ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL18°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 23 Eylül 2013 Pazartesi 13:53

Zengin ile fakir arasındaki uçurum arttı

Zengin ile fakir arasındaki uçurum arttı

Türkiye'de en zengin ile en fakir arasındaki fark 8 kat arttı.


Türkiye İstatistik Kurumu 'Gelir ve Yaşam Koşulları' araştırmasını yayımladı. Yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,6 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,9 oldu. Buna göre, son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, ilk yüzde 20’lik gruba göre 8 kat oldu. Gelir dağılımında bir önceki yıla göre 0,002 puanlık iyileşme gözlendi.

Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 26 bin 577 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir 11 bin 859 TL olarak hesaplandı. İstanbul Bölgesi 16 bin 126 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge oldu. Bunu, 14 bin 160 TL ortalama gelir ile Batı Anadolu Bölgesi izledi. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5 bin 870 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu.

Maaş-ücret gelirleri yüzde 46,5’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahip oldu. Bunu yüzde 20,4 ile müteşebbis gelirleri ve yüzde 20 ile sosyal transferler izledi. Sosyal transferlerin yüzde 92’sini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturdu. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde yüzde 18,4’lük paya sahip iken, diğer sosyal transferlerin payı yüzde 1,6 olarak belirlendi. Müteşebbis gelirlerinin ise yüzde 66,7’si tarım dışı gelirlerden oluştu.

NÜFUSUN YÜZDE 16.3’Ü YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA KALDI

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun yüzde 16,3’ü yoksulluk riski altında kaldı. Kentsel ve kırsal yerler için hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde bu oran yüzde 13,8 iken, kırsal yerlerde yüzde 16,3 oldu. TÜİK’in verilerine göre hem 2011 hem de 2012 yıllarında sürekli yoksulluk riski altında olanların oranı yüzde 16 olarak hesaplandı.

KENDİNE AİT KONUTTA OTURANLARIN ORANI YÜZDE 60,6 OLDU

TÜİK’in verilerine göre kendi konutunda oturanların oranı yüzde 60,6. Bunların yüzde 40,6’sı konutunda 'sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb.' sorunlar olduğunu beyan etti. Yüzde 46,6’sı oturduğu konutta izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşadı. Yüzde 61,3’ü hanesinin taksit ödemeleri ve borçları olduğunu beyan etti. Yüzde 85,9’u 'evden uzakta bir haftalık tatili', yüzde 61,8’i 'beklenmedik harcamalarını' ve yüzde 78,8’i 'yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını' ekonomik nedenlerle karşılayamadığını beyan etti.

MADDİ YOKSUNLUK ORANI BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE DÜŞTÜ

Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan maddi yoksunluk oranı 2011 yılında yüzde 60,4 iken 2012 yılında yüzde 59,2 oranına düştü.


Eşdeğer Hanehalkı Kullanılabilir Gelire Göre Sıralı Yüzde 20’lik Gruplar, 2011-2012

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER