ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Yağışlı
KÜLTÜR-SANATTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 31 Ağustos 2013 Cumartesi 12:11

Erdoğan Operasyonu

Erdoğan Operasyonu

Emine Dolmacı sonbaharda yeniden başlayacağı söylenen sokak olayları ve sonrasındaki sürece ışık tutan Erdoğan Operasyonu kitabını yayınladı.


Gazeteci – Yazar Emine Dolmacı’nın kaleme aldığı “Erdoğan Operasyonu” isimli kitap yakın geçmişin siyasi ve sosyal olaylarını gözler önüne seriyor.

AK Parti’yi kapatma davasını küresel sermaye mi açtırdı?

Bugüne kadar 26 partinin kapatıldığı Türkiye’de ilk kez yüzde 47 oy oranıyla iktidara gelen bir parti hakkında, hem de hükümette iken kapatma davası açılmış olması, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başta olmak üzere bir ekibin siyasetten tasfiye edilmek istenmesi 5 yıl sonra masaya yatırıldı.

Ergenekon davasında kara propaganda sitelerinin mahkûm edilmesi AK Parti için ‘iade-i muhakeme’ umudu doğurdu. Hukukçular ‘delillerin sahteliğinin anlaşılması’ maddesinin yeniden yargılamayı mümkün kılacağı görüşünde.

Peki ezici bir çoğunlukla iktidara gelen bir partiyi hangi güç kapatmak istiyordu?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın Ak Parti’nin kapatılması için iddianame hazırladığı günlerde Gazeteci – Yazar Emine Dolmacı’nın kaleme aldığı “Erdoğan Operasyonu” isimli kitapta Küresel Sermaye işaret ediliyor.

Timaş Yayınları’ndan çıkan ve Taksim Gezi Olaylarıyla birlikte yeniden gündeme gelen kitapta, Başbakan Erdoğan’ın askeri darbe yerine hukuk darbesiyle devredışı bırakılmak istendiği öngörülüyor.

O günlerde bizim içerde parti kapatma olarak karşımıza çıkan olayın Erdoğan’ın iktidardan düşürülmesi ve partisinin parçalanarak başına nüfuz edilebilir bir kişinin getirilmesi için küresel sermayenin yaptığı bir operasyon olduğu ifade ediliyor.

Ünlü MİT’çi Mahir Kaynak 5 yıl önce yazılan kitapta, Erdoğan’a yönelik küresel operasyon sürecinin parti kapatma ayağını şöyle anlatıyor:

KAPATMA DAVASI VE ERGENEKON’UN ROLÜ

Dava açılması noktasında küresel sermayenin bir etkisi olmuş mudur?

Olabilir ama davayı açanlar bunların çok farkında değiller, hiçbir şekilde böyle bir mücadele olduğunu bile bilmezler. Onlar için ortada laikliğe aykırı davranışlar vardır, onun için de kapatma davası açarlar. Bu hangi telkinlerle olmuştur o ayrı bir şey. Türkiye’deki bütün gelişmeler bu çatışmanın bir ürünüdür.

Kapatma davasını açanlarla Ergenekon ekibinin bir ilişki içinde olduğu iddia ediliyor genelde. Bu ne kadar doğru?

Ben böyle bir ilişki olduğunu zannetmiyorum. Ergenekon, artık herkesin bildiği ve dile getirdiği gibi, Türkiye’de darbe ortamını hazırlamak için kullanılacak bir örgüttü. Şimdi diyorum ki, Ergenekon’un üzerine baskı yapılmasının nedeni, bu defa operasyonun darbeyle değil hukuk yoluyla yapılmasına karar verilmesinden kaynaklanıyor. Yani bunlar vatan kurtarıcı olduğu için böyle bir kriz anında bir görev beklerler, onları baskı altına alırsanız bu görevi yapamaz hâle gelirler.

Sizin tezinize göre Ergenekon operasyonunu yapan ekip, aslında Ergenekon’u kuran ekip!

Evet efendim, Ergenekon’u kuran ekip aynı zamanda operasyonu yapan ekiptir. Kuran ekip baskı altına alıyor. Diyor ki “Operasyon bu defa darbe yoluyla yapılmayacak. Başka yol deniyoruz biz”. Onun için de herhangi bir biçimde olaya müdahale etmelerini, projeyi bozmalarını engellemek için onları baskı altına alıyorlar. Olay bundan ibarettir.

Peki, büyük resim içinde Ergenekon’u hangi tarafta görüyoruz?

Ergenekon veya benzeri örgütler taraf değildir, tarafların kullandığı araçlardır. Yani kendi başlarına bir taraf olamazlar. Biraz evvel konuşurken, İslam hangi tarafta diye sorduk. Her tarafta olabilir, herkes kullanabilir. Önemli olan yaptıkları eylemin sonucunun kime yaradığıdır. Bir tek ona bakacağız.

BATILILAR DEMİREL’İ DEVİRMEK İÇİN SOLCULARI KULLANDI

Bu teze göre oyuncular, aktörler hep bizim dışımızda. Biz hep kuklayız, piyonuz. Ne zaman oyunu belirleyen taraf olacağız?

Oyunu belirleyen kişi olmak için ilk yapılacak iş, oyunun nasıl oynandığını bilmektir. Türkiye siyasi tartışma yapmaz esas itibariyle, ideolojik tartışma yapar. İdeeolojik nedenlerle birisine karşı olur. Hâlbuki karşı olduğu taraf belki siyaseten kendi yanındadır, belki desteklediği taraf siyaseten karşı taraftadır.

Çünkü batının metodu şudur; özellikle İngilizler’in metodu. Siz kim olursanız olun sizin inançlarınızla uğraşmam, ideolojinizle uğraşmam sadece hedeflerinizi öylesine tayin ederim ki sonuç benim istediğim gibi olur. Biz ise çok farklı düşünürüz; bizden olanı, bizden olmayanı ideolojik kriterlere göre belirleriz ve büyük hatalara düşeriz. Bir örnek vermek istiyorum 1980 öncesi Türkiye’de solcular, bağımsız Türkiye için mücadele ettiler ve Süleyman Demirel’i devirdiler. Hâlbuki Süleyman Demirel döneminde Türkiye dünyanın en bağımsız ülkesiydi, dış ticareti son derece küçüktü, üstelik Sovyetler’den kalkınma için yardım alıyordu. Batılılar Süleyman Demirel’i devirmek için solcuları kullandılar. Bu böyledir yani, sonucuna bakmadan yaparsanız alet olursunuz.

ERDOĞAN - BAYKAL AYNI SAFTAYDI

İdeolojik ve siyasî tartışmada Erdoğan ve Baykal aynı safta o zaman?

Evet. Son kertede, Cumhuriyet Halk Partisi, Erdoğan’ı desteklemeyebilir ama o harekete destek çıkar mahiyette, o istikamette hareket etmektedir. …. Deniz Baykal hiç bir sebep yokken Meclis’e soktu Tayyip Bey’i. Onu ne kadar ilgilendiriyordu bunun gerçekleşmesi.

Bu satırların yazılmasından 2 yıl sonra 2010 yılında Baykal kaset operasyonuyla siyaset dışına itildi! Yerine Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. 

ERDOĞAN OPERASYONU KİTABINI İLKNOKTA.COM'DAN EDİNEBİLİRSİNİZ...

EMİNE DOLMACI KİMDİR?

Gazeteciliğe 1994 yılında başlayan Emine Dolmacı, 1996 – 2004 yılları arasında Zaman Gazetesi Ankara Haber Merkezi Politika Muhabirliği yaptı. Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Recai Kutan, Muhsin Yazıcıoğlu, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Numan Kurtulmuş gibi siyasi liderleri takip etti. Başbakanlık muhabirliği yaptı. Ankara gazeteciliğinin önemli isimlerinden Dolmacı, 2004 yılından itibaren İstanbul’da gazetecilik yapmaya başladı. Zaman Gazetesi İstanbul Haber Merkezi, Pazar ve Gençlik eklerinin ardından yazı işlerinde görev alan Dolmacı, politikanın yanı sıra Güneydoğu, PKK, faili meçhuller, insan hakları, nefret söylemi alanındaki araştırma haberleri ve röportajlarıyla tanınıyor. 

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER