ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Yağışlı
KÜLTÜR-SANATTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Nisan 2013 Perşembe 18:27

Hâce Muhammed Lütfî Sempozyumu başladı

Hâce Muhammed Lütfî Sempozyumu başladı


Türkiye’nin ve dünyanın farklı üniversitelerinden 122 bilim adamı Alvar İmamı’nın hayatını geleceğe taşımak, bilim dünyasının literatürüne kazandırmak için Erzurum’da bir araya geldi.

        Atatürk Üniversitesi (AÜ) öncülüğünde düzenlenen ve iki gün sürecek Uluslararası Hâce Muhammed Lütfî (Alvarlı Efe Hazretleri) Sempozyumu, geleneksel Türk-İslam sanatları ve el işi sergisi ile başladı. AÜ Kültür ve Gösteri Merkezi’nde düzenlenen programda 'Efem' isimli belgesel çalışmasının gösterimi yapıldı. Bu belgeselde Alvar İmamı’nın talebeleri Mehmet Kırkıncı Hocaefendi, Veli Velioğlu Hocaefendi, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yanı sıra onu tanıma fırsatı elde etmiş İsmail Fakrullah Bilgin Hocaefendi gibi âlimlerin görüşleri de yer aldı. Efe Hazretleri’nin hayatından kesitler sunulan belgesel, Kurtuluş Savaşı’na dönemine kadar uzanıyor.

Belgeselde Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Alvar İmamı'yla ilgili hatıraları ilgi ile izlendi. Alvar İmamı’nın son zamanlarında hastalıktan dolayı çok zor günler geçirdiğini nakleden Hocaefendi, “Çok zor bir hayat geçirdi. Ama bir 'Of' dediğini duymadım.” dedi. Fethullah Gülen Hocaefendi, Efe Hazretleri’nin his dünyasının kuvvetine işaret ederek paylaştığı anısı, salonda bulunanların yüzünde tebessüm oluşturdu.

Belgeselde görüşlerine yer verilen Mehmet Kırkıncı Hocaefendi ise Alvar İmamı’nın etkileyici kişiliğini aktardı. Kırkıncı Hocaefendi’ye göre 'onun sohbetleri insanın kendinden geçtiği bir doruk noktasıydı.' Alvar İmamı’nın çaya 'evliya çorbası' dediğini nakleden Kırkıncı Hocaefendi, “Kendisi çayı çok sever ve çokça tüketirdi. Çay sohbetlerini insanlara bir şeyler anlatmak için vesile ederdi. Aynı zamanda bir söz sultanıydı. Hemen her konuda söylenmiş bir sözü vardır.” ifadelerini kullandı.

Belgesel gösteriminin ardından Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in sempozyuma gönderdiği mesajlar okundu.

FELAKET VE HELAKET DEVRİNDE GÜL YETİŞTİREN ALİM

Sempozyum Koordinatörü Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu, Alvar İmamı’nı tanımlarken, 'Felaket ve helaket devrinde gül yetiştiren bir âlim' ifadesini kullandı. “O’nun gayretleri sayesinde bu çorak ülkede çok şeyler değişmiştir.” diyen Gündoğdu, Alvarlı Efe’nin etnik ayrımcılığa karşı olduğunu, kapısının herkese açık bulunduğunu kaydetti. Gündoğdu, farklı milletlerin bir arada yaşayabileceğini öğütleyen Alvar İmamı’nın farklı milletten talebeler yetiştirerek bunu tasdik ettiğini ifade etti. Efe Hazretleri’nin savaş sırasında bile savunduğu insani duyguları canlı tutuğunu aktaran Gündoğdu, “Onun kurduğu birliğin adı ‘Can derenler’dir.” dedi.

Efe Hazretleri’ni bilim dünyasına tanıtarak geleceğe taşımak istediklerini belirten Gündoğdu, “Hayatının her alanında aksiyon olan bu zat, tam manasıyla bir aksiyon insanıdır. Alvar İmamı, ilk kez uluslar arası bir sempozyumla anılıyor. Program iki gün sürecek. Alanında uzman akademisyenler onun hayatını eserlerini ele alacak. Sunumlar kitap olarak neşredilecek.” şeklinde konuştu.

ALVAR İMAMI'NIN TOPLUMDA BİRLEŞTİRİCİ BİR ROLÜ VARDI

Eski Din İşleri Yüksek Komisyonu Başkanı Yaşar İşçan, Alvar İmamı’nın kâmil bir insan olduğunu, sadece Allah için hizmet ettiğini anlattı. Ferdi ve içtimai alanda böyle şahıslara ihtiyaç duyulduğunu aktaran İşcan, bu değerlerin unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. Efe Hazretleri'nin toplumu birleştirmede hizmet veren erenlerden birisi olduğunu söyledi. İşcan Alvarlı Efe’nin eğitim üslubuna da değinerek, “Ferdi ve içtimai hayatı buluşturarak kardeşliğin ve barışın sağlamasına vesile olurdu.” ifadelerini kullandı. Efe’nin insanları incitmemek için büyük bir çaba sarf ettiğini belirten İşcan, hat sergisinde yer alan 'Medet Ya Hâce Muhammed Lütfi' tablosuna tepki gösterdi. “Siz bu tabloyla O’nu incittiniz.” görüşünü savundu.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz ise Alvarlı Muhammed Lütfi Hazretleri’nin milletlerin ve mezheplerin bir arada olabileceği konusunda yazdığı şiirlere değindi. Yılmaz, Efe Hazretleri’nin Sünni olmasına rağmen Hazreti Hasan ve Hüseyin’in şehit olduğu Kerbela hadisesinden büyük bir üzüntü duyduğunu, bunu da eserlerinde işlediğini aktardı.

Sempozyumun açılışında konuşan diğer bir isim de eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz oldu. Alvar İmamı ile Kurşunlu Medresesi’nde tanıştığını aktaran Yılmaz, Efe Hazretleri'nin âlimlerin kibirli olmaması konusunda kendisine öğütler verdiğini hatırlattı. Vefatından önce Efe Hazretleri'nin ziyaretine gittiğini belirten Yılmaz, “Efe Hazretleri'nin hizmetleri anlatmakla bitmez. Efe’nin dergâhı Erzurum’un sığınağı haline gelmişti. O talebe yetiştirmeye büyük özen gösterirdi.” dedi. Efe Hazretleri’nin 'Her derdin çaresi vardır ama dertsizliğin çaresi yoktur.' dediğini nakleden Yılmaz, “Efe de Allah dostu olarak Leduni lütfuna hâkimdi, ama bunu belli etmezdi. Susmak ve sabretmek gerektiğini savunur, tasavvufun bir kalp işi olduğunu öğütlerdi. O dertlerin Allah’tan geldiğini düşünür, buna şükrederdi.” ifadelerini kullandı.

Program eve sahipliği yapan AÜ Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, “Biz de onu tanıyanların şahitliğine şahadet ediyoruz. O bir âlim, mütefekkir ve askerdi.” dedi. Koçak, Efe’nin kendini hiçbir zaman büyük görmediğini, 'Herkes yahşi ben yaman, herkes buğday ben saman' mısraları ile anlattı. Koçak, “Efe Hazretleri, insanları incitmeyen bir kişiliğe sahipti. Efe, ilim tahsil edenlere örnek olmuştur. Hayatı boyunca cehaletle savaşmış, ilmin yayılması için çaba göstermiş. Talebeye şefkatli davranmıştır. Bu güzel insan hakka yürüdükten sonra unutulmamış kıyamete kadar da unutulmayacaktır.” şeklinde konuştu. Bu sempozyumla bilim adamlarını O’nun ruh dünyasına indirip, O’nu insanlara yansıtmaya vesile olmak istediklerini belirten Koçak, sempozyum sonrasında ortay çıkacak eserlerin layık olduğu yerlere ulaştırılacağını aktardı.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Ahmet Küçükler, Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, Vali Sebahattin Öztürk de açılış konuşmasında sempozyumla ilgili iyi niyet dileklerini sunarak, Alvarlı Efe’nin hayatına ışık tutacak sempozyumu düzenleyenlere teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından programı düzenleyen kurumların temsilcilerine çini işlemeli seramik ile hat sanatı eserlerinden oluşan tablolar hediye edildi.

Prof. Dr. Necmettin Bardakçı başkanlığında Hamza Nigârî Salonu’nda yapılan oturumda, Alvarlı Efe’ni marifet ve muhabbet yönü, yardımseverlik, dostluk, rahmet ve kerem kavramları ele alındı. Pir-i Küfrevî Salonu’nda ise Prof. Dr. Nasrullah Hacı Müftüoğlu başkanlığında Alvarlı Efe’nin milli mücadele dönemindeki rolü, toplumsal yozlaşma konusu ile Kur’an- Kerim’i okuma ve okutma başlıkları konuşuldu. Hüseyin Efendi Salonu’nda ise Prof. Dr. Dilaver Gürer başkanlığında Alvarlı Efe’nin tasavvuf kavramı, şiirlerindeki öğüt ve nasihatler, Cemal-i İllahi'yi müşahede, duygu ve halvet başlıkları işlendi. Alvarlı Efe Salonu’nda Prof. Dr. Mevlüt Özler başkanlığında gerçekleşen oturumda Alvarlı Efe’nin iman, vahdet, tevhit, adalet ve ahret tasavvuru kavramaları işlendi.

Akşam saat 9’da ise Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi Salonu’nda Ahmet Hatipoğlu şefliğinde Türk tasavvuf müziği konseri verilecek. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER