ÖNE ÇIKANLAR :
KÜLTÜR-SANATTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 13 Şubat 2014 Perşembe 11:17

Gerçekte ne oldu

Gerçekte ne oldu

Mustafa, dilsiz cellatlar tarafından boğulacak, gerçekte neler yaşandığını tarihçi ve yazar Yavuz Bahadıroğlu’na sorduk.


Bahadıroğlu, tarihçiler tarafından Hürrem Sultan’ın bir oyunu olarak gösterilmesine rağmen gerçeğin böyle olmadığını ve bu kararı Kanuni’nin verdiğini söyledi. Tarihçi Bahadıroğlu’nun Şehzade’nin idamıyla ilgili açıklaması;

Hürriyet'in haberine göre, “Tarihçiler, erkek olduğu için bir kadını öne çıkmasını hazmediyor ve bu yüzden Hürrem Sultan’a düşmanlık duyuyorlar. Kösem Sultan’a da bunu yapıldı…

 Şehzade Mustafa’nın ölümünü Hürrem ve Rüstem’e ihale ediyorlar. Ama gerçek böyle değil...

KANUNİ'NİN İSTİHABARAT AĞI VARDI

Şehzade’nin İran Şahı’na yazdığı mektuplar ele geçirildi. Kanuni Sultan Süleyman 46 yıllık bir padişah ve çok sağlam bir istihbarat ağı var. Ayrıca Şehzade’nin ve Şehzade’nin katiplerinin yazısını da tanır.

Şehzade Mustafa, Bağy suçu işlemiş. Bu, “devlete isyan” anlamına geliyor. Şimdi de olduğu gibi bu bir suç…

Kanuni, Şehzade’yi izletiyordu. Şehzade’nin İran Şahı’na yazdığı mektuplar ele geçirildi. Mektuplarda, “Babam yaşlandı, tahta benim geçmem gerekli, dedem Yavuz Sultan Selim gibi…” yazıyordu.

Sultan Süleyman, Şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye de danışarak mahkeme kararı aldırdı ve oğlunun idamına karar verdi.

O sıra da İran’a karşı bir savaş vardı, zaten İran’la aramız hiç iyi olmadı… Kanuni, Amasya Valisi olan oğlu Mustafa’yı “Konya’ya gidiyorum, sen de gel” dedi. Konya Ovası’na çadırlar kuruldu. Kanuni, oğlunu çadırına çağırdı, Mustafa babasını kendisini öldürtebileceğinden hiç şüphelenmediği için gitti. Babasının yanına girerken silahları alındı. O dönem şehzadeler babalarının yanına kılıçlarıyla girebilirdi, ama Mustafa’nınkiler alındı.

Kanuni elini öptürdü, yarım ağız halini hatırını sordu. Mustafa daha sonra kendi çadırına döndü. Burada onu 7 dilsiz cellat bekliyor ve Zal Rüstem Ağa bekliyordu. Şehzade çadıra girer girmez cellatlar üzerine çullandı, Mustafa direndi. Bir perdenin arkasında bekleyen Zal Rüstem Ağa, Şehzade’nin arkasından dolanarak boynuna kement atarak boğdu. Kanunlar gereği Hanedan ailesinden birinin kanı dökülemeyeceği için Şehzade Mustafa boğularak idam edildi.

Bu sırada Kanuni sultan Süleyman’ın çadırında ağlayarak Kuran-ı Kerim okuduğu rivayet edilir.

Ayrıca Şehzade Mustafa’nın adına tuğra çektirmiştir, bu padişahlık alametidir.

Üç tane padişahlık alameti vardır. Bunlar, Tura çektirmek, adına hutbe okutmak ve adına para bastırmak.. Padişah olmadan bunları yaptırmak suçtur ve cezası idamdır. Yani Şehzade Mustafa hakkında iki idam kararı vardır.

O zaman ortaya şu soru çıkıyor, Bir şehzadenin hayatı mı, yoksa devletin düzeni mi?

Bugün baktığımızda çirkin görünüyor, ama Devletin selameti için şehzade orada şehit ediliyor.”

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER