ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
KÜLTÜR-SANATTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 22 Aralık 2013 Pazar 12:15

Genç sanatçıya uluslararası ilk ödül "gravür"le geldi


"İki Çizgi" filminde yapım tasarımcısı olan, "Rüzgarlar" filminde başrol oynayan, "Martılar" başlıklı fotoğraf sergisiyle dikkati çeken ve 3 yıl önce amcası ressam Ali İsmail Türemen ve eşi Berna Türemen'in desteğiyle gravüre merak salan sanatçı Didem Mediha Türemen, IX. Floransa Bienali'nden ödülle döndü.
Türemen, 30 Kasım-8 Aralık tarihleri arasında düzenlenen ve bu yılki ana teması "Ahlak:Sanatın DNA'sı" olarak belirlenen, 50 ülkeden 450 sanatçının katıldığı IX. Floransa Bienali'nde, "Kağıt üzerine yapılan eserler/Works on paper" kategorisinde "Lorenzo İl Magnifico" ödülüne layık görüldü.
Sanatçı Mediha Didem Türemen, çalışmalarını yürüttüğü amcası ressam Ali İsmail Türemen'in atölyesinde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, IX. Floransa Bienali'ne davet edildiğinde çok mutlu olduğunu söyledi.
Baskı resimde gravürün, özellikle 1960'lı yıllardan itibaren yaygınlaşan bir teknik olduğunu, iyi örneklerini günümüzde de devam ettiğini belirten Türemen, gravürün, uluslararası düzeyde Türkiye'den pek çok sanatçıya ödül getirdiğini anlattı.
Türemen, "Bu ödül, benim gravürle ilgili ilk ödülüm. Gravürlerim ilk kez yurt dışında sergilendi. Öncesinde de Eylül ayında Galeri Selvin'de ilk sergimi açmıştım. Daha yolun başındayken ilk uluslararası deneyimimle bir ödül almamın manevi değeri çok yüksek" diye konuştu.
Floransa Bienali'ne, bu yıl 50 ülkeden 450 sanatçının davet edildiğini ifade eden Türemen, "İlgi gören, geniş bir yelpazeye sahip, hareketli bir bienaldi. Resim, heykel, kağıt üzerine yapılan eserler, fotoğraf, enstalasyon, dijital sanat gibi kategoriler 9 kişiden oluşan uluslararası bir jüri tarafından değerlendirildi. Bienal'in verdiği ödülün adı ise Florensa'ya Rönesans'ta altın çağını yaşatan Lorenzo İl Magnifico - Muhteşem Lorenzo'dan geliyor. Bu kategorilerin yanı sıra Lorenzo İl Magnifico 'Yaşam Boyu Başarı' ödülü Anish Kapoor'a verildi" bilgisini verdi.

- Dürer'e saygı ödül getirdi

Alman ressam Albrecht Dürer'in 1512 yılında yaptığı "Wing of a Blue Roller" adında "Mavi Kuzgunun Kanadı" olarak Türkçe'ye çevrilebilecek bir suluboya resmi olduğunu ve Viyana'da Albertina'da sergilendiğini dile getiren Türemen, sözlerine şöyle devam etti:
"Bienale, o kanattan yola çıkarak kalıba renk verdiğim 'Albrecht Dürer'e Saygı' adında yaptığım, birkaç tekniğin aynı anda kullanıldığı gravürlerimle katıldım. Eserim, 'Kağıt üzerine yapılan eserler' kategorisinde Lorenzo İl Magnifico ödülüne layık bulundu. Gravür, amcam ressam Ali İsmail Türemen'e ve eşi ressam Berna Türemen'e, örneklerini gördüğümde sürekli 'Nasıl yapılıyor?' diye sorduğum, merak ettiğim bir teknikti. Hiç baskı yapılırken canlı izlememiştim. 'Ben de bir gün siz yaparken izleyebilir miyim?' derdim. İkisinin de bana verdiği destek ve cesaretle bu alanda adımlar atmaya başladım. Bir yandan sinemada da çalışmalarım devam ediyordu."

- Gravürde Türemen tekniği

"Bir çinkonun baskıya hazırlanmasını öğrenmekle yavaş yavaş başladı serüven" diyen sanatçı Türemen, gravür sanatının hayatında yerinin büyük ve önemli olduğunu anlattı.
Sanatçı Türemen, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
"Metali kesmek, sabırla zımparalamak, üzerine çelik uçla çizim yapmak, kazımak, zift, balmumu, benzin, asit, matbaa mürekkebi, yağlar, gravür boyaları... Aşamaları uzun sürede öğretilen, sabır, disiplin gerektiren, yorucu bir teknik gravür. En ufak bir aksaklık, dikkatsizlik baştan başlamanıza sebep olabilir baskı yaparken. Atölyede çırak olmak, disiplinini edinmek, kurallarını öğrenmek, ciddiye almak... Bunlar olmazsa bu atölyede olmak, burada baskı yapmak kimse için mümkün değil. Önemli Türk ressamlarının şimdiye kadar pek çok gravürünün basıldığı Ali İsmail Türemen'in atölyesindeki preste, ben de kendi gravürünü basan şanslı, sayılı kişilerden biri oldum. Sanırım isteğimi, yapabileceğimi, ciddiye alacağımı hissetmesem amcam bu maceraya atılmadaki cesareti vermezdi hayal kırıklığına uğramamam için. Yolun çok başındayım, 3 yıl oldu gravür öğrenmeye başlayalı. Gravürde keşfetmem gereken, sırrını öğrenmem, denemem, cesaret etmem gereken çok Türemen tekniği var."
Türkiye'de 60'lı yıllardan itibaren baskı resmin yaygınlaşmaya başladığını ifade eden Türemen, gravürün sanatta saygın ve önemli bir yeri bulunduğuna dikkati çekti.
Floransa Bienali'nde önce uzaktan şöyle bir bakan, sonra yaklaşıp, daha sonra biraz daha yaklaşıp bunun kağıt üzerine kalemle çizmek dışında birşey olduğunu farkedenlerin, nasıl yapıldığını sorduklarında aşamalarını hayretle dinlediklerini aktaran Türemen, "Tabii ki bilen bir bakışta anlıyor ama teknik olarak sadece Türkiye'de değil, yurt dışında da yaygın bir şekilde bilinmediğini hissedebiliyorsunuz, ki bu gayet doğal. Bunda, gravürün öğrenme, uygulama imkanına her yerde ulaşılamayan bir teknik olması bir etken" diye konuştu.

- "Sinemada, birçok sanat dalını birleştirebiliyorsunuz"

"Çocukluğumda çok resim yapardım, bir ara eve gelenlerin portresini yaparak hediye ettiğimi hatırlıyorum" diyen Türemen, öğrencilik yıllarında resimle ilgili pek çok ödül aldığını söyledi.
Oyunculukla ilgilenmesinin İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde okuduğu yıllara dayandığını, o yılların sanata bakışını beslediğini ifade eden Türemen, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Bölümü'nde yüksek lisans yaptığı sırada da oyunculuk eğitimi aldığını anlattı.
Paris'te Sorbonne Üniversitesinde gerçekleşen, sadece yapımcı ve yönetmenlerin davet edildiği bir eğitime kabul edilerek, sektör olarak sinemanın farklı yönlerini keşfetmeye başladığını aktaran Türemen, Selim Evci'nin ilk kısa metrajlı filmi "İki Çizgi"de yapım tasarımcısı olarak görev aldığını, "Rüzgarlar" isimli filminde sanat yönetmeni olduğunu ve başrol oynadığını anlattı. Türemen, bir sinema filminde de gravür sanatçısını canlandırmayı istediğini vurguladı.
Sinemada, birçok sanat dalının birleştirildiğini, aralarındaki bağın birbirini etkilediğini aktaran Türemen, Venedik Bienali'nin Tiyatro Festivali'ne oyuncu olarak davet edildiğini ve bir oyunda rol aldığını, önümüzdeki günlerde çekimlerine başlanacak bir sinema filminde sanat yönetmeni olarak çalışacağını kaydetti.
Türemen, fotoğraf ve gravürlerinin yer aldığı serginin eylül ayında açıldığını hatırlatarak, "Bunların hepsinin arasında bir bağ var, hepsi birbirini etkiliyor, hepsiyle farklı tempolarda nefes alıyorum, bu beni dinamik kılıyor. Sanat zaten kendi ağırlığıyla insanların hayat felsefesini etkiler, yaşamını değiştirir, farkına vardırır, bakmasını öğretir. Şanslıyım ki bu yansımaları ilgi duyduğum, çalıştığım, bulunduğum her alanda yaşayabiliyorum. Gravüre, resme, sinemaya, fotoğrafa, oyunculuğa devam edeceğim" ifadelerini kullandı.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER