ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Çok Bulutlu
KÜLTÜR-SANATTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 08 Ekim 2013 Salı 18:17

50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali


50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda Venüs heykelciği için mücadele eden "Uzun Yol" adlı filmin galası yapıldı.
Filmin gösteriminin ardından düzenlenen söyleşiye katılan yönetmen ve yapımcı Nihat Seven, ilk kez Türkçe film çektiğini ve Türk izleyicisinin nasıl bir tepki vereceğini merak ettiğini söyledi. Aldığı tepkilerden memnun kaldığını dile getiren Seven, iyi bir iş çıkardığını düşündüğünü ifade etti.
Seven, bir izleyicinin, "40 sene önceki kötü senaryoların bir kopyasıydı" eleştirisi üzerine, şunları söyledi:
"Çok sıradan bir öykü bu. Defalarca yapılmış. Daha önce kendime de çelme taktığım bir film türü çekeceğimi söylemiştim. Başka bir cesaret. Herkesin bildiği bir konu. Onların yüzünden biz daha iyisini yapmak isterdik. Çünkü bizden öncekiler çok iyi anlatamadı. Bizim özelliğimiz, kadın karakterimiz son derece güçlü. Kenar mahalle kızı değil. Çalışmak istediğini söylüyor. Bu nedenle farkındayız. Dedikleriniz doğru olabilir ama biz elimizden geleni yaptık."
Seven, bir izleyicinin jeneriğinde filmin isminin yanlış yazıldığını hatırlatması üzerine, filmi hazırlayabilmek için gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Filmi hazırlarken Türkçe bilmeyen bir ekiple çalıştıklarını anlatan Seven, "Benzeri birkaç hata daha var. Disk olarak aceleyle son 24 saatte ayarladık. Bazı şeyleri bağışlamanızı diliyoruz" diye konuştu.
Bir izleyicinin filmi seçerken nelere dikkat edildiğini sorması üzerine Seven, şöyle konuştu:
"Oyuncularımı seçerken manken olmamalarına dikkat ediyorum. Ben İngiltere'den, Shakespeare'in ülkesinden, oyunculuğun en iyi olduğu yerden geliyorum. Bütün cast ajanslarında karşılaştığımız en büyük ön yargı, 'Sarışın çocuk nasıl kamyon şoförü olur'du. Ben Hakan'ın canlandırdığı karakterin kamyon şoförü olacağını biliyordum. Sarışın ve mavi gözlü bir kamyon şoförü istedim. 3 ay zamanımızı aldı. Nil Günal ile aynı şekilde. Oyuncu bulmanın çok zor olduğu bir ülkede doğru bir seçim yaptığıma inanıyorum."
Filmi çekerken Türkiye'den hiç para almadıklarını, desteğin İngiltere hükümetinden geldiğini belirten Nihat Seven, yaklaşık 1 milyon liranın üzerinde bütçeyle filmi çektiklerini anlattı.
- "Türkiye çok iki yüzlü"
Filmde kumar sorunu olan kamyon şoförü Fariz'den yola çıkarak kumar bağımlılığı bulunan kişilerin borçları karşılığında neler yapabileceğini anlatan senarist Melek Seven de "Kumar oynayanların aslında en büyük handikapı, kumarda kaybedeceğine inanmama. Herkes kazanma ümidini taşıyor son dakikaya kadar. Verecek hiçbir şeyiniz kalmazsa sonunda elinizde kalan tek değerli şeyinizi de masanın ortasına koyabilirsiniz" dedi.
Filmdeki Fariz karakterinin de borcu karşılığında eşini vermeyi kabul ettiğini dile getiren Seven, "Türkiye namustan en çok bahsedilen ama nedense tecavüz vakalarının günden güne arttığı bir ülke. Çok sorunlu, çok iki yüzlü buluyorum bu noktada. Herkes namustan söz ediyor ama herkes birbirinin hayatına son derece burnunu sokuyor, birbirinin namusuna göz de dikiyor" diye konuştu.
Filmde evden kaçarak evlenen "Gülten" karakterini canlandıran oyuncu Nil Günal, filmdeki konunun klişe olduğunu ancak bunu farklı şekilde anlatmak istediklerini söyledi. Günal, bunu sağlayabilmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.
Kumar sorunu olan kamyon şoförü "Fariz"i canlandıran Hakan Yufkacıgil de bir izleyicinin, gerçek yaşamında kumar oynayıp oynamadığı sorusunu, "Kumar oynamıyorum, hatta hiç bilmiyorum. Pişti biliyorum biraz. O kadar" şeklinde yanıtladı.
Filmin oyuncularından Murat Muslu, ilk kez bir sinema filminde oynadığını, Nihat Seven'den film teklifi geldiğinde değerlendirmek istediğini söyledi. Oyunculuk dünyasını, "Kurtlar sofrası" diye tanımlayan Muslu, şöyle devam etti:
"Her zaman elinize fırsat geçmiyor. Böyle bir durum da var. Kolay bir meslek değil. Nihat bu teklifi getirdiğinde kaçırmak olmazdı. İlk gerekçem pragmatist bir mantıkla buydu. Ne zaman önünüze böyle bir teklifin geleceği belli olmuyor. Her zaman bu fırsatı yakalayamayabiliyorsunuz. Senaryo bildik. Bizde, Yeşilçam melodramlarında çok işlenmiş konular. Nihat bu topraklardan bir yönetmen değildi. 'Böyle bir konudan, klişelerin dışında nasıl bir film ortaya çıkacak' diye merak ettim. O da ayrıca bu filmin içinde olmamı gerektiren unsurlarından biriydi."
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER