ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Parçalı Bulutlu
KÜLTÜR-SANATTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 23 Temmuz 2013 Salı 12:34

Sarıkeçili Yörükleri, üniversitede araştırma konusu oldu


Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Edebiyat Fakültesi araştırma görevlisi Hüseyin Aksoy, Sarıkeçili Yörüklerinin günlük hayatı ve edebiyatı ve diliyle ilgili bir çalışma yaptı.

    Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İdris Nebi Uysal danışmanlığında gerçekleştirilen çalışma, Mersin, Karaman ve Konya sınırlarında dolaşan göçer durumdaki 150 çadırlık Sarıkeçili Yörüklerinden belirlenen 17 çadırlık örnek grup üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma verileri, Sarıkeçili Yörükleri arasında 60 gün boyunca yürütülen saha çalışması ile sağlandı. Projeyi hayata geçiren Yrd. Doç. Dr. İdris Nebi Uysal ve araştırma görevlisi Hüseyin Aksoy, araştırmanın detayları hakkında bilgi verdi.

        Araştırma görevlisi Hüseyin Aksoy, Yörüklerin nasıl göç ettiğini görmek, göç sırasında neler yaşandığını bilmek, kullandıkları malzemeleri tanımak ve hayata bakışlarını tespit etmek için onlarla uzun süre birlikte yaşadığını anlattı. Sarıkeçililerin kimliklerine ilişkin ayrıntıları aktaran Aksoy, köklerinin Oğuzlara dayandığını ve bugün Anadolu’da hayat süren bir topluluk olarak tanımlandığını söyledi. Hüseyin Aksoy, Sarıkeçili Yörüklerinin yerleşmede karşılaştıkları sorunlar hakkında şu bilgileri verdi: “Hâlen göçer durumda olanların yerleşmede karşılaştıkları sorunlar oldukça karmaşık ve çok boyutludur. Kendi iç dinamikleriyle yerleşmeleri mümkün görünmüyor ancak, kendilerine ev, arazi ve hayvancılığı devam ettirebilmeleri için maddi destek verilmesi gibi uygun olanaklar sağlandığı takdirde, yerleşme eğiliminin öne çıkacağı anlaşılıyor.”

        Proje danışmanı Yrd. Doç. Dr. İdris Nebi Uysal, bu topluluğun hayvancılık dışında bir gelire sahip olmadığını, ataerkil aile yapısında hayatlarını devam ettirdiklerini belirtti. Sarıkeçili Yörüklerinin tamamının çadırda yaşadığını ve yaşadıkları çadırı kendilerinin dokuduklarını ifade eden Uysal, “Yörükler dokuma tezgâhına önem verirler, bu işi usta-çırak ilişkisi ile kadınlar kız çocuklarına öğretirler.” diye konuştu.

        Yrd. Doç. Dr. İdris Nebi Uysal, Sarıkeçililerin dil kullanımı ve sözlü edebiyatına ilişkin tespitlerini de aktardı, sade bir Türkçe kullandıklarını ve yaşadıkları bölgenin özelliklerinin dilde açıkça hissedildiğini bildirdi. Uysal, yaptıkları görüşmelerde, Yörükler arasında amatör olarak şiir yazan-söyleyen kişilere rastladıklarını; ancak Yörüklerde âşıklık geleneğini gözlemlemediklerini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Uysal, dil ile ilgili bulgularını şu şekilde özetledi: “Çok eski çağlardan beri süregelen bilmece sorma geleneği, günümüzde Yörükler arasında varlığını ve işlekliğini korumaktadır. Ayrıca lakap takma geleneği Sarıkeçililerde canlı ve yaygındır. Yörüklerin isimleri ve soy isimleri genellikle aynı olduğundan lakap, Yörükler arasında ayırıcı bir unsur olarak kullanılır.”
    
        2000’li yılların başlarında Sarıkeçili Yörüklerinin devletin iskân politikası gereği Karaman’da yerleşik hayata geçirilmeye çalışıldığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. İdris Nebi Uysal, “Yerleşik hayata geçmek istemeyen Yörüklerin bu kararlarına saygı duyularak göçü sıradan bir yer değişimi olarak değil, atalardan miras kalan bir töre olarak gördüklerinin kabul edilmesi gerekir.“ dedi. Uysal, yerleşik hayata geçen Yörükler hakkında şu önerilerde bulundu: “Yerleşen göçerlerin hayvancılık yapabilmelerine olanak sağlanmalı, bu amaçla ahır inşaatı, yem desteği, işletme kredisi gibi yardımlar devreye sokulmalıdır. Böyle yumuşak bir geçiş, göçerlerin yerleşikliği benimsemelerini kolaylaştıracak, işsizliğe yol açmayacak, çocukların ve gençlerin eğitimini mümkün kılacak ve onların meslek edinmelerini sağlayarak, uzun vadede geniş bir yelpaze içinde kentlileşmelerine olanak verecektir.”
 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER