak olduğu belirtilerek, bu çerçevede, Onuncu Kalkınma Planı'nın, kalkınmanın sürdürülebilirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hazırlandığı bildirildi.

-Üretimde yapısal dönüşüm-

Planın gruş bölümündeki bilgilere göre, "Nitelikli İnsan, Güçlü Toplum" başlığı altında insan için ve insanla beraber kalkınma yaklaşımının hayata geçirilmesi ve gelişmişliğin toplumun farklı kesimlerine yaygınlaştırılması amacıyla uygulanacak politikalara yer veriliyor. "Yenilikçi Üretim, İstikrarlı Yüksek Büyüme" başlığı altında üretimde yapısal dönüşüme ve refah artışına yönelik hedef ve politikalar ele alınıyor.
"Yaşanabilir Mekanlar, Sürdürülebilir Çevre" başlığı altında çevreye duyarlı yaklaşımların sosyal ve ekonomik faydalarının artırılması, insanımızın şehirlerde ve kırsal alanlarda yaşam kalitesinin sürdürülebilir bir şekilde yükseltilmesi ile bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması kapsamındaki hedef ve politikalara yer veriliyor.
"Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliği" başlığı altında ise kalkınmanın dış dinamikleri ile Türkiye'nin ikili, bölgesel ve çok taraflı ilişkilerindeki temel öncelikler ve politikalar ele alınıyor. 2023 hedeflerine ve Onuncu Kalkınma Planı'nın amaçlarına ulaşılabilmesi açısından öncelikli alanlarda, temel yapısal sorunlara çözüm olabilecek, dönüşüm sürecine katkıda bulunabilecek, kurumlar arası koordinasyon ve sorumluluk gerektiren 25 adet program tasarlandı.

-Çalışmalar 2010'da başladı-

Sektörel ve sektörler arası bir yaklaşımla oluşturulan programlar kapsamında, merkezi düzeyde uygulama mekanizması ve müdahale araçları tasarlandı; uygulama ve koordinasyondan sorumlu kurumlar belirlendi, program hedeflerine yer verildi.
Onuncu Kalkınma Planı, Kalkınma Bakanlığı'nın koordinasyonunda, katılımcı bir yaklaşımla kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra toplumun tüm kesimlerinden çok sayıda temsilcinin katkılarıyla hazırlandı.
Ön hazırlıkları 1 Eylül 2010 tarihinde başlatılan planın hazırlık süreci, 5 Haziran 2012 tarihli Başbakanlık genelgesiyle resmiyet kazandı.
İlgili genelgeyle makroekonomik, sektörel ve bölgesel konularda 66 adet özel ihtisas komisyonu (ÖİK) ve çalışma grubu oluşturuldu.

-3 bini aşkın kişi çalıştı-

Söz konusu komisyonlarda üç bini aşkın akademisyen, kamu çalışanı, özel kesim ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi bir araya gelerek çalışmalara katkı verildi.
Planın hazırlık çalışmaları yerel düzeyde de yürütüldü. Bu kapsamda, kalkınma ajansları aracılığıyla, mahalli idarelerin ve yerel aktörlerin Türkiye'nin kalkınma öncelikleri konusundaki görüşleri alındı.
Bu çalışmalara, ülke genelinde yedi bini aşkın kişi katkı sağladı. Plan metninin oluşturulmasında, Kalkınma Bakanlığı'nın 50 yılı aşkın planlama deneyiminden; ÖİK raporlarından; iş dünyası, sivil toplum kuruluşları (STK), düşünce kuruluşları, akademik çevreler, kamu ve özel sektör temsilcileri ile yapılan istişare toplantılarının sonuçlarından yararlanıldı.
Onuncu Kalkınma Planı'nın etkin uygulanması amacıyla orta vadeli programlar (ÖVP), yıllık programlar, kurumsal stratejik planlar, bölgesel gelişme ve sektör stratejileri, Kalkınma Planı esas alınarak hazırlanacak.
Kamu kuruluşları, politikalarını, atınmlarını, kurumsal ve hukuki düzenlemelerini bu çerçevede tespit edecek.
Planın her bir öncelikli dönüşüm programı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulünden sonra hazırlanacak eylem planı çerçevesinde hayata geçirilecek.
Bütçe hazırlık sürecini başlatan OVP, planda yer alan politikalarla uyumlu olarak hazırlanacak. Yıllık programlarda, OVP'de yer alan politikaları hayata geçirecek tedbirler ile öncelikli dönüşüm programı eylem planlarından ilgili yılda uygulamaya geçirilecek tedbirlere yer verilecek.

- Kalkınma Planı İzleme ve Yönlendirme Komitesi-

Kalkınma Planı'ndaki gelişmelerin izlenmesi ve değerlendirilmesinin koordinasyonu, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı başkanlığında ilgili bakanlıkların üst düzey yöneticilerinden oluşan Kalkınma Planı İzleme ve Yönlendirme Komitesi tarafından yapılacak.
Her yıl Bakanlar Kurulu'na bir rapor şeklinde sunulacak. Planın izlenmesi ve değerlendirmesine ilişkin usul ve esaslar, Yıllık Programların Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek.

 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER